Haydar Işık

SOYKIRIM

Dikkat ederseniz „Tertele“ demedim, soykırım dedim. Tertele‘yi soykırım oalarak görmeyip çalıp çırpma gören, evinde huzur içinde yaşayan, dünyayı umursamayan, hele hele doğduğu ait olduğu topraklara göz atmayan, kulak kabartmayan, halkın nasıl bir mengene altında inlediğine; kısaca sana, bana, bize anlatmak istediğim ölümcül bir soruna sessiz kalınmaz dememdendir.

Türk devleti, Erdoğan ve Bahçeli önderliğinde Kürdistan‘a saldırıyor. „Ordular ilk hedefiniz Kürdistandır!“ diyor.

Daha önce Güney Kürdistan‘da 40 askeri noktada devasa askeri üsler kuran Türk devleti, aynı zamanda Kuzeyde ordusunun tamamına yakınını konuçlandırdığına göre bir düşüncesi olmalıdır. 2015 yılında Dersim‘e gittiğimde kaldığım hotelin sahibi, „Abi gel sana bir şey göstereceğim.“ deyip beni çatıya çıkardı. Merak etmiştim ne gösterecek? „Şu tepelere bak ne görüyorsun.“ Vakit gece yarısına yakındı, tepeler ışıl ışıldı. Hani „Dersim dört dağ içinde, gülü bardağ içinde derler“ ya, aklıma geldi. Oysa ki Dersim karakollar içindeymiş. Nazimiye‘ye giderken tanıdık gördüğüm dağların çehresi yok, artık her stratejik noktada karakol, kalekollar yapılmış.

Demek istediğim, Türk devleti karakol ve kalekollarını güneye kadar uzatmış. Bununla neyi amaçlıyor diye sorsam, sizden alacağım yanıt orada PKK var onlarla savaş için dersiniz. Ama gerisine pek ilgi göstermezsiniz. Yine sorayım. Peki PKK bitirildi diyelim, ardından ne gelir? SOYKIRIM. Kimin? Kürdün soykırımı.

Onun için Alman devleti yasaklamış diye korku saikiyle davranırsanız, halkınızın soykırımına ortak olursunuz. Türk devleti açık şekilde Kürdü yerzüyünden silme çabasındayken, uyanmak zorundayız. On binlerle TC nin ırkçı faşist yüzünü Alman ve dünya halklarına göstermek zorunluluğu var. Ben bunu söylemek zorundayım. Bugün PKK diyen Türkiye, yarın Bütün Kürtleri yokeder.

Dersim‘de Kemal Atatürk ne demişti? Sadece Seyit Rıza ve bir kaç aşiret… Sonra 70.000 Dersimli Kürt Kızılbaş katledildi.

Cemil Bayık, hayatını halkına adıyorsa, onun kaybı, bizim yok olmamız demek olmaz mı? Onun ve arkadaşlarının yaşaması, Kürdün güneşin altına özgür olarak çıkmasına yardım eder.

Biliyorsunuz, Kürdün başkaldırıları olmuş ama saman alevi gibi hemen sönmüştür. Türk devleti NATO silahlarıyla, dünyanın en büyük orduları içinde anılan ordusu, tekniğiyle, yetmemiş gibi Almanya gibi güçlü bir devletin hibe ettiği silah, politik desteğiyle, ABD ve diğer namdar devletlerin yardımıyla saldırıyor. Neredeyse yarım yüzyıldır önce fiziki imha sonra kültürel ve sosyal imha ederek, Ağrı‘da dedikleri gibi „Kürdistan burada meftadır!“ diyeceklerdir.

Ardından sana bana , bize „BİZ“ diyebileceğimiz hiç bir şey bırakmayacaklar.

Düşünün, eğer bütün Dersim aşiretleri 1937/38 yıllarında Seyit Rıza‘yı destekleselerdi, Kemalist ırkçı TC Dersim‘de soykırım yapamazdı. Eğer Kürtler güçbirliği yapabilseler, bugün Türk devleti Güney Kürdistan‘da kırk karakol inşa edemez ve Alman tankları önde Efrin‘e, Serekaniye, Fırat‘ın doğusunu giremezdi.

NATO üyesi bir devlet bunca saldırganlık yapamazdı. NATO mu onu bu saldırganlığa itiyor? Hayır. Ama ses çıkarmıyor. Neden Almanya, silahlarımla soykırım yapmana izin vermiyorum demiyor? Çünkü Kürtler sessiz. Ses çıkaranlar ise güçsüz veya anlatmakta beceriksiz. Önümüzde Alman seçimleri var. Burada oy kullanan yüzbinlerle Kürt var, bunların bir lobi çalışması var mı? Olsa yukarda yazdıklarım kamuoyu tepkisiyle karşılanmaz mıydı? Demek ki Kürtler meseleyi halka anlatmıyor, anlatamıyor. Burada eğitim görüp soyuna yakın duran insan ise bir ikilem karşısında bırakılıyor, illa PKK‘li olacaksın deyince çoğu bireyselliğe kaçıyor. Yahu ben Kürdüm, halkımı seviyorum, welatıma bağlıyım, yurtseverim, bu yetmez mi? Size samimi söylüyorum, izlenimim yetmediği kanaatindedir. Oysa devasa bir suskunlar kitlesi var. Her akademisyen ve aydın, her işçi Kürt, bu taşın altına el koysa sesimiz daha gür çıkar. Onun için ivedi duruş, Türk devletinin soykırım hedeflerini, NATO ve Alman silahlarıyla mazlum halkımıza saldırısını, büyük tehlikeyi birlikte demokratik yollarla anlatmak gerekiyor. Heşyar be lo! Uyan!

Haydar Işık, 26 Mayıs 21

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu