Gündem

Polis ablukasında 25 Kasım eylemleri: Özgürlüğe yürüme zamanı

Kızıltepe’de polis ablukası ve engellemelerine rağmen yürüyen kadınlar adına konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, özgürlüğe yürüme zamanı olduğunu belirterek, “Hiç kimsenin kaderimizi belirlemesine izin vermeyeceğiz” dedi. Batman’da ise yürüyüşleri engellenen kadınlar, insan zinciri oluşturdu.

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi öncülüğünde, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yürüyüş gerçekleştirildi. Mehmet Sincar Parkı önünde bir araya gelen kadınlar, zırhlı araç ve çevik kuvvet polisleri tarafından ablukaya alındı. Polisler, Mardin Valiliği’nin “eylem etkinlik yasağı” gerekçesiyle yürüyüşe izin verilmeyeceğini belirtti. Yapılan müzakereler sonucu aralarında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ile HDP’li vekiller Pero Dündar ve Ayşe Sürücü’nün de bulunduğu kadınlar, gruplar halinde HDP ilçe binasına doğru yürüyüşe geçti. “Jin jiyan azadî” sloganı atan kadınlar, polisler tarafından sık sık uyarıldı. Polislerin engelleme girişimlerinin kanunsuz olduğunu belirten kadınlar, sloganlar eşliğinde yürüyüşe devam etti.
HDP Kızıltepe İlçe binasının olduğu sokağa giren kadınlar, şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin hazırladıkları pankart ve dövizleri açarken, bir kez daha polis engelliyle karşılaştı. Pankart ve dövizlerin kaldırılmasını isteyen polislere, kadınların yanıtı net oldu. Kadınların kararlı duruşu ve çevredeki esnafın da desteğiyle polis yürüyüşe izin vermek zorunda kaldı. Yürüyüşün ardından parti binası önünde DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz açıklama yaptı.
‘İKTİDARIN BİTMİŞLİĞİ’ 
Şiddete karşı gerçekleştirmek istedikleri yürüyüşlerinin polisin engelleme girişimleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Aydeniz, “Çünkü biliyorlar ki; kadınların sesi yükseldiğinde toplum özgürleşecek. Onlara alanlar dar olacak. O nedenle iki adım yürümememize, buradan sesimizi bütün kadınlara duyurmamıza engel olmaya çalışıyorlar. Ancak her yerde kadınlar eril zihniyetinize, şiddetinize karşı alanlardalar. Yan yana durmanın mesajını iletiyorlar. O yüzden böyle durmanız nafile” diye seslendi.  Mirabal Kardeşler’in de 60 yıl önce benzer zihniyetle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Aydeniz, her gün kadın cinayetlerinin yaşandığı bir ülkede hükümetin reform, özgürlük ve hukuktan bahsettiğini dile getirdi. Aydeniz, “Bir yerde her gün baskı oluyorsa, her gün kadın cinayetleri oluyorsa, her gün gözaltı ve tutuklamalar oluyorsa işte o iktidarın bitmişliğinin, demokrasiden bahsedemediğinin sonucu olduğunu biliyoruz” dedi.
BAKAN SOYLU’YA YANIT
Aydeniz, “kadın cinayetlerinin azaldığı” ve “kadınların yüzde 90’ının öncesinden kolluk birimlerine başvurmadığı”nı ileri süren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “AKP’li Vekil Şirin Ünal’ın evinde onun silahıyla öldürülen Nadira Kadirova’nın yaşadıkları ortada. Yine Gülistan Doku’nun faili olan kişilerin nasıl kaçırıldığı ve onlara ceza verilmesi yerine ablasına ceza verilmesi ortada iken, kadın katliamı yapanların ‘bir gün tutuklanacağımı asla düşünmemiştim’ sözleri ortada iken aslında nereden güç aldıklarını gösteriyor. Buradan şunu söylemek istiyoruz; Kürt kadın hareketi ve dünya kadın hareketlerinin yarattığı mücadele geleneği var. Dünyanın başına bela olan barbar IŞİD çetesine karşı verilen kahramanlık öyküleri var. Onların bıraktığı miras ile mücadelemizi yürütüyoruz. O yüzden şunu bir kez daha söylemek istiyoruz. Sizin baskılarınıza hiçbir zaman boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” diye yanıt verdi.
‘CEZASIZLIK POLİTİKANIZ KÖRÜKLÜYOR’
Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin politik olduğu ve devlet eliyle yürütüldüğünün en bariz örneğinin Batman’da yaşandığını belirten Aydeniz, “İçişleri Bakanı çıkıp  tecavüzcü Uzman Çavuş Musa Orhan’ı koruyor. İşkenceciyi koruyor, baskıcıyı koruyor. Bunun için ceza infaz yasasını çıkardılar. İnfaz yasası ile sokaklara saldığınız işkenceciler, tecavüzcüler, aynı işkenceyi, aynı tecavüzü aynı baskıyı yine uyguladılar ve siz halen çıkıp, ‘erkekler niye şiddet uyguluyor’ diyorsunuz. Çünkü sizin cezasızlık politikanız işkenceyi körüklüyor, şiddeti körüklüyor, tecavüzü körüklüyor” diye belirtti.
Kadınların asla yalnız yürümeyeceğini vurgulayan Aydeniz, şimdi katliamlara karşı durma ve özgürlüğe yürüme zamanı olduğunu söyledi. Aydeniz, “Hiç kimsenin kaderimizi belirlemesine izin vermeyeceğiz. Çünkü kadınlar kendilerine yeterler. Bugün dünyanın her yerinde direnen bütün kadınlara bin selam olsun” diye konuştu.
Açıklama “Jin Jiyan Azadî”, “Kadına uzanan eller kırılsın” ve “Em xwe diparêzin” sloganları eşliğinde sona erdi.
POLİS ABLUKASINDA İNSAN ZİNCİRİ 
Batman’da da kadınlar, Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde Gülistan Caddesi’nde bir araya geldi. Yürüyüş öncesi erbane eşliğinde buluşan kadınlara, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Feleknas Uca, Nuran İmir, görevden alınarak yerine kayyım atanan Batman Belediye Eşbaşkanı Songül Korkmaz ile HDP’li kadın yöneticiler de katıldı. Kadınların yöresel kıyafetler giydiği etkinlikte, “Susmak yok direnişin kendisiyiz”, “Ne rojek tene, her roj berxwedane”, “Ji çanda tecavuze re na”, “Jin azad nebe civak azad nabe”, “Biji berxwedana jinan”, “Güçlü kadın şiddetsiz yaşam”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Korona değil erkek öldürüyor” ve “Bir gün değil her gün direniş” dövizleri taşındı. Sık sık “Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa”, “Jin jiyan azadi”, ” biji berxwedana jinan”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Jin şer naxwazin aşitiyê dixwazin” ve “İnadına isyan, inadına isyan inadına özgürlük”  sloganları atıldı.
YÜRÜYÜŞE PANDEMİ ENGELİ
HDP il binası ve Gülistan Caddesi’nde yoğun önlem alan polis, valiliğin pandemiden kaynaklı yürüyüşleri yasakladığını, bu nedenle izin vermeyeceklerini belirtti.
GÜVEN: ELİNİZİ KADINLARDAN ÇEKİN
Bu esnada konuşan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, kadına yönelik şiddete son demek için alanlara çıktıklarını belirterek, “Şu anda vekillerimiz müzakere ediyor. Etrafımız sarılmış. Kadınlardan korkuyorlar. Bizde diyoruz ki biz dünyanın yarısıyız. Biz dünyayı yaratanız. Bizden korkmayın. Kadınların olduğu yerde barış olur, hoşgörü olur, eşitlik olur, kardeşlik olur. Elinizi kadınlardan çekin. Kadınlara işkence etmekten vazgeçin. Taciz tecavüz kültürünü artık istemiyoruz. Bu yaklaşımınız karşısında isyan ediyoruz. Asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
Batman’da neredeyse her gün kadınların katledildiğini, çocuklara yönelik istismar ve tecavüzün yaşandığını dile getiren Güven, kadınlara, çocuklara karşı gelişen en ufak bir olaya karşı binlerce kadının ayakta olacağını söyledi.
İNSAN ZİNCİRİ OLUŞTURULDU
Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine kadınlar, Gülistan Caddesi’nde insan zinciri oluşturdu. Kadınlar, alkışlar eşliğinde şarkılar söyleyip zılgıt çekti. Eylemde konuşan HDP’li vekil Uca, Mirabal Kardeşler’den Sêvêlere kadar direnen tüm kadınları hatırlatarak, “Bugün biz engellemelerle karşı karşıyayız. Polisin çemberi altındayız. İki aydır 25 Kasım için sokak sokak mahalle mahalle geziyoruz. Erkek zihniyeti kadına yönelik şiddeti artırmak istiyor. Biz şiddeti bitirmek istiyoruz. Kadın katilleri koruma altına alınıyor. Musa Orhan bunun en somut örneğidir. Yine Gercüş’te altına yaşında bir çocuk köy korucusu tarafından istismara maruz kaldı. Biz şiddete karşı alanlarda olmaya devam edeceğiz” diye belirtti. Uca, ardından Kasım ayında Batman’da katledilen kadınların isimlerini okudu.
‘İKTİDAR KADINA DÜŞMAN’
HDP’li vekil Nuran İmir ise, iktidarda olanların kadınların varlığına yönelik düşmanlık beslediğini belirterek, “Kürt kadınları ise 40 yıldır direniyor. Kürt kadınları bugün yeni yüzyılın önünü açıyor” ifadelerini kullandı.
‘DİRENECEĞİZ’
Nerede olursa olsun saldırılara karşı cevap vereceklerinin altını çizen İmir, “Eğer hedefiniz dilimize yönelik düşmanlıksa bizde Miraballer, Clara Zetkin, Leyla Qasimlar gibi direneceğiz. Biz erkek zihniyeti karşı diz çökmeyeceğiz. Eğer kadın yaşamsa, kadın kendini ülkesini, dilini kültürü koruyacaktır” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından kadınlar slogan, zılgıt ve alkışlar eşliğinde etkinliği sonlandırdı.

Kadınlar şiddete karşı sözlerini de mücadelerini de büyütüyor

Kadınlar, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında alanlara indi. Sözlerini de mücadelelerini de birleştiren kadınlar, “Tek bir kız kardeşimizi yalnız bırakmamak için bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında birçok kentte eylem ve etkinlikler düzenlendi.
VAN 
Özgür Kadın Hareketi’nin (TJA), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Van’da düzenlemek istediği yürüyüşe “eylem ve etkinlik” yasağı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Muş Milletvekili Şevin Coşkun ve çevre illerden gelenlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kadın HDP İpekyolu İlçe Örgütü binası önünde bir araya gelerek, yürümek istedi. Sabahın erken saatlerinde parti binasını zırhlı araçlarla ablukaya alan çok sayıda polis kadınlara engel oldu. Bunun üzerine HDP’li Günay ve Coşkun ile polisler arasından uzun bir süre tartışma yaşandı. Kadınlar, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla polislere tepki gösterdi.
Kadınlar, bir süre yaşanan tartışmanın ardından parti binası önünde açıklama yaptı. “Erkek-devlet şiddetine karşı mücadeledeyiz” ve “Şiddete karşı direniş savunmanı kuşan” pankartının açıldığı açıklamada yerine kayyım atanan Muradiye Belediye Eşbaşkanı Leyla Balkan konuştu. “Kadın düşmanı politikalara boyun eğmeyeceğiz” diyen Balkan, “Eli sopalı erkekten, eli coplu postallı, üniformalı erkek devletten korkmuyoruz. Bu tarihsel duruşumuzla onur duyuyoruz. Onurluyuz, diz çökmedik, gururluyuz. Erkek egemen zihniyetten, onun ürünü devletten ve kadını tanımayan kanunlarından korkmuyoruz, itaat etmiyoruz, geri adım atmayacağız” şeklinde konuştu.
GÜNAY: İSYANIMIZ BÜYÜYECEK
Ardından konuşan HDP’li Günay, yürüyüşün engellenmesine tepki gösterdi. Günay “Bulunduğumuz her yerde, sokakta, evde, işte isyanımız büyüyecektir. Evlere kapalı alanlara sığmayacak ve sokaklara taşacaktır. Bulunduğumuz her yerde kadın mücadelemizden asla bir adım geri atmayacağız” dedi.
“Erkek-devlet şiddetine” karşı mücadele ederek, kendilerini savunacaklarını vurgulayan Günay, “İsyanımız ’em xwe diparêzin (Kendimizi savunuyoruz)’ diye büyüyecektir” ifadesini kullandı.
‘EŞBAŞKANLIK MOR ÇİZGİMİZDİR’ 
“AKP-MHP faşist iktidarı kadın ve Kürt düşmanıdır” diyen Günay, eşbaşkanlığa dönük saldırılara tepki gösterdi. Eşbaşkanlığın mor çizgileri olduğunu vurgulayan Günay, “Bu dünya kadınlarına armağanımızdır. Bunun kayyım politikalarına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz. Özgürlük talebimizi, isyanımızı ve kadın direnişimizi her yerde korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Dersim’de kaybolan Gülistan Doku ve Batman’da Uzman Çavuş Musa Orhan’ın İpek Er’e tecavüz ederek intihara sürüklemesine değinen Günay, şöyle devam etti: “Asla bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Erkek-devlet şiddetine karşı her yerde “jin, jiyan, azadî’ demeye devam edeceğiz.
Açıklamanın ardından kadınlar hep birlikte halaya durdu.
Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım’a ilişkin baro binasında açıklama yaptı. “Emekçi kadınlar yalnız değildir” ve “Erkek adalet değil gerçek adalet” pankartlarının açıldığı açıklamada Komisyon üyelerinden Rabia Özgökçe konuştu. Demokrasinin, hukukun ve toplumsal birlikteliğin baskı altına olduğunu söyleyen Özgökçe, “Bu süreçte ötekileştirici, ayrıştırıcı, sorunun çözümünden de bir o kadar uzak politikalar en çok kadınların ve çocukların hayatı üzerinde etkili olmaktadır” dedi.
Kadınların yaşam alanlarının daraltıldığına dikkati çeken Özgökçe, “Kadınlar toplumsal yaşamdan koparılıp, eril zihniyetin tahakkümü altına alınması politikalarının elbette bir sebebi vardır. Bu bahsettiğimiz tahakkümün korkulu rüyası kadınlardır. Çünkü kadınlar hangi ırktan, hangi dinden, hangi dilden olursa olsun yaşamı adil ve eşit, özgür-özgün kılma pratiğini göstermiştir” dedi. Özgökçe, konuşmasının devamında İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değinerek, kadına yönelik şiddete karşı önlem alınmadığını vurguladı.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Van Şubesi Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolasıyla  KESK binasında açıklama yaptı. Açıklamayı yapan SES Van Şube Eş Başkanı Figen Çolakoğlu, “ Erkek şiddeti her gün daha da vahşileşirken kadınlara, LGBTİ+lara yönelik şiddette ve çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor. Eril yargı kararlarıyla birleşen iktidarın kadın düşmanlığı, şiddet faillerini cesaretlendirmeye devam ediyor” dedi.
Devletin tüm olanaklarını şiddeti önlemek için seferber etmesi gerekirken infaz düzenlemeleriyle failleri evlerine gönderdiğine dikkat çeken Çolakoğlu,  “Kadınları şiddete karşı koruyan yasalar esnetiliyor, sığınma evlerine erişim zorlaştırılıyor. Kayyumlar marifetiyle gasp edilen belediyelerin kadın birimleri kapatılıyor. İstanbul sözleşmesi ve 6284 gibi yaşam güvencemiz sayılabilecek kazanımlarımız yok edilmek isteniyor” diye konuştu.
DİYARBAKIR
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma Ve Uygulama Merkezi, baronun adli hizmet binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Baro yöneticisi Berivan Turan, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürürlükte bulunan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinde, ihlal ve ihmaller zincirinin kollukta başlayıp yargıya kadar uzadığını söyledi. Kadına yönelik her türlü şiddetle mücadelede toplumun her kesimini dayanışmaya davet eden Turan, “Şiddetin son bulduğu bir dünya ümidiyle eşit bir yaşamı savunuyor ve bu anlamda hukuksal mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.
‘ZİHNİYET DEĞİŞMELİ’
Kolluk güçlerinin başvuru süreçlerini etkin yürütülmediğine değinen Turan, “Kadına yönelik şiddetin son bulması için temel çözüm yolu, yasalarda ve yaşamın her alanında eşitliğin hayata geçirilmesi, yasaların uygulanması ve mevcut toplumsal zihniyetin değiştirilmesidir. Bu bağlamda, devletin çok yönlü ve bütüncül politikalar üretmesinin yanında, bu mücadelenin toplumsal düzeyde, genele yayılarak, etkin ve istikrarlı bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir” diye konuştu.
‘KADINA ŞİDDET POLİTİKTİR’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Kadın Kolları da il binası önünde basın açıklaması yaptı. CHP’li kadınlar, kadına şiddete son verilmesi için dövizler açtı. Açıklama yapan CHP’li kadınlar, kadına şiddetin politik olduğunu hatırlatarak, “Bu yıl 25 Kasım pandemi koşullarının gölgesinde karşılıyoruz Ancak hepimiz biliyoruz ki, ülkemizde kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve hak ihlalleri artarak devam ediyor. Kadınlar şiddete, istismara, yoksulluğa, güvencesizliğe sıkıştırılmış hayatlar yaşıyor Pandemi döneminde bu sorunların daha da büyümesi yetmezmiş gibi kazanılmış haklarımıza dahi göz diken, kadınları ‘fitrat ve kader’ arasına sıkıştıran bir iktidarla mücadele ediyoruz. Kadınlar kıyafetinden kaç çocuk doğuracağına, nafaka hakkından İstanbul Sözleşmesi’ne kadar uzanan ellere, gereken cevabı her gün büyüttüğümüz örgütlü mücadelemiz ile veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. ‘Kadına yönelik şiddet politiktir’ diye haykırmayı sürdüreceğiz. Yaşamın her köşesini sevgiyle, barışla, kardeşlikle, güvenli bir gelecekle donatacağız El ele verip, önce eril zihniyeti sonra dünyayı değiştireceğiz. Cesaret biziz. Azim biziz. Emek biziz, biz kadınlarız. Biz her iki kişiden biriyiz” dedi.
‘DURMUYORUZ, SUSMUYORUZ’
Diyarbakır Deva Partisi İl Kadın Politikaları Başkanlığı da partisinin il binasında 25 Kasım’a ilişkin açıklama yaptı. Yapılmak istenen yasal düzenlemelerin kadınların daha da sindirmeye yönelik politikalar olduğu vurgulanan açıklamada, “Bugün Mirabel kardeşlerimizin kelebekleri kadınlarımızın çığlığına kondu. Artık durmuyoruz susmuyoruz. Mevcut tüm iktidarların ve güç odaklarının kadını hayatını hiçe sayan uygulamalarını ve kadınların değersizleştirmesine yönelik politikalarını kınıyoruz. Kadına yönelik her türlü şiddete cevaz veren, bu şiddeti sistematik hale getiren kişi ve kurumlara karşı ortak politikalar belirlenmeli, bilinçlendirmeye yönelik eğitim faaliyetlerine ağırlık verilmeli, kadınların hak ve özgürlüklerine dair yasal düzenlemelere hız kazandırılmalıdır” diye belirtildi.
URFA 
Urfa İl Kadın Platformu, 25 Kasım dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Ahmet Bahcıvan İş Merkezi önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. Basın metninin Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yöneticisi Selma Ateş tarafından okundu. “İstanbul sözleşmesi yaşatır haklarımızdan ve yaşamımızda vazgeçmiyoruz” pankartının açıldığı eylemde, “Jin jiyane jiyanê nekuje” , “Koruma aklama yargıla” , “Boşanmayı değil cinayeti engelle” ve “Öldüren sevgiye hayır” dövizleri taşındı.
Platform adına basın açıklamasında konuşan Selma Ateş, kadınlar olarak şiddetin karşısında mücadele edeceklerini vurguladı.
Açıklama, “Jin jiyan azadî ” sloganları eşliğinde son buldu.

Özgür Kadın Hareketi (TJA) ise Urfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Dağyanı (Germûş) Mahallesi’nde, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında katledilen kadın siyasetçileri imsilerinin yazılı olduğu balonlar uçurdu. Germuş Kilisesi yanında yapılan etkinliğe katılan kadınlar şarkılar eşliğinde halay çekti. Yine sık sık “Em xwe diparêzin” sloganları attı.

DERSİM  
Dersim Kadın Platformu üyeleri, “Erkek devlet şiddetine karşı mücadeledeyiz” sloganıyla Seyit Rıza Meydanı’nda bir araya geldi. “Şiddet her yerde, çözüm örgütlü mücadelede” yazılı pankartı açan kadınlar, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Gülistan Doku nerede?”, “İstanbul Sözleşmesi uygulansın” dövizleri taşıdı. Kadınlar, “Jin jîyan azadî”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.
Platform adına açıklama yapan Fatoş Taşkale, kadınların, dünyanın her yerinde fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kaldığını belirterek, “Her güne yeni bir ölüm, şiddet, taciz ya da tecavüz olayı ile uyanır olduk. Kadınlar lehine imzalanan ulusal ve uluslararası sözleşmelere uyulmadığı gibi, cezasızlık ve haksız tahrik indirimi gibi cezai uygulamalar, kadına yönelik her türlü şiddet taciz tecavüzde erkekleri güçlendiriyor, teşvik ediyor, koruyor. Son bir yılda platformumuza yapılan başvurular ve taşınan olaylar bile tablonun ne kadar ağır olduğunun bir göstergesi durumundadır. Bizler tek bir kız kardeşimizi yalnız bırakmamak için bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
326 gündür kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise, kardeşinin kayboluşundan sorumlu olan herkesin hesap vereceğini söyledi. İlk günden bu yana kardeşi için açıklama yapılmaması için yetkililerin baskı kurduklarını dile getiren abla Doku, şunları söyledi: “Bir kadın cinayeti 47 yıl sonra ortaya çıktı. Engin Yücel şunu zannetmesin. Bana bu saatten sonra durmak, nefes almak yok. Onlara da olmayacak. Gülistan Doku’yu bulacağım ve bize bunları çektirenler cezalandırılacak”
İSTANBUL
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Fatih’te bulunan Beyazıt Meydanı’nda açıklama yaptı. Pandemi nedeniyle sembolik katılımla açıklamada “Haklarımız ve yaşamlarımızdan vazgeçmiyoruz 25 Kasım’da alanlardayız” pankartı açıldı.
Açıklamayı Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi Arzu Acar okudu. “Devletin tüm olanaklarının şiddeti önlemesi için kullanılması gerekirken failler korunuyor, kadın kazanımları yok sayılıyor, nafaka hakkı gaspı ve arabulucuk önümüze seriliyor” diyen Acar, kadın dayanışması ile kazanacaklarını söyledi. Yılmadan ve bıkmadan isyanlarını haykırdıklarının altını çizen Acar, “Şiddet münferit değil politiktir. Önlenmesinin en önemli yolu toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasından geçer” diye belirtti.
ALANLARA ÇAĞRI
Acar, son olarak her türlü baskıya karşı yaşamı savunmak için sokaklarda olacaklarını belirtirken “Her türlü krizi fırsata çevirenlerden hesap soracağız. Nasıl yaşayacağımızı söyleyenlere karşı sınırları aşacağız. Vazgeçmiyoruz, alanlarda hesap sormaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
DİSK TALEPLERİNİ AÇIKLADI 
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kadın Komisyonu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Beşiktaş’ta bulunan genel merkez binaları önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve bir çok kadın katıldı. “Kadına yönelik şiddete cinsel tacize mobbinge sessiz kalma” ve “İstanbul sözleşmesine dokunma, 6284’ü uygula ILO 190’I onayla” pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ve “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları atıldı. Açıklamayı Arzu Çerkezoğlu okudu.
Çerkezoğlu, şiddet ve tacizden, ekonomik krizden ve pandeminin yıkıcı etkilerinden korunması için kadınların taleplerini şu sekilde sıraladı: ” * İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sa7yılı kanun uygulansın
* ILO’nun geçen yıl kabul ettiği 190 no.lu ‘İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi’ Sözleşmesi ülkemiz tarafından da onaylansın!
* İktidarın politikalarında kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek çalışma biçimlerine karşı tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalıdır. Covid-19 pandemisinin yarattığı krizden en çok etkilenen sektörlerde iş ve gelir kaybına uğrayan kadınlar için özel önlemler geliştirilmelidir.
* Salgın süresince bütün işçiler süre koşulu aranmaksızın işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmalıdır. Tüm işyerlerinde, hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelliler, 60 yaş ve üzerinde olanlar Covid-19 salgını süresince idari izinli sayılmalıdır.
* Kamu-özel ayrımı olmaksızın, zorunlu hizmet ve üretim alanında çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmelidir.
* Kadınlara özgü görülen ev içi sorumluluklar için kamusal politikaların hayata geçirilmesi şarttır. Özellikle kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılarak tüm kadın ve erkeklerin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalıdır.”
İZMİR
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bağlı Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel İş) İzmir 2 No’lu Şube Kadın Komisyonu, 25 Kasım kapsamında basın açıklaması düzenledi. Konak ilçesinde bulunan eski Sümerbank önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. Açıklamada konuşan Genel İş 2 No’lu Şube Yöneticisi Zeynep Zarıçlar okudu.
Salgın sürecinde yaşanan ekonomik kriz, cinsiyet eşitsizliğini de artığını belirten Zarıçlar, “Ülkemizde kadın emeği konusunda yaşanan sorunlar, salgın sürecinde giderek daha da kötüleşti. Biz kadınların her alanda mücadele ettiğimiz şiddetten ,tacizden, ekonomik krizden ve pandeminin yıkıcı etkilerinden korunmamız için yapılması gerekenler bellidir. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun uygulansın. Kadını ezen, yok sayan, ötekileştiren, öldüren her türlü ideolojinin karşısında; haklı mücadelemizde ön safta kız kardeşlerimizle sesimizi ve sözümüzü büyütmeye kararlıyız” diye belirtti.
‘SOKAKTAYIZ’
Buca Kadın Platformu da, Çevik Bir Meydanı’nda açıklama yaptı. Eylemde konuşan platform üyesi Hülya Altın, “Bugün hala çadırlarda yaşamını sürdürmeye çalışan kadınların yükü kat be kat artırmıştır. Deprem değil bina öldürür gerçeği yetkililerin aymazlığı ile her seferinde ölüm olarak karşımıza çıktığı için buradayız” dedi.
Dikili ilçesinde bulunan Atatürk Meydanı’nda biraya gelen kadınlar ise,  “Işık, Zümrüt, Çilem ve katledilen tüm kadınlar için sokaktayız” diyerek şiddete karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
‘EGEMENLİĞİNİZİ BAŞINIZA YIKACAĞIZ’

İzmir Kadın Platformu, 25 Kasım kapsamında Alsancak semtinde bulunan Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde bulunan Halk Bankası önünde bir araya geldi. Yüzlerce kadının katıldığı açıklamaya, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da destek verdi. “Kriz, şiddet, erkek egemenliği, pandemi, deprem; Bir aradayız, yaşamı savunuyoruz” pankartının açıldığı açıklamada, “Evler Başlarına yıkılan kadınlar, sarayı başınıza yıkacak”, “Bizi mahkum ettiğiniz evlerimizden çıkıp egemenliğinizi başınıza yıkacağız” dövizleri taşındı. Kadınlar, koronavirüs (Kovid-19) salgını kapsamında fiziki kurallara uyarak, Halk Bankası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne kadar yürüyüş yaptı. Öte yandan polis Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde yoğun güvenlik önlemi aldı.

Açıklama Kürtçe ve Türkçe okundu. Açıklama öncesi Sardunya Tiyatro Grubu, kadına yönelik şiddette dikkat çekerek, sokak gösterimi yaptı. Açıklamayı Kürtçe Jiyan Akan okurken, Türkçesini ise Nuray Öztürk ve Nazlıcan Özemir okudu.

İzmi Kadın Meclisleri de, Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde eylem yaptı. Kadın Meclisleri adına konuşan Hilal Susuz, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun şiddet uygulayan erkeklere “Ayıp ediyorsunuz” sözlerini eleştirerek, “ Kadına yönelik şiddet ayıp değil, bir suçtur. Faillere gereken cezaları verdiğiniz için şiddet artıyor. İstanbul Sözleşmesini ve kadınları koruyan tüm yasaları uygulayın” dedi.

ADANA 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında “Adana İli 2020 Yılı Kadın Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Dernek binasında düzenlenen toplantıda, raporu İHD Adana Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Baran Öner okudu.
Yılın ilk 10 ayında şiddet başvurularında yüzde 37’lik bir artış olduğunu belirten Öner, “Bianet 2020 Erkek Şiddeti Çetelesi verilerine göre, erkekler 2020 yılının ilk 10 ayında en az 230 kadını öldürmüş, en az 670 kadına şiddet uygulamış, en az 71 kadına tecavüz etmiş, en az 498 kadını seks işçiliğine zorlamıştır. Dünya Ekonomik Formu (WEF) 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre, Türkiye 153 ülke arasında 130. sıradadır. Dünyada, Türkiye’nin de yer aldığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi yüzde 60,5 ile cinsiyet eşitliği konusunda en geride yer almaktadır. Rapora göre, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için 100 yıl, eşit ücrete sahip olması için 257 yıl geçmesi gerekir” dedi.
HAK İHLALLERİ 
Öner, Adana’da tespit ettikleri kadın hak ihlalleri ile ilgili verileri şöyle sıraladı: “* 10 kadın öldürüldü. 4 kadın intihar etti. 2 kadın intihara teşebbüs etti. Bin 133 kadın eşi tarafından yaralandı. 2 bin 138 kadın eşinin hakaret-tehditlerine uğradı. 63 kadın eşinin cinsel saldırısına uğradı. 2 kadın tecavüze uğradı.”
ADANA BAROSU 
Adana Barosu Kadın Hakları Merkezi, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında yazılı açıklama yaptı. Kadına yönelik eşitsizliğin ve şiddetin daha da tırmandığına dikkat çekilen açıklamada, yasalar eksiksiz olarak uygulanıncaya kadar tüm kamu kurum ve kuruluşların takipçisi olunacağı belirtilerek, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelenin devam edeceği vurgulandı.

Adana Kadın Platformu ise, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele günü dolayısıyla Heykelli Park’ta bir araya geldi. “Şiddetin savaşın ve yoksulluğun karşısında eşitlik özgürlük haklarımızı ve hayatlarımız için birlikteyiz güçlüyüz” pankartı ve “Kadın yaşam özgürlük”, “Özsavunma haktır”, “Güvende değiliz”, “6284 uygulansın” ve “İstanbul Sözleşmesi uygulansın” lolipoplarını taşıyan kadınlar, sık sık “Erkek adalet değil, gerçek adalet”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Em xwe bi parezin”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” ve “Jin jiyan azadi” sloganlarını attı. Etkinliğe Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları ile çok sayıda kadın katıldı. Polisler Heykelli Parkı’nı ablukaya alıp, kadınların Atatürk Parkı’na yürümelerini pandemi gerekçe göstererek engelledi. Kadınlar, alkış, zılgıt ve sloganlarla engellemeye tepki gösterdi.

Dünya genelinde her gün en az 137 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü belirten Sevil Aracı Bek, “Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. İşkence ve eziyet insanlığa karşı suçtur. Kriz, pandemi, savaş; yoksulluk, işsizlik, şiddet. Aynı sorunları yaşayan kadınlar olarak aynı tarafta birleşmeliyiz. Gelin, en yakınımızdaki kadınlardan başlayarak el ele verelim; dayanışmayı büyütelim; örgütlenelim, değiştirelim” dedi.

DİSK’TEN AÇIKLAMA 
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) Adana Şubesi,  25 Kasım etkinlikleri kapsamında Gençlik Meydanı’nda açıklama yaparak, kazanılmış hakları için mücadele edeceklerini belirtti.
HATAY
İHD İskenderun Şubesi de, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında sendika binalarında basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan İHD İskenderun Şube Başkan Yardımcısı Ayten Kılınç, 25 Kasım’ın önemine değinerek, “Kadın yönelik şiddete karşı mücadele etmeliyiz. İktidar, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulasın. Kadına yönelik şiddete karşı en etkili yolun kadınların mücadelesi olduğunu ve bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi belirtmek isteriz” dedi.
İskenderun Kadın Platformu’nun düzenlediği açıklamada konuşan Dönem Sözcüsü Avukat Mehtap Sert, dünya genelinde her gün en az 137 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü belirterek, “Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. İşkence ve eziyet insanlığa karşı suçtur” dedi.
Sert, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için atılması gereken 12 adımı şöyle sıraladı:
“*Ayrımcılık ve şiddeti kınayın, suç olduğunu açıklayın.
*Şiddeti önlemek için tedbir alın.
*Şiddete karşı destek mekanizmaları oluşturun.
*Risk altındakileri koruyun.
*Yasaları uygulayın.
*Polis, savcılık hizmetleri ve yargının etkinliğini artırın.
*Adli işlemlerde mağdurları destekleyin ve koruyun.
*Kapsamlı ve eşgüdümlü politikalar tasarlayın.
*Sığınmacılar konusunda özenli davranın.
*Çocukların özel ihtiyaçlarını karşılayın.
*STK’ları destekleyin.
*Şiddet verilerini toplayın, araştırmaları destekleyin.”
Hatay’da Kampüs Cadıları ise, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında Eğitim Sen Hatay Şubesi’nde açıklama yaptı. “Evde veya kampüste şiddete karşı özsavunmaya” pankartının açıldığı açıklamada basın metnini Kampüs Cadıları üyesi Dilara Öztürk, okudu. İstanbul Sözleşmesine yönelik baskılara değinen Öztürk, pandemi sürecinde iktidarın kadın düşmanı politikalarını derinleştirip, sürdürdüğünü kaydetti. Öztürk, “Mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Ekonomik, dijital, cinsel, fiziksel, psikolojik, duygusal olmak üzere şiddetin her türlüsüne karşı kadınlar olarak öz savunmadayız.Yaşamlarımıza sahip çıkıyoruz, hiçbir kadın ve LGBTİ+ şiddetiniz karşısında yalnız veya çaresiz değil. Şiddetinize karşı güçleniyor, örgütleniyor, kendi öz örgütümüzle mücadeleye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü üyesi kadınlar da Antakya Köprübaşı’nda bir araya geldi. “Hayatlarımızdan ve haklarımızdan asla vazgeçmiyoruz” pankartının açıldığı açıklamada kadınlar adına konuşan Eğitim Sen Hatay Şubesi Hukuk Sekreteri Mutlu Aymaz, 25 Kasım’ın önemine değinerek kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığına dikkati çekti. Aymaz, “Üniversitelerde, kampüslerde pandemi süreciyle daha da derinleşen sorunlar, LGBTİ+fobik, cinsiyetçi, tacizci hocalar, şiddetin önünü açıp şiddeti meşrulaştırmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamak yerine kadın üniversiteleri açmaya çalışmak sorunları çözmez aksine kampüslere eril zihniyetinizi yerleştirir. Kampüslerde, amfilerde; şiddetin her türüne karşı mücadelemizi büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.
ANKARA 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri Nuray Çevirmen ve Nilay Nayman katıldı. Açıklama yapan Nayman, 2020 yılının Ocak-Ekim ayları arasında derneklerine bin 120 hak ihlali başvurusunun yapıldığını, bunlardan 402’sinin kadın başvurusu olduğunu aktardı. Tüketici Hakları Derneği’nin verilerini hatırlatan Nayman, Türkiye’de 24 milyon kadının 4,8 milyonunun açlık, 14,5 milyonunun ise yoksulluk sınırının altında olduğunu söyledi. Nayman, ekonomik ve sosyal olarak mağdur olan kadınların belirli kurumlara başvurarak, çözüm aramak zorunda kaldıklarını belirtti.
KADINLARDAN YÜRÜYÜŞ

Ankara Kadın Platformu, “Emeğimizden, kimliğimizden, birbirimizden, mücadelemizden, sokaklardan vazgeçmiyoruz” şiarı ile 25 Kasım kapsamında Ziya Gökalp Caddesi’nde bulunan Çankaya Belediyesi’nden Sakarya Caddesi’ne yürüyüş düzenlemek istedi. Valilik tarafından alınan pandemi tedbirleri gerekçe gösterilerek kadınları engelleyen polisler yürüyüşe izin vermeyeceklerini bildirdi. Yürüyüş yapmak isteyen kadınlar, Ziya Gökalp Caddesi’nde ikiye bölündü. Her iki tarafta da kadınlara yönelik polis saldırısı gerçekleşirken kadınlar tüm saldırıya rağmen eylemlerini gerçekleştirdi. Eyleme Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Meral Danış Beştaş da katıldı.

‘ERKEK POLİSLER KADIN POLİSLERDEN BARİKAT KURDU’

Kadınların güvenliğini sağlamak için alanda olduğunu öne süren polislere tepki gösteren kadınlar “Bizim kendimizi koruyacak ve öz savunmamızı uygulayacak gücümüz var” diyerek yürüyüşü gerçekleştirmede ısrar etti. Kadınları kalkanlarla sıkıştıran polis, her iki taraftan da müdahale gerçekleştirdi. Erkek polisler kadın polislere emir vererek barikat kurdurdu. Kadın polislerin arkasında duran erkek polislerin, sık sık kadın polislere direktif vermesi dikkat çekti. Kadınlar, kalkanlarla itilerek alandan uzaklaştırmaya çalışıldı, saldırıya karşı “Aç aç barikatı aç” sloganları ile barikatın önünde direnen kadınlar, uzun süre barikatı aşmaya çalıştı. Bu sırada çok sayıda kadın darp edildi.

‘İPEK  ER’İN HESABINI SORACAĞIZ’

Kadınlar, eylemde Siirt’te Uzman Çavuş Musa Orhan tarafından tecavüz edildikten sonra ölüme sürüklenen İpek Er’in fotoğraflarının yanı sıra “İpek Er’in hesabını soracağız”, “Nadira Kadirova isyanımızdır”, “Kadınlar şiddeti affetmeyecek”, Eril yargıya başkaldırıyoruz”, “Yaşasın feminist öz savunma”, “İstanbul sözleşmesini uygula”, “Öldüren sevgi istemiyoruz” ve “Kadınların öfkesi kapitalizmi boğacak” yazılı dövizler taşıdı. Kadınlar eylem boyunca sık sık “Jin jiyan azadi”, “Yaşasın kadın dayanışması” ve “AKP elini bedenimden çek” sloganları attı.

‘İSYANDAYIZ’

Polis müdahalesine rağmen kadınlar, her iki tarafta da ortak basın metnini okudu. Açıklamada “Erkek egemen devletlerin başlatmış oldukları savaşlar yayılıyor. Özellikle Ortadoğu’da savaş giderek derinleşiyor. Kirli savaşlara karşı kadınların barış mücadeleleri de büyüyor. İçerde ve dışarda savaş naraları atan iktidar, Kürt halkına karşı da uyguladığı özel savaş politikalarıyla taciz, tecavüz ve çocuk istismarını Musa Orhan örneğinde kanıtlandığı gibi Kürdistan’da devlet eliyle yaygınlaştırıp koruyor.  Tecavüzcü uzman çavuşu koruyan devlet bilmelidir ki, kadınların elleri her zaman yakanızda olacak. Kürt kadınlarının iradesi eş başkanlık sistemine saldırılarla teslim alınmaya çalışılıyor, siyasi soykırım operasyonları ile kadınlar rehin alınıyor, katlediliyor. Bir kişi daha eksilmemek için buradayız! Eşit ve özgür bir yaşam için haykırıyoruz, biliyoruz sesimiz dünyanın dört bir yanında yankılanıyor” denildi.

CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 
Dünya Ekonomik Formu (WEF) 2020 Cinsiyet Eşitliği raporunda, Türkiye’nin 153 ülke arasından 130’uncu sırada olduğuna dikkat çeken Nayman, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi, yüzde 60,5 ile cinsiyet eşitliği konusunda en geride yer almaktadır. Rapora göre, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için 100 yıl, erkeklerle eşit ücrete sahip olması için 257 yıl geçmesi gerekir” dedi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi Kadın Komisyonu, 25 Kasım dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştıkları videoyla İstanbul Sözleşmesi’ne dikkat çekti.
KATLEDİLEN DAĞDEMİR ANILDI
Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, oda binasında açıklama yaptı. Salona, 25 Kasım’ın şiarı olan “Emeğimizden, kimliğimizden, birbirimizden, mücadelemizden, sokaklardan vazgeçmeyeceğiz” yazılı pankart asıldı. ATO Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Uğurlu, Samsun’da 19 Kasım 2015’te beraber çalıştığı kadın arkadaşına eşi tarafından uygulanmak istenen şiddeti önlemek isterken katledilen Dr. Aynur Dağdemir’i andı.
ADIYAMAN 
Adıyaman İl Kadın Platformu, Demokrasi Parkı’nda açıklama yaptı. Açıklamada “Yasta değil isyandayız” pankartı açan kadınlar, “Jin jiyan azadî”  ve “Korona değil erkek şiddeti öldürür” dövizlerinin yanı sıra, katledilen kadınların fotoğraflarını taşıdı. Basın metnini Avukat Aysu Avcı okudu.
Açıklama “Jin Jiyan Azadî / kadın yaşam özgürlük” sloganı eşliğinde son buldu.
ŞIRNAK 
TJA,  Şırnak’ta HDP il binası önünde mor zincir eylemi gerçekleştirdi. Eyleme, HDP Kadın Meclisi, Barış Anneleri Meclisi, HDP il ve ilçe örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Eylemde katledilen kadınların fotoğrafları  taşındı. Kadınlar adına açıklamayı TJA aktivisti Zozan Aksu yaptı. Aksu, TJA olarak kadın düşmanı politikalara boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Eli sopalı erkekten, eli coplu postallı, üniformalı erkek devletten korkmuyoruz. Tıpkı yoldaş kılıfına bürünen erkek gibi af etmeyeceğiz. İşgal etmedik onurluyuz, diz çökmedik gururluyuz, erkek egemen zihniyetten onun ürünü devletten ve kadını tanımayan kanunlarından korkmuyoruz, itaat etmiyoruz, geri adım atmayacağız. TJA olarak dünya, Türkiye ve Kürdistanlı kadınları 25 Kasım’da, yaşam da bizim, meydanlar da deyip akın akın kadınları özgürlük alanlarına adeta uçmaya davet ediyoruz” dedi.
Açıklamanın ardından katledilen kadınların hikayeleri okundu.

HAKKARİ 

Hakkari’de 25 Kasım’a ilişkin HDP İl Örgütü binası önünde açıklaması yapıldı. “Em xwe li hemberî zordestîya mêran diparêzin (Erkek şiddetine karşı kendimizi savunuyoruz)” pankartının açıldığı açıklamada mor ve beyaz balonlar taşındı. HDP İl Eşbakanı Sipan Turan, “Kadın kazanımlarına yapılan saldırılar hız kesmeden devam etmektedir. İktidar yakın bir zamanda kadını şiddete karşı koruyan 6284 kanunu ve İstanbul Sözleşmesini hedef almıştır. Bu kazanımları hedef alan söylemlere karşı Türkiye’den Kürdistan’a her reaksiyondaki kadınların kararlı ve örgütlü mücadeleleri sokaklara yansımıştır” dedi.
ANTALYA 
Sol Parti Antalya İl Başkanı Aysel Aydın, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında il binalarında açıklama yaptı. Bugün en acil taleplerinin; yaşamları çalınan kadınların can güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınması olduğunu ifade eden Aydın, “Cinsel kimlik ve cinsel yönelim temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması, 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesinin uygulanması, erkek egemenliğinin her düzeyde ortadan kaldırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıdır” dedi.
MARDİN
Mardin Şahmeran Kadın Platformu, 25 Kasım dolayısı ile açıklama yaptı. KESK Mardin şubeler Platformu binasında yapılan açıklamaya HDP Mardin Milletvekili Pero Dündar ve çok sayıda kadın katıldı. Açıklamayı Platform adına Derya Dal yaptı.
Kadın üzerinde bir tahakküm kurma biçimi olan şiddetin her çeşidine kendi hayatlarında mecbur bırakıldıklarını belirten Dal, “AKP iktidarı, erkek şiddetini alınacak kapsamlı tedbirlerle önlemek yerine ilgili uluslararası ve yerel mevzuatı uygulamamak için adeta ayak diretmektedir. AKP iktidarı bir yandan erkek egemen sistemi de besleyen milliyetçi ve militarist politikalara sarılırken bir yandan da baskı ile ülkeyi yönetmeye çalışmaktadır. Yaşanan baskı ve kutuplaştırmayla birlikte binlerce kadın emekçi KHK’lerle işten çıkarılmış, atanan kayyımlarla kadın kurumları işlevsiz hale getirilmiştir. Kadın örgütlerine ve aktivistlere yönelik gözaltı ve tutuklamalar iktidarın kadınlardan ne derece rahatsız olduğunu ve çekindiğini gösteriyor. Bütün bu eril ve otoriter uygulamalar kadınları şiddet karşısında güvencesiz bırakan, yalnızlaştırmaya çalışan bir hal almıştır” dedi.

MERSİN

Mersin Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. “Asla yalnız yürümeyeceksin” pankartının açıldığı açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi uygulansın”, “Sessiz kalmıyoruz” ve katledilen kadınların fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı.

Mersin Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Yenişehir ilçesi Güvenevler Mahallesi’nde bulunan Forum AVM yanında gerçekleşen açıklamaya onlarca kadın katılırken Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Fatma Kurtulan da destek verdi. “Evlerden sokaklara taşıyoruz! Yaşamı savunuyoruz” pankartının açıldığı açıklamada “Em xwe diparêzin”, “Yaşamak istiyoruz” ve “Kadın üniversitesi değil feminist üniversite” dövizleri taşındı.

Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan Fatma Sarıkaya, tüm dünyada kadınlar ataerkiye, şiddete, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı isyanı ve dayanışmayı büyüttüğünü kaydederek, “Bu yıl 25 Kasım’ı pandemi koşullarında karşıladık. Pandemi tüm dünyayı etkisi altında bırakırken, kadınlar bir yandan da erkek şiddeti ve derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele ediyor. 6284’ün uygulanmaması, kadınların karakollardan geri gönderilmesi ve şiddet failleri erkeklerin cezalandırılmamasının sonucunu en ağır biçimde yaşıyoruz, her güne yeni bir cinayet haberi ile uyanıyoruz. Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz! Yaşamak İstiyoruz” diye konuştu.

Açıklama “Jin jîyan azadî”, “Kadınlar birlikte güçlü” sloganlarıyla sonlandı.

BU YIL 269 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Açıklamada ilk olarak konuşan Mersin Kadın Meclisi Sözcüsü Özge Çabuk, şiddeti, cezasızlığı, şüpheli ölümleri, kadın cinayetlerini durdurmak için İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacaklarını belirterek, her gün kadınların kendi hayatlarına dair karar aldıkları için öldürüldüğünü vurguladı. Eşit yaşamak, boşanmak, ayrılmak, okumak ve çalışmak için bu yıl 269 kadın öldürüldüğünü dile getiren Çabuk, “152 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Pınar, Melek, Emine, Fatma, Özlem, Esma. İsimlerini sayamadığımız nicesi pandemi ya da deprem değil, erkek şiddeti ile öldürüldü. 1 gün içinde 4 kadın öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı her biri hayatta olacaktı. Bu ülkede kadınlar her gün yaşam mücadelesi veriyor” dedi.

 ‘EŞİTLİĞİ KAZANACAĞIZ’

Ardından Üniversite Kadın Meclisi adına Sena Selçukoğlu konuştu. Selçukoğlu, “ Üniversiteler bizim özgürlük biziz, Asla yalnız yürümeyeceğiz Her alanda olduğu gibi üniversitelerde de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarını yaşıyoruz. Genç kadınlar şiddetten kurtulmaya çalışıyor. Tıpkı Melek Aslan gibi. Şiddetten korunmak için koruma kararları aldırırken, geride kitapları kalıyor. Tıpkı Pınar Aslan, Zeynep Şenpınar gibi. Hepsi kendi ayakları üzerinde durmak, kendi kararlarını almak, eşitçe yaşamak istiyordu. Biz ölmek değil yaşamak istiyoruz. Cinsiyetçi ve gerici eğitime karşı, eşit yaşam hakkımız için mücadelemizi her kampüse yayacağız. Eşitliği kazanacağız, sömürü düzenini yıkacağız” ifadelerini kullandı.

‘İŞÇİ KADINLAR YALNIZ YÜRÜMEYECEK’

Son olarak İşçi Kadın Meclisi adına konuşan İlkay Pelin Şimşek ise, işçi kadınlar da asla yalnız yürümeyeceklerini kaydederek, şöyle konuştu: “Mağazalarda, marketlerde, tekstil atölyelerinde, fabrikalarda tüm emek veren kadınların uğradıkları hak gasplarına karşı da birlikte mücadele ediyoruz. ‘Ev işi ile meşgul’ bahanesi ile işgücü bile sayılmamaya, ev içi emeğimizin hiçe sayılmasına karşı mücadele ediyoruz. İşsizliğe, güvencesiz, esnek çalışma koşullarına, daha düşük ücretle çalıştırılmaya, kıdem tazminatı gaspına, sendikasızlığa karşı mücadele ediyoruz. Fikrimizle, aklımızla, örgütlü gücümüzle kadınların eşit yaşam mücadelesini büyütüyoruz” diye konuştu.

Açıklama “6284’ü uygula kadınlar yaşasın” ve “Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganları ile sonlandı.

ŞIRNAK
Şırnak’ın Cizre ilçesinde KESK Şubeler Platformu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Gününe ilişkin basın toplantısı düzenledi. KESK binasında yapılan toplantıya KESK Şubeler Platformu üyeleri katıldı. Açıklama, Cizre Eğitim-Sen kadın sekreteri Dilan Olgun tarafından okundu.
Olgun, “Hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı, evde, işte, sokakta, cezaevinde, okulda ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz ve vazgeçmiyoruz” dedi
SİİRT 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Siirt İl Örgütü 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete  Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma günü dolayısıyla il binasında “Em xwe diparêzin. Kadına karşı yapılan her türlü şiddete karşı isyandayız” başlıklı panel düzenledi. Panele HDP Şırnak Milletvekilli Nuran İmir, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ve birçok kadın katıldı.  Panelde konuşan İmir, tarih boyunca kadınların gösterdiği direniş ile diktatörlerin devrildiğini belirterek bu mücadelenin halen devam ettiğini söyledi. İktidarın kadını hapsedip biat ettirme hedefinde olduğunu kaydeden İmir, “Ya evde dört duvar arasına yada cezaevlerine tıkmak istiyorlar. Tüm saldırılara karşın, Mirabeller, Clara Zetkin, Leyla Qasımlar gibi direneceğiz. Biz erkek zihniyeti karşı diz çökmeyeceğiz” dedi.
İmir’in konuşmasının ardından panel sona ererken, panele gelen kadınlara karanfil dağıtıldı.
ANTALYAAntalya Kadın Platformu da, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında Attalos Meydanı’nda açıklama yaptı. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada kadınlar, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa’nın uygulanmasını istedi. Basın açıklamasının Kürtçesi’ni Berivan Aydın Türkçesi’ni de Songül Şarklı okudu. Pandemi sürecinde hiçbir şiddete sessiz kalmayacaklarını belirtilen açıklamada, hakları ve yaşamları için sokakta oldukları ifade edildi. Açıklama “Jin jiyan azadi” sloganlarıyla son buldu.

MUĞLA

Muğla’da Üniversiteli Genç Kadınlar ve Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası (EVEKSEN) Menteşe ilçesi Sınırsızlık Meydanı’nda 25 Kasım kapsamında atölye düzenledi. “Öfkeliyiz tesadüf değil erkek şiddeti” yazılı pankartın açıldığı atölyede kadınlar “Her yaşa uygun cinsel eğitim”, “Kimsenin namusu değiliz” yazılı lolipoplar taşıdı.  Atölyede şiddetin toplumsal ve siyasal nedenleri, şiddet türleri ve özsavunma konuşuldu.

Eşitlik İçin Bodrum Kadın Platformu da, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele günü için Bodrum Belediyesi karşısı Kadın Ağacında bir araya gelerek kadın zinciri oluşturdu.

DENİZLİ

Denizli’de kadınlar Candoğan Parkı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Kadınlar adına açıklama yapan Ebru Koç Acar “İsyandayız çünkü; her yıl 12 milyon kız çocuğu zorla evlendiriliyor ve milyonlarca kadın sıradanlaştırılan erkek şiddeti tehdidiyle yaşamaya zorlanmaya devam ediyor” dedi. Acar, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun uygulanmasını istedi.

AYDIN

Aydın’da KESK Kadın Meclisi, basın açıklaması düzenledi. Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Aydın Şubesi’nde gerçekleştirirken açıklamayı SES Şube Sekreteri Hale Dalkıran okudu. Pandemi fırsatçılığı ile kazanımlarının  yok edilmek istendiğini, sermayeyi gözeten salgın tedbirleri kadınları  daha da yoksullaştırdığını belirten Dalkıran, “Emeğimiz üzerindeki sömürü katmerleşiyor. Sokaklardayız çünkü; pandemi koşullarında derinleşen ekonomik kriz var olan cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken artan kadın işsizliği ve yoksulluğuna dair hiç bir önlem alınmadı. Yaşadığımız bu deneyimler haklarımıza, kazanımlarımıza ve mücadelemize her zaman olduğundan daha çok sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor” diye konuştu.

Kadınlar Didim ve Kuşadası’nda da alanlara çıkarak şiddete karşı ses çıkardı.

‘Kadın ölümleri devletin alnında kara bir leke’

25 Kasım kapsamında düzenlenen eylemde konuşan TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan, katledilen kadınları anarak, “Bu ölümler devletin alnında kara bir lekedir. Biz kadınlar, kadını reddeden bir devleti reddediyoruz” dedi.

Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP) 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Kayapınar ilçesi, Dünya Kavşağı’nda bir araya gelerek yürüyüş düzenledi. Yürüyüş öncesi kavşaktaki yollarda polis geniş güvenlik önlemi aldı. Kadınlar bir araya geldikleri alanın etrafını saran polislerin sayısı kadınların 3 katını oluştururken, polis pandemi gerekçesi ile yürüyüşe izin verilmeyeceğini söyledi.

Polisler ile kadınlar arasında geçen müzakere sonrası kadınlar Medya Kavşağı’na kadar yürüyüş yapma kararında ısrarcı oldu. Kadınların eylemine DAKP bileşenlerinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Semra Güzel, Remziye Tosun ve Dersim Dağ’da ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri katıldı.

Kadınlar eylemde Kürtçe ve Türkçe “Kadın kırımına hayır”, “Fıtratımızda direniş var”, “Kadın düşmanı yasalara hayır” ve “İstanbul Sözleşmesi’ni uygula” dövizleri açılırken, kadınlar katledilen Mirabel kardeşlerin fotoğraflarının yer aldığı ve “Erkek ve Devlet Şiddetine Karşı kendimizi Savunuyoruz” pankartını açtı.

‘BU MANZARA ERKEKLERE TALİMATTIR’

Yürüyüşe geçmeden önce basın açıklaması yapıldı. Açıklamada ilk olarak konuşan Özgür Kadın Hareketi (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan, 25 Kasım’da “kadın kırımına hayır” demek için tüm kadınların alanlarda olduğunu ancak polisin kadınların etrafında etten duvar örmesine tepki göstererek, “Bu gördüğünüz manzara üçüncü dünya savaşıdır”  dedi.

Polisin kadınların eyleminde aldığı geniş güvenlik önlemlerine tepki gösteren Gökkan, “Bu manzara erkeklere ‘Biz onların etrafını sardık, siz de onları öldürün’ talimatıdır. Bu manzara utanç verici bir manzaradır. Hiçbir kadın bu manzarayı kabul etmez. Bu gün burada kadınlara katledilmesin diye bir araya gelen kadınlara karşı bize ‘devlet erkektir ve erkeği korur’ diyorlar, bizde onlara ‘Geri adım atmayacağız’ diyoruz” ifadesinde bulundu.

‘DEVLETİN ALNINDA KARA BİR LEKE’

Kadınları reddeden bir devleti tanımadıklarını sözlerine ekleyen Gökkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Bugün 25 Kasım, yani Mirabel Kardeşlerin katledildiği gün. Biz kaç katledilen Mirabel kardeş gördük. Biz Kobane’yi gördük, biz Maxmur’u gördük, Silopi’yi gördük, Paris’i gördük. Bu ölümler devletin alnında kara bir lekedir. Biz kadınlar kadını reddeden bir devleti reddediyoruz. Kadını tanımayan kanunu reddediyoruz. O nedenledir ki kadınlar ‘erkek vuruyor devlet koruyor’ diyor. Burası bizim ülkemiz, bize sokakları yasaklamanızı bizi evlere kapatıp üstümüze kapı örtmenizi kabul etmiyoruz.”

Gökkan’dan sonra DAKP Sözcüsü Nihal yanık ortak basın metnini okudu.

Yanık, dünya genelinde her gün ortalama en az 137 kadının, en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldüğünü, her üç kadından biri yakın aile fertlerinden biri, ya da eski eşi tarafından fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını ve her yıl 12 milyon kız çocuğu zorla evlendirildiğini belirtti.

‘DAYANIŞARAK KAZANACAĞIZ’

Her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele edeceklerini söyleyen Yanık, “Dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir.  Hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı, evde, işte,   sokakta, cezaevinde, okulda ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz. Vazgeçmiyoruz” ifadesinde bulundu.

Basın açıklamasında sonra kadınlar yürüyüşe geçti.  Yürüyüş boyunca zılgıt çeken ve Jin Jiyan Azadi sloganları atan kadınlar, yürüyüşü Medya Kavşağı’nda sonlandırdı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu