M.Husedin

Trump’tan Biden’a ABD’den ne bekleyebiliriz

Sinirlari Amerikan devlet politikasi dahilinde olan beklentilerimiz olmali. Donald Trump ikide bir Amerika devlet sinirlarini zorlayan biri idi. Ustelik o devletin kendisini istemediginden emin, surekli bir guvensizlikle politika gelistiriyordu. Biden ise sistemi sahiplenen, sistemin de sahiplendigi biri. Dolayisiyla bence soru Amerikan sisteminden Kurdistan ve Kurd haklari konusunda ne bekleyebilecegimizdir.

Trump donemine girerken “Trump’a yaklasan kazanir” basligiyla o doneme dair fikrimi ifade etmeye calismistim. Bunu Trump’in Obmada’ dan farkli davranip Obama’nin Turkleri yakin tutarken Kurdlere hep mesafe bicen ‘geleneksel devletci” tavrini onaylamayacagi, meselelere cozum odakli pratik bakacagi dusuncesiyle analitik bir bakis acisiyla dusunmustum.

Oyle olmadi.

Trump meselelere tum Amerikan Devleti’nin (ve gecmis hegemon guclerin tamaminin) bakis acisindan farkli yaklasti. Amerika’nin global hegemon gucunun meselelere lojistik pozisyon almakla mudahil olmaktan gectigini yok sayip kendince Erdogan gibi tiplerle anlasarak onbesbin kilometre uzaga cekilerek de hegemon olunabilecegi gibi bir dusunceyle hareket etti. Erdogan’in enflasyonu faizi dusurerek dusurebilecegi varsayimi gibi sacma bir yaklasim ama populistin akla degil itaate ihtiyaci olur. Amerikan Devleti, halkini da arkasina alarak Trump’i sistemden kusup atabildi. Trump bela olmaya devam etmek icin elinden geleni yapacak ama elinde guc yokken Amerikan sisteminin Trump’a daha ne kadar tahammul edecegini beraber gorecegiz.

Trump gitti ve yerine stabileteyi statukoyla yeniden yaratma potansiyeline belki de en cok sahip olan Biden geldi. Biden daha birkac ay oncesine kadar Amerika Senatosu’na secilmis en genc senator unvanini koruyordu. 1972 yilinda 30 yasinda Amerikan Senatosu’na secilmisti. 2008 yilinda Obama ile birlikte secilinceye kadar 36 yillik bir kariyer. 2016’da baskan yardimcisi olarak ayrildigi Beyaz Saray’a 2020’de baskan olarak donmek uzere secildi. 78 yasinda.

Kani Xulam bir sohbetinde Biden’in karakterini tarif ederken onn icin “sozu senettir” manasina gelen bir ifade kullandi.

Amerikan siyaset kurumu uzlasi uzerine kurulu bir sistem. Bunun nasil oldugunu anlatmak icin kisaca Turk sistemiyle ve Kurdistan’da mevcut uc bolgesel yonetimle kiyaslamak istiyorum. Biden donemini anlmaak icin uzlasiya dayali Amerikan sistemini anlamak onemli.

Turk sistemi Osmanli’da Ittihat Terakki ile birlikte padisahliktan askeri oligarsiye gecmisti. Guclu merkezi devlette bu donusumun oncesinde bu boyle degil miydi diye sorulabilir ama Ittihat Terakki ile net bir sekilde bu donusum gerceklesmisti. Padisah ve etrafindaki yonetici elit bir alt kademe kadrolar nazarinda itibarsizdi ve o alt kademe kadrolar tarafindan gucten cekildiler. Mustafa Kemal ile bu percinlendi. Itibarsiz kadrolar tasfiye edildi ve devlet bir askeri oligarsinin egemenligine gecti. 1990’lara gelindiginde o askeri guc de itibarsizlasti. Onlari gucten cekmek bir politik oportuniste dustu. Osmanli padisahi, Ittihat Terakki, Mustafa Kemal, Turk genelkurmayi ve bugun Tayyip Erdogan rejimi arasinda devletin nasil isletildigine dair degisen pek bir sey oldugunu sanmiyorum. Ulkenin kalkindirilmasi degil de talani uzerine kurulu olan bu yapilanmada kararlar alinirken bolgelerdeki yerli talancilarla bir zimni anlasma vardir. Halk ‘idare edilir’, yerine gore kucuk ikramiyelerle gazi alinir, ve yukarida, baskentte, Sovyet Komunizmi gibi bir sistemle, ulkeden toplanan zenginlikle yonetici elit baska turlu hayal edemeyecegi iktidar ve zenginlik yasar. Mustafa Kemal ve Tayyip ayni talan zenginligini yasiyorlar.

Biz Kurdlerde durum farkli. Hem PKK’de, hem PDK’de hem de YNK’de, yonettikleri otonom parcalarda kendilerinden bagimsiz, tarihi derinligi olan sahici yerel doku oldugundan bu her uc guc surekli bir sekilde o dokuyu gozetme zorunlulugunda bulurlar kendilerini. PKK ve PDK tarihlerinde yerel dokuyla uyusmamanin mucadeleyi ne kadar guclestirdiginin ornekleri vardir. Her iki parti yerel dokuyu gozetmek, onunla uzlasmak gerektigini kavramislardir. YNK PDK’nin tecrubesinden dogdugu icin uzlasiyla var olmus, uzlasiyla ilerleyen esnek bir yapidir. Degisik olcek ve duzeylerde olsa dahi, Kurdistan sozkonusu oldugunda her uc parti ile yonettikleri alanlarin yerli yapisi arasinda surekli bir uzlasi vardir. Kurdistan bu uzlasiyla yonetiliyor, uzlasildikca gucleniyor, buyuyor.

Amerika’nin gecmisi Kurdistan’dan farkli. ABD Turkce’de eyalet diye gecen eski Ingiliz somurgesi otonom koloni devletlerinin birbirleriyle uzlasmasi uzerine kurulu bir devlet. Devleti tasarlayan, felsefi yonleri kuvvetli kurucu babalar devletin tepesinde guc hicbir zaman tek bir elde veya grupta toplanamasin diye uzun uzun tartismalar yurutmusler ve nihayetinde ancak uzlasmalarla ilerleyen simdiki yapida karar kilmislar. Amerikan sistemi oyledir ki, istisna durumlar haric, secilmislerin tamamini bir digeriyle uzlasmaya zorlayan bir yapidadir. Amerika’da sistem uzlasi oldugunda isler, uzlasi olmadiginda ise kilitlenir. Gucler ayriliginda kastedilen biraz da budur. Turk Devlet sisteminde uzlasi degil “emir demiri keser” hakimdir. Bundan dolayi ki devletin yonettigi topraklarin dortte biri olan Kurdistan’la yuzyillik catisma devleti yoneten elite garip gelmez. Uzlasmak Turk devlet kulturunde yoktur.

Biden’a geliriz. Biden Amerikan sisteminin oyunculari ile uzlasmayi bilen, Amerika Devleti’nin global duzende ne ifade ettigini de cok iyi anlayan biri. Az once de degindim, sozu senet degerinde sayilan, guven duyulan biri.

Biz Kurdler Biden’dan ne bekleyebiliriz?

Sinirlari Amerikan devlet politikasi dahilinde olan beklentilerimiz olmali. Donald Trump ikide bir Amerika devlet sinirlarini zorlayan biri idi. Ustelik o devletin kendisini istemediginden emin, surekli bir guvensizlikle politika gelistiriyordu. Biden ise sistemi sahiplenen, sistemin de sahiplendigi biri. Dolayisiyla bence soru Amerikan sisteminden Kurdistan ve Kurd haklari konusunda ne bekleyebilecegimizdir.

Bunun cevabi bence 1991’den beri gozledigimizdir. Bir tarafta NATO uyesi ama NATO’yla arasi surekli acilan, dengelenmesi ve surecte yonetilebilmesi icin havuca ek sopanin da devreye sokulmasi gereken bir Turkiye. Yarin bir gun bir mudaheleyi mutlaka gerektirecek Iran’in yavas yavas kusatilmasi ve Iran kusatmasinda mutlaka ihtiyac duyulacak Iskenderun Limani ve Guney’i, Rojavasi ve Kuzey’i ile Kurdistan. Bu topraklarin muhkimi Kurdler. Biz. Amerika bizi kontrollu ve dengeli bir sekilde kollayacaktir. Trump’a ragmen, Trump bizi katledilelim diye Turklerin onune atarken kollamamis miydi?

ABD oyle. Daha fazlasi icin uzerine durmamiz gereken Israil’dir. ABD’nin bolge politikasini belirlemede en buyuk belirleyici olan Israil’dir. Israil’le ittifakimizi nasil yapar da gelistirir, percinleyebiliriz. Suna buna karsi denge unsuru olan cografi aptal olmaktan strateji belirlerken masaya beraber oturulan grup olmaya nasil evriliriz?

Israil ve ABD’ye oylesi bir guveni saglamak icin ic orgutlenmemiz nasil olmali, bolge politikalarimiz nasil olmalidir?

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu