Mahmut Alınak

TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN EŞİT HAKLARA SAHİP OLMALIDIR

Nasıl ki İspanya’da Katalon sorunu değil, Katalonya sorunu varsa..

Ve nasıl ki İngiltere’de İskoç sorunu değil, İskoçya sorunu varsa..

Ortadoğu’da da Kürt sorunu değil, Kürdistan sorunu vardır.

Şimdi bazıları Kürdistan neresidir, diyecekler!

Bunlara ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin sözleriyle cevap vermek isabetli olur. Evliya Çelebi 1640’larda gezdiği Kürt topraklarına “DİYARİ KÜRDİSTAN”, diyor ve Kürdistan’ın Erzurum’dan Van’a, Hakkâri’ye, Cizre, İmadiye, Musul, Şehrizor, Harir, Erdelan, Bağdad, Derne, Derteng ve Basra’ya kadar uzanan geniş toprakları kapsadığını söylüyor.

TÜM MAZLUMLARIN ÜLKESİ

Kürdistan ki, adı sonradan konulan bir ülke değil..

Ve sadece Kürtlerin değil, bu topraklarda yaşayan Kürt, Türk, Arap, Ermeni, Süryani…tüm halkların ortak yurdu, vatanıdır.

Konuyu dağıtmadan devam edelim:

Kürt sorunu demek, Kürdistan gerçeğini yok saymak demektir.

Böyle olunca da mesele anadilde eğitim ve benzeri bazı kültürel haklara indirgenmiş oluyor.

Yani TRT Kürdi’de olduğu gibi, devletin ırkçı ideolojisinin pompalandığı ana dilde eğitim ve bazı kıytırık haklar verilerek, sorun sözde çözümlenmiş olacak; ama kadim esaret de devam edecek!

Tayyip Erdoğan işte bunun içindir ki, “Biz Kürt sorununu çözdük,” diyebiliyor. Öyle ya, Kürd’ün ağzına bir parmak çalınacak, sonra da, “Bak senin haklarını verdik,” denilecek!

TÜRKİYE’NİN KÜRTLERİ VE DİĞER ULUSAL TOPLULUKLAR

Eğer bir Kürt sorunundan söz edilecekse bu, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin… gibi Türkiye metropollerinde yaşayan Kürtler için geçerlidir. Ulusal hakları gasp edilen Çerkes, Arap, Rum, Ermeni.. gibi diğer topluluklar için de aynı şey söz konudur. Oradaki Kürtlerin de aralarında olduğu bu ulusal topluluklara anadilde eğitim ve diğer folklorik hakların verilmesiyle sorun çözümlenmiş olacaktır.

Ama Kürdistan meselesinde durum tamamen farklıdır.

Kürdistan sorunu, Kürdistan halklarının kendi kendilerini yönetme sorunudur.

TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN EŞİT HAKLARA SAHİP OLMALIDIR

Türkiye nasıl ki bir ülkeyse, Kürdistan da öyle bir ülkedir.

Öyle bir ülke ki..

1514’de Osmanlı Padişahı Selim tarafından ilhak edilip Osmanlı topraklarına katılmış, tarih boyunca yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynakları yağmalanmış ve kendi kendini yönetme etme hakkı elinden alınmıştır.

Başa dönersek..

Meselenin adını doğru bir şekilde ortaya koymak gerekiyor. Yoksa burjuva siyasetçilerin elinde oyuncak olur, bir yüzyıl daha kaybederiz.

Özetlersek, sorunun adı Kürt sorunu değil Kürdistan sorunudur. Çözüm ise, Kürdistan’ın özgürleşmesidir.

Türkiye ve Kürdistan eşit statüde yer almalıdır. Türkiye hangi haklara sahip ise, Kürdistan da o haklara sahip olmalıdır.

Referandum en geçerli projedir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu