MEDYADAN

Zeynel Lüle: “Şerefsiz” deniyordu, 21 pare topla karşılandı…

Türkiye, 15 Temmuz’u finanse etmek, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs etmek gibi çok ciddi suçlamalarda bulunarak Muhammed bin Zayed Al Nahyan’ın önde gelen danışmanlarından Muhammed Dahlan hakkında Interpol’den “kırmızı bülten” talebinde bulunuldu. Peki şimdi ne değişti?

Yandaş medya bir kaç yıl önce ‘Şerefsiz bunlar’ diye manşete çektiği Birleşik Arap Emirlikleri Prensi’nin gelişini şimdi ‘müjde’ diye duyuruyor. Dediler ki 10 milyar dolarlık bir yatırım gelecek. Yandaş medya ‘müjde’ diye verdi. Hem şerefsiz, hem de ‘müjde’ getiren bir kişi nasıl olunur? Yandaşsanız oluyor bunlar… Yeter ki cebinizi doldursunlar.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan Türkiye’de prensler gibi de değil, ‘krallar’ gibi karşılandı.

Makam aracını Cumhurbaşkanlığı’nın önündeki caddede karşılayan süvariler, protokol kapısına kadar eşlik etti. Erdoğan, bin Zayed’i, Cumhurbaşkanlığı’nın ana giriş kapısında karşıladı. 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Bin Zayid, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirine takdim eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bin Zayed, merdivenlerde Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. Türkiye’ye ‘para geliyor’, dünyaya ise, ‘yeni bir Orta Doğu’ mesajı verildi.

Yani BAE ve Prens, düşmanlıktan ‘kurtarıcılığa’ terfi ediverdi. Türkiye’nin döviz kurlarındaki sert dalgalanmalarla son yılların en büyük ekonomik krizinin yaşandığı dönemde bu ziyaret, ‘düşülen kuyudan çıkma fırsatı’ olarak değerlendirildi. BAE’nin Türkiye’ye yapmayı planladığı yatırımlarla ilgili 10 milyar dolarlık fon ayırdığı açıklamaları, ‘müjde’ olarak yansıtıldı. İmzalanan anlaşmanın, enerji, petrokimya, teknoloji, ulaşım, altyapı, sağlık, finansal hizmetler, gıda ve tarım alanlarında Türkiye’ye doğrudan yatırım ve iş birliklerini kapsadığı belirtildi. Hatta, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası arasında da işbirliği için mutabakat zaptına imza atıldı.

Ne oldu Rabiana, İhvana?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir tweet attı. “BAE Veliaht Prensi geldi, hazır ola geçtin Erdoğan. Ne oldu senin rabiana, İhvanına?” diye…

Ve devam etti. “Hep söylüyorum; Saray’ın her şeyi yalan dolan, her şeyi boş algılardır. Ucunda para varsa anında satarlar davalarını. Hakiki Müslümanların Saray’ın yanında yeri yoktur.”…

Kılıçdaroğlu’nun bu mesajı boşuna yazılmış bir mesaj değildi? Çünkü, Türkiye ve BAE, Arap Baharı döneminde Mısır, Suriye, Libya gibi ülkelerde karşı cephelerde yer almıştı. Erdoğan ‘Rabia’ diyor, ‘İhvan’ diyor, BAE Sisi‘yi kolluyor ve destekliyordu. BAE Müslüman Kardeşleri ‘terörist’ olarak görüyor, Erdoğan ise kucak açıyordu. Erdoğan’ın o dört parmağı, ‘Rabia işareti’ olarak hep havadaydı. Acaba ne değişti?

Ayrıca Türkiye, 2016 yılında gerçekleşen darbe girişiminden BAE’yi de sorumlu tuttu. Hatta, BAE’nin darbe girişimindeki rolü ile ilgili en somut girişim daha geçen yıl yapıldı. Muhammed bin Zayed Al Nahyan’ın önde gelen danışmanlarından Muhammed Dahlanhakkında 15 Temmuz’u finanse etmek, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs etmek gibi çok ciddi suçlamalardan dolayı Uluslararası Polis Teşkilatı’ndan (Interpol) “kırmızı bülten” talebinde bulunuldu. Peki şimdi ne değişti?

Bu arada suç örgütü lideri Sedat Peker’in BAE’de barınması ve YouTube üzerinden yayımladığı başta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef alan videolarla gündeme gelmesi de iki ülke arasındaki sorun olarak ortada duruyor.

Peki ne oldu da, Prens’in ‘krallar gibi’ karşılanması sürecine kadar gelindi? 1) BAE’nin yeni bir bölgesel politika arayışı, 2) Türkiye’nin ekonomik olarak çıkmazda olduğu durumu rahatlatıcı bir gelişme olabileceği ve yeni şartlara bağlı olarak dış politikasını şekillendirme isteği…

Söylendiği gibi BAE Türkiye’ye 10 milyar dolar fon kullandıracak mı, yoksa sadece atılan bu adımı renklendirecek bir söylem mi? BAE petrole dayalı olmayan bir ekonomi tesis etmeye çalışıyor. Enerji üretme, turizm ve ülkeyi ticaret merkezi yapma gibi hedeflerle büyük yatırımlar yapıyor. Ama hedefinde Türkiye var mı? Zamanla göreceğiz ama şu söylenebilir; BAE artık dış politikasını ‘sıfır sorun’ üzerine kurma çabası içerisinde…  Yatırımlar vasıtasıyla Türkiye üzerindeki siyasi nüfuzunu arttırabileceği de aşikar. 10 milyar dolar gelir mi bilmem ama, bu 21 pare top atışıyla başlayan ziyaretten BAE’nin karşı çıkacağı muhakkak.

t24

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu