M.Husedin

Kaftancıoğlu’nun tutuklanması ve Kürd aklının sefilliği üzerine

Fırıldaklar Komedyası içinden geçtiğimiz sürecin adı. Türkler bize müthiş bir ırkçılıkla yüklenirlerken Yalçın Küçük’ten öğrenilmiş ortak vatan zırvasıyla Türklerin eteklerine sarılmamız yılışıklığına verilen isim. Fırıldaklar ise fırıldaklıklarını görmediğimizi sanan Kürd siyasetçiler. Onların önümüze itelediği işsiz avare, ömür billahlarında Kürdlerin partisinin tepesine oturtulmaktan başka varlık başarısı gösterememiş Kemalist tedrisatın Türk solcuları.

Siyasilerimiz. Beğensek de beğenmesek de bizim siyasilerimiz. Bunların her gün canımıza kastedenler karşısındaki ölçüsüz yılışıklıklarına insanlık tarihinde benzer başka bir örnek var mıdır, bilemiyorum.

Gündem CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun tutuklanması. Üzülenler, İstanbul Belediyesi seçimlerinin kazanılmasının mimarı olarak Kaftancıoğlu’nu gösteriyorlar ve o olmazsa o belediyenin bir daha CHP tarafından kazanılamayacağını düşünüyorlar.

Bu yazıda bu konunun bizi bu kadar germiş olmasını eleştiriyorum.

Kaftancıoğlu’nun çokça anılan başarılı politikacılığı ile başlayalım.

O seçimlerde birinci turdan ikinci tura iki şey değişmişti.

Birincisi, PKK, AKP kazanmasın diye, Kürd oylarını Topal Osman ve Alparslan Türkeş övgücüsü bir Türk’ün ardına yüklemişlerdi.

İkincisi, 400 bin oy ile, Yunanca konuşan bir neslin devamı olan Karadenizliler, AKP’nin kendilerine yönelik tehditkar medya propagandası nedeniyle oylarını AKP’den çekip CHP’ye vermişlerdi. Bunların örgütsüz bir şekilde, korkuyla hareket ederek bu toplu tepkiyi vermeleri ilginçti elbette.

Yukarıda andığım iki oy kaymasının biri Qandil’in yanlışıdır diğeri de AKP’nin propaganda aygıtının. Kaftancıoğlu’nun bir başarısı var idiyse MHP’yle bir hizada duran İYİ Parti ile CHP’yi biraraya getirirken Alevi Kürd oylarını CHP’de tutabilmesiydi ki bu birinci tura ait bir olguydu. Birinci turun galibi AKP’ydi.

CHP ve Türk Devleti açısından meselenin özü HDP’nin Kürd oylarını 20. yy boyunca bize yönelik soykırım operasyonlarının mimarı CHP’nin arkasına dizebilmekti. PKK’ye bunu yaptırabilmekti. Bu,  hepimizin çok iyi bildiği ama bizim aptal politikacıların her seferinde tekrar içine düşürüldüğü “Kürd Memed nöbete” dalaveresidir. Bunu fark edemiyor musunuz?

Türkler hep aynı mahareti gösteriyorlar; Berzenci’den başlayan bir Kürd siyaset kuşağı, Öcalan, PKK ve şimdiki PDK dahil, bizim Kürd siyasetçiler Türklerin bu oyununa nasıl tekrar tekrar düştüklerine ayıkamıyorlar.

Kuzey özelinde baktığımızda ise, insanlarımızı ırkçı bir Türk partisinin arkasında oy deposuna çevirmekten başka bir hüneri olmayan bir Türk politikacının cezaevi yatmayacak bir hüküm almasına bu kadar angaje olmamız, adını koyalım, Öcalan’ın, Qandil’in ve bunların HDP’deki varyantlarının siyasi tercihlerinin sefaletinin sonucudur.

Ahmet Arif demiş, ve dedi diyeli mantra olmuştur:

Yiğitlik inkar gelinmez,
Teke tek dövüşte yenilmediler,
Bin yıllardan bu yan,
bura uşağı

Bura uşağı dediği biz. Şairin kastı sürekli bir şekilde düşmanlarımızın kahpeliğine yenildiğimiz.

Peki 2022 yılında, sözde bunca siyasi tecrübe var iken, düşmanın kahpeliği yenilgilerimizi veya bir türlü hiçbir hak elde edemeyişimizi izaha yeterli midir? Yüzyıllık isyanların, kırk küsür yıllık PKK’nin bizi getirdiği durağa bakar mısınız?

Sorunun bizim siyasilerde olduğunu kabul edip bunu tartışmak gerekmez mi?

Biz Kürdler neden müzakerelerle hiçbir hak kazanamıyoruz?

İstanbul seçimleri bunun son örneği. CHP orada net bir şekilde seçim kaybetmişken, Qandil salt AKP kazanamasın diye İstanbul Belediyesini CHP’ye hediye etmişken, nasıl oluyor da bu işin tüm kredisi Kaftancıoğlu’na gidiyor?

Diğer bir ifadeyle, biz nasıl bu kadar beleşe gidiyoruz?

Çok önemli bir kavram olmasına rağmen bizde soytarıların entelektüel alanı işgalinden dolayı anlam sapmasına uğramış, bu sebeple de sorun teşhisini zorlaştıran bir kavrama değinerek siyasilerimizin müzakerelerde kaybedişini anlamaya çalışalım.

İşe bir de saha temizliğini katalım.

Bizde diplomasi kelimesinin kavram bilgisi ve tanımı olmadığından ekran soytarısı diplomat olduğu iddiasıyla karanlıkta ışık arayan masum halkı boş lakırdılarıyla peşine takar, onları kandırdığından hareketle de kendini sahiden diplomat sanar. Özünde hiçbir şey söylemeyen ağzıyla güya hünerini anlatırken merdi kıpti misali sirkatin söyler, ama bu arada kavramların da içine eder. Soytarıya vaktinde itiraz etmemenin cezasıdır bu.

Diplomasi dedik, diplomat kelimesi üzeri girişi yapayım.

Diplomat bir ülkeyi temsil eden kişiye denir. Devleti temsil “devleti adına resmi görüşme yetkisi” sahibi olmak demektir. Soytarının diplomat olmadığını sanırsam bu iki cümleyle anlattım.

Bundan hareketle diplomasinin ne olduğunu da anlamış oluruz: bir ülkenin uluslararası ilişkilerinin temsilen yürütülmesine verilen isimdir.

Bizde diplomasi kelimesi kullanıldığında kastedilen, dolayısıyla, diplomasi değil müzakeredir. Örneğin “diplomasi masasında kaybettik” denildiğinde asıl kastettiğimiz müzakerelerde aldatıldığımızdır. Buna en güzel örnek Öcalan’ın İmralı’da arka arkaya geldiği oyunlardır. Gerillanın geri çekilmesi öyle bir süreçti. Son çözüm süreci öyle bir süreçti. Hendeklerin de öyle bir süreç olduğuna dair emareler var ama Qandil yaşlıları kendi paylarından dolayı sorgulanmamak ve yargılanmamak için o sürecin bahsini kapatmayı tercih ediyorlar ve biz de o sürece dair bilgili fikir yürütemiyoruz. Düşmanla görüşüyoruz, düşman “Şunun karşılığında şu” diyor, biz tıpış tıpış söyleneni yapıyoruz ama karşı taraf biz isteneni yaptıktan sonra ensemize vurup bizi yere kapaklıyor. Neden? Sürekli geldiğimiz oyun bu olmasına rağmen neden tekrar tekrar aynı oyuna geliyoruz?

Bu Öcalan’ın PKK’sine özgü bir hal değil . Qazi Muhammed Rusların aynı oyununa gelip idam edilmişti. Simko ağa ha keza. Mele Mustafa Barzani Henry Kissinger’ın aynı oyununa gelmişti. Bunlar kader değil siyasilerimizin müzakere bilmemelerinden, müzakerenin siyasi bilincimizde yer etmemiş olmasından. Mesrur Barzani’nin Erdoğan’la görüşmesinde MİT başkanının karşısına oturmayı kabul etmesi dahi müzakere bilmeyişimizden.

Şimdi Türkler Canan Kaftancıoğlu üzeri yine bir “Kürd Memed nöbete” dalaveresi peşindeler. Kemalistlerin gazına gelmiş Selo bizi Kemalist trene iteklemekle meşgul.

Bütün Kürdlere, ama en çok da PKK’li eli kalem tutanlara çağrım. Kürd siyasetinin bu sefilliğine ortak olmayın.  İtiraz edin. Selahaddin’in de beceriksiz siyasetçiler kervanından bir beceriksiz olduğunu, kendisine devrettiğimiz siyasi gücü karşıdan hiçbir şey almadan beleşe peşkeş çektiğini görün. Kürdlerin oylarının ırkçı Türklere gitmesine müsaade etmeyin.

Daha Fazla Göster

Bir Yorum

  1. Tapinma Tepinme ve idiotluk uzerine

    Pahalılık denilen bahtsızlık devlet tarafından itibarsiz bir ifadeyle %70 şeklinde duyurulunca
    rezilliğin çok daha büyük olduğuna tepkisiz ağlak vatandaş
    Cebindeki meteliksizlikten kurtulmak için tepki vermek istiyor
    Bu hissiyattaki hassas şahis için efsunlu bir olay gerek
    Ve o gerçekleşiyor
    Kürd köyleri ve Kürd yurdunun bombalanması lazım
    Gece gündüz demeden Kürdistan coğrafyası dağ taş şehir merkezi ayırtetmeksizin sefilce araliksiz bombardimana tutuluyor
    Ve salyalı açıklamalarla 15 gerilla öldürdük, ötekisi yok diyor 25 diğeri yok yok 50 öldürdük şeklinde yuvarlak atmasyonlara başlıyor
    Ve tepkime evresi şimdi tapınma aşamasında
    Söz konusu idiot meteliksiz vatandaş ansızın tepinme halinden tapınmaya dönüyor
    Sanır ki kredi borcu şimdi kapanacak idiotun
    Sanır ki cepleri şimdi metelik dolacak
    Tepinince Kirada oturan idiot kiradan kurtulacak sanki
    Dikili bir ağaci olmayan idiot bir sürü ağaca kavuşacak – tepin allah tepin
    Bir karış yeri olmayan idiot sanırki Kurdistan topraklari o na bağışlanacak
    Tepinme hali ileri boyut aliyor
    Dur bakalım
    Bu genel idiotizmin oluşturduğu ruh halinin sürmesi için bir dua gerek bu ara
    Ve o dua geliyor
    Kürdlerle barişacağız diyen bir sefil okuyor bu duayı
    Idiotizmin ileri safhası olan bu tepinme durumunun ; sorunsuz bir uyutulma evresine geçirilmesi gerek şimdi care bulunuyor dua okunmasi gerek
    Ve dua başlıyor
    “Askerlerimizin bu mübarek Ramazan ayında ayağına taş deymesin inşallah” şeklindeki duayı okuyan tam bir sefil yavşak – adi bir ödlekliğin pis görüntüsünü karanlığa düşürüldüğü kendi dehlizinden veriyor
    ve buda idiotistanda muhalif olma şekli denilen girdiği kabın aldığı şekil oluyor
    bu muhalefete liderlik ettiği söylenen devşirme rezil ağlak ve korkak halde sefilce bir duaya başlıyor ve imamin arkasinda safta yerini tutuyor
    Genetik kodlari Kürd ölümü üzerinde oluşmus bu Cumhurıyet sefilleri sürüsünün ortakları ise hep birlikte uluyarak duaya tempo tutuyor
    Amin amin
    Güçlendirilmiş parlamenter sistemine geçicez önce diyorlar da başka da bir merhem bulamıyorlar
    Tepinmeden Tapinma evresine gecilirken
    Güçsüz parlamentosu olanlara kıskançlık veriyorlar galiba – gözleri yaşartırıcı
    23 ten bu yana sanki Kürdler müsebbibi olmuş ta düşülen çukur bir tek o
    imparatorluğun içine sanki Kürdler sıçtı da
    Şimdi seçimler olunca uluyan muhalif kurt sürüsü seçimi kazanacak ve İslamcı imam la öteki salyalı Kurt kenara çekilecek
    Parlamento güçlenince hep beraber bu bok çukurundan temizce sıyrılınacak
    Kredi karti borçlari yok olacak, kiralar düşecek, pahalılık son bulacak arabanın benzin lambasi kırmızı yanmayacak, Millet ot yerine et yiyecek, hayat ucuzlayacak hatta ailecek tatile gidilecek
    Cek cik cek
    Tepinin ha tepinin idiotistanda her başarınız Kürdü ne kadar da çok öldürmenize kaldı
    Ortak vatanda durum tepinmeden Tapinma asamasinda

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Aynı kategoride
Kapalı
Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: