MEDYADAN

Ümmet liderliğinden ümmet gaspçılığına Tayyip Abi!

Çürümüş rejimin suç ortağı Peker, Biden karşısında ‘eli zayıflamasın’ diye ‘helalleşmesini’ bir süreliğine erteledi ama bu zamana kadar yaptığı ifşaatlarla Erdoğan’a ağır hasar verdi.

Suç örgütü lideri Sedat Peker 2 Mayıs’tan bu yana geçen 35 günde toplamı 10 saati bulan dokuz video ve üç de görüntülü telefon konuşması kaydı yayınladı.

Bu yayınların izlenmesi sırf kendi YouTube kanalında 60 milyonu geçti; kimi sosyal medyacılara göre 100 milyonun üzerinde izlendi.

Artık bir kısım ahali için son iki haftadır olağan Pazar sporuna dönüştü; sabah 07.30’da kalkıp Sedat Peker’in son videosunu izlemek, sonra da eşi dostu arayarak “meğer memleket ne hale gelmiş” muhabbeti yapmak.

Tek kanallı TRT televizyonu yıllarında John Wayne’li kahraman kovboylar vardı Pazar Sineması kuşağında ya da Şef Hikmet Şimşek yönetiminde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Pazar Konseri olurdu.

Şimdi onların yerini son iki haftadır Pazar günleri bir mafya lideri olarak Sedat Peker aldı. Aynen bu rejimin en tepesindekinin söylediği gibi; nerdeeeen nereyeee…

Elbette şimdi bir suç örgütü liderinin ağzından ortalığa dökülen vurgun ve soygun düzenini solcular, sosyalistler, muhalifler, Kürtler yıllardır söyleyip teşhir ediyorlardı.

Ancak şimdi bizatihi kendisi bu kokuşmuş düzenin suç ortağı olmuş bir mafya liderinin ağzından dinleyince işin şekli değişti.

Bakanlarıyla, milletvekilleriyle, yakın akrabalarıyla, müteahhitleriyle, yargı mensuplarıyla, bürokratlarıyla, medya mensuplarıyla Saray rejiminin yarattığı gırtlağına kadar pisliğe batmış bir “organize suç devleti”nin önemli kodlarını deşifre etti Sedat Peker.

İlk videosundan bugüne kadar ciddi bir istikamet değişikliğine gitti Sedat Peker ve ilk ifşaatlarında çürümüş bir rejimin kirli aktörlerini hedef alırken özellikle son videosunda direkt bu kokuşmuş rejimin kendisini ve en başındakini hedef aldı.

İlk bakışta rejimin en tepesinde olan Erdoğan’a pek dokunmuyor gözüküyor ama biraz daha dikkat edince Peker’in “Tayyip Abi”yi “gizli özne” olarak kullandığı kolayca anlaşılıyor.

Saray iktidarının son şeklini verdiği bu vurgun ve soygun düzeninin nasıl bir bataklığa saplandığını çok iyi anlatıyor Peker.

Neler yok ki anlatılan suçlar, bulaşılmış pislikler arasında.

İhale yolsuzluğu, kredi yolsuzluğu, görevi kötüye kullanmak, çıkar amaçlı çete kurmak, silah kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, kara para aklama, mala çökme, ham petrol kaçakçılığı, suç örgütleriyle işbirliği, mafyadan rüşvet alma, tecavüz ve cinayet… Yok yok.

Peker’in itirafları, ithamları, ifşaatları, iktidar içersinde herkesin birbiri hakkında dosya tuttuğu, delil biriktirdiği, açığını kolladığı bir rejimin bütün pisliklerinin ortaya saçılmasına yol açtı.

Hatta Peker’in hedefindeki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendini savunmak için çıktığı canlı yayında kendi partisinin milletvekilini “mafyadan ayda 10 bin dolar alıyor” diye ihbar etti.

Herkes tahmin ediyordu kim olduğunu ama bütün ısrarlara rağmen AKP’den bir siyasetçiyi ihbar eden Bakan Soylu bunun kim olduğunu açıklamadı.

Bu ismi açıklamak da Sedat Peker’e düştü; o da dokuzuncu videosunda kendisinden para alan milletvekilini iki düzeltmeyle açıkladı.

Birincisi, Peker’in para ödediği milletvekili bir kişi değilmiş.

İkincisi de söz konusu ödeme ayda 10 bin doların çok üzerindeymiş.

Peker’den para alan siyasetçilerden biri olarak ilk akla gelen isim Metin Külünk’dü, suç örgütü lideri de bunu doğruladı.

Mafya liderinden para alan siyasetçi; üç dönem AKP milletvekilliği yapmış ve şu anda partinin en tepesindeki 75 kişiden biri olarak son kongrede MKYK üyesi seçilen Metin Külünk çıkınca Saray rejiminin başka sırları da, bu ülkede siyaset yapma biçimi de deşifre oldu.

Canlı yayında Bakan Soylu, Sedat Peker’in AKP’yi desteklemek için yaptığı mitinglerdeki “onları bayrak direklerinde sallandıracağız”, “kanlarında duş alacağız” gibi söylemlerin partiye zarar verdiğini söylemişti.

Peker’in, Bakan Soylu’ya yanıt vermek için attığı tweet aslında Saray rejiminin Türkiye halklarına dayattığı rejimi faş ediyordu:

“Kanla ilgili söylemiş olduğum olayların hepsi söylendiği dönemde hükümetin lehinedir. Çünkü o zaman korku iklimi oluşturmak lazımdı.”

Peker, Külünk’ün talebi üzerine Almanya’da yasa dışı ilan edilen ve hakkında dava açılan Osmanen Germania adlı AKP destekçisi örgüte de para gönderdiğini söyledi.

Bu örgütün Almanya’da yargılanması sürüyordu ve Alman istihbarat örgütünün telefon dinlemesine takılan Külünk de bu dosyada yer alıyordu.

Dinleme kayıtlarına göre Külünk “Almanya’da Kürtlerin kafalarına sopalarla vurulup dövülmesini, bunun görüntülenmesini ve görüntülerin de Türk hükümetine aktarılarak muhaliflerin korkutulmasında kullanılmasını” istiyor.

Peker’in ifşaatları, Soylu’nun kendi partisindeki milletvekilini suçlaması, o milletvekilinin kimliği bir araya gelince AKP’nin Türkiye’de oluşturmak istediği baskı düzeni net biçimde ortaya çıkıyor; “korku iklimi yaratmak” ve “muhalifleri korkutmak”.

İşte bu noktada Saray iktidarı suçüstü yakalanıyor ve bir “korku cumhuriyeti” yaratmak için Sedat Peker’den Almanya’daki Osmanen Germania’ya kadar bütün enstrümanları her türlü yasa dışılığı göze alarak kullandığı ortaya çıkıyor.

Sekizinci videosunda Sedat Peker “Tayyip Abi”si ile “halelleşeceğini” söylüyordu. Ancak birkaç gün sonra şöyle bir mesaj attı:

“Benim bu Pazar Tayyip abiyle helalleşmek için çekeceğim videoyu 14 Haziran’da Sayın Joe Biden ile yapacağı görüşmede Tayyip abinin elini zayıflatmak için çekeceğimin propagandasını yapmaktalar. Tayyip abiyle helalleşme videosunu 14 Haziran sonrasına bırakıyorum.”

Bu mesaj üzerine biz de bir suç örgütü liderinin yapacağı açıklamanın nasıl olacak da Biden karşısında Erdoğan’ın elini zayıflatacağını, Ankara-Washington ilişkilerinin kaderinin nasıl olur da bir suç örgütü liderinin açıklamalarından etkilenme riski taşıdığını sormuştuk.

Geçtiğimiz Pazar günü yayınladığı dokuzuncu videodan da anlaşıldı ki Peker’in çanta çanta para verdiği Metin Külünk’müş, Biden görüşmesinden önce Erdoğan hakkında yayın yapmamasını isteyen.

Yani bir hafta öncesine kadar AKP’nin MKYK üyesi olarak Metin Külünk suç örgütü lideri Sedat Peker’le telefon irtibatını sürdürüyormuş.

Aslında Peker, Biden karşısında “eli zayıflamasın” diye “Tayyip Abi”siyle “helalleşmesini” bir süreliğine erteledi ama bu zamana kadar yaptığı ifşaatların toplamında Erdoğan’a ve AKP’ye ağır hasar verdi.

Peker’in bugüne kadar yaptığı ifşaatlarda, itiraflarda ve iddialarda Erdoğan’ın “gizli özne” olduğunu ama bütün yolların da sonuç olarak Erdoğan’a çıktığını söylemiştik.

Bakın son videosunda Erdoğan’ın “ümmetin liderliği” hayaline de ağır darbe indiriyor Sedat Peker.

“Bir de kardeşim şey var, ümmetin lideriyiz, ümmetin lideriyiz” diye başlıyor konuşmaya, ardından Erdoğan iktidarının Makedonya ve Sırbistan’da ırkçı yönetimlerle işbirliği yapmasını, Arapları düşman edecek kadar yanlış politikalar uygulanmasını eleştirdikten sonra sözü Azerbaycan’a getiriyor:

“Bir Azerbaycan kalmıştı. Bizim, sizin beşli çete dediğiniz adamlar Azerbaycan’da bütün otoyol anlaşmasını yaptılar. Piyango işini kim aldı biliyor musunuz? Pammukören (Demirören). Ulan Türkiye’yi yediniz bitirdiniz. Şimdi Azerbaycan’ı yiyorsunuz… Ama Azerbaycan’da homurdanma başlamış. Artık Azerbaycan da bize ‘ümmetin lideri’ demeyecek, ‘ümmetin gaspçısı’ diye bizi anmaya başlarlarsa şaşırmam.”

Aslında “gizli özne” olarak kullansa da Peker, Erdoğan’ı hedefe oturtmuş,  “helalleşmeye” çoktan başlamış durumda. Erdoğan’ın yıllarca düşünü kurduğu yerden vurup mesajını da çok net veriyor bu çürümüş rejimin suç ortağı:

“Ümmetin lideri olacaktın, ümmetin gaspçısı oldun Tayyip Abi.”

Celal Başlangıç – Arti Gercek

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu