Mehmet Sögüt

TUHAF İLİŞKİLER İKLİMİ

Bu yazıya nasıl giriş yapacağımı bilemiyorum. Sedat Peker gibi, ‘’Sevgili kardeşlerim,’’ diye mi başlasam.  Yok, bu giriş tehlilekeli olur. Sedat Peker’e karşıtmış gibi görünenlerin bile ödü kopabilir. Acayip bir durum…

Bazı aşırıların nasıl bir ilişki ağları var, bilemiyorum doğrusu.

Çok mu şüpheciyim? O da olabilir. Bu kirli dünyada güveneceğim insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Öyle ki kardeşin bile seni satıp kemik peşinde koşabilir. Kahrolursun. Çevrendeki küçük, bir toz kadar bile değeri olmayanları farkettikçe miden bulanır.

İnsanlara olan güvenimin sarsıldığının farkındayım. Hâlbuki çirkeften bile bir güzellik arardım.

Nafile!

Fazla üstlere gitmeyelim. Çünkü üstlerde çökme, katletme ve dalavere gırla gidiyor. Belli ki bu duruma toplum da alışmış. Hatta bir kültür haline dönüşmüş, ‘’Bal tutan parmak yalanır,’’ gibisine.

Şöyle bir çevrenize bakın, bir kuruşa kendini satanları, her türlü yalanı söyleyenleri göreceksiniz. Herkes birbirini alt etme peşinde. Zayıf bir yanınızı mı yakaladılar, inanınız oradan yüklenip sizi yok etmeye çalışacaklardır.

‘’Bazı insanlar isteseler de kötü, bazıları da isteseler de iyi olamaz.’’

Yakın döneme kadar, insanların değişeceğine inanırdım. Evet, insanlar fiziki olarak sürekli bir değişim içindedir. Ama her insanın özünde bir mizaç vardır. İşte o mizaç değişmiyor.

Mayasında varsa bozukluk, onu değiştirmek neredeyse imkânsızdır.

O kadar şey yazdım hala yazıma giriş yapamadım. Tuhaf ilişkiler iklimde yaşadığımız için Sedat Peker gibi de giriş yapamıyorum. Dedim ya bazıları buna çok kızıyor ve hatta korkuyorlar kanısındayım.

Normalinde onunla iş yapanlar korkar. Peki, karşıtlar neden korkarlar. Bu grifit ilişkiler ağında, bir yerlere mi bulaşmışlar? Olabilir.

O coğrafyada her şey mümkündür. Devlet kurumlarının kirlenişi gibi sıradan insanların bir kısmı da kirlenmiştir. Buna her gün şahit oluyoruz.

Son günlerde lağım patladı cümlesini çok duyar olduk. Bir de bu kirliliği AKP’ye yüklüyorlar. Hâlbuki bu devletin temeli yanlış atılmıştı. Evet, AKP had safaya ulaştırdı. Ama onlarla bu kirlilik başlamadı. O coğrafyaya ait olan Kürtler, Rumlar, Ermeniler, dinsel olarak Aleviler, Hıristiyanlar ve Museviler bunu çok iyi bilirler. Çünkü o karanlık ve kirli eller, bu söz konusu kesimlere çok çektirdi. Ve bu vahşetlerle yüzleşemedi. Yüzleşemeyip Kürtleri vurdukça lağım çukuruna daha da battı.

Kişilerin neredeyse yarısı kirlenmiştir dedim. E, devleti de buna kattık. Peki, ben melek miyim? Değilim şüphesiz. Hatırladıkça utandığım anılarım var.

Ama asla kimsenin hakkını yemedim. Kimseye zarar vermedim ve bilerek kalp kırmadım. Bu tuhaf ilişkiler ve kirlenmişlik mevsiminde temiz kalabilmiş insanları baş tacı ettim…

Evet, yazıya giriş yapmadan bitirdim.

Sonuç olarak temiz bir ülke ve temiz bir dünya için elele çağrısı mı yapsam.

Beni kaç kişi ciddiye alır ki…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Aynı kategoride
Kapalı
Başa dön tuşu