RÖPORTAJ

Peker: AK Parti’yi veya Erdoğan’ı iktidardan indirmek gibi bir gayem yok

Kendisi hakkında hazırlanan TİP Araştırma Raporu'na bir söyleşi veren Sedat Peker, "AK Parti veya Erdoğan'ı iktidardan indirmek gibi bir gayem yok" dedi.

Organize suç örgütü liderliğinden hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker, “AK Parti’yi veya Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmek gibi bir gayem yok” dedi.

TİP Araştırma Raporu olarak hazırlanan ve kitap olarak da yayınlanan ‘Duvar’da yazılı olarak yapılan bir söyleşisi yer alan Peker, Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı çevresinde ‘dostları olduğunu’ söyleyerek bilgi akışı hakkında örtük bir işaretleme yapıyor. Peker, yine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve ile ilgili iddia ve görüşlerini dile getiriyor.

Peker’in anlatımları ile ilgili raporda yer alan aktarımlar ve yanıt verdiği bazı sorular şöyle:

ÇIKIŞININ ARKASINDA NE VAR?

Peker Youtube videoları ile başlayan çıkışı için şunları söylüyor: “AK Parti’yi veya Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmek gibi bir gayem yok. Ancak bir şey söylüyorum, bana ve aileme karşı namussuzluk yapıldı diyorum. Devletin namusu olur diyorum. Bu namussuzluğu yapanlara karşı mücadele ederken paylaştığım bilgiler mevcut iktidarı yaralarsa, oyunu düşürürse bu benim sorunum değil. Bu onların sorunu. Ve kamuoyu araştırmalarında gördüğümüz, şu ana kadar paylaştıklarım ciddi oranda zarar vermiş. Turpun büyükleri her zaman heybede olur. Seçim öncesi heybedeki büyük turplar çıktığında neler olur hep beraber göreceğiz.”

JİTEM, ZİNDAŞTİ, KÜLÜNK VE MHP:

Sedat Peker söyleşide JİTEM, Zindaşti, Ataşehir’de öldürülen uyuşturucu satıcısı, Ahmet Hakan’la ilgili soruları başka bazı sorular gibi yanıtsız bırakıyor. Söyleşide bazı soruları yanıtsız bırakması üzerine röportajcıdan gelen ‘‘Neden anlatmıyorsunuz?’’ şeklindeki soruya, ‘‘Belki sizin anneniz babanız sizi çamaşır suyuyla yıkadığı için sizler kendinizi çok temiz görüyor olabilirsiniz. Ancak benim annem babam galiba beni sabunla yıkadı’’ yanıtını veriyor. İfşaatın ilk dönemlerinde üzerinde çokça konuşan eski AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün ‘‘elçi’’ olduğunu söyleyen Peker, böyle bir soru sorulmasa da ‘‘MHP’ye zarar vermek gibi bir amacım yok’’ diyerek bu görüşünü not düştü. Peker, işadamı Mehmet Cengiz’le dedelerinden dolayı akraba olduğunu söyleyen, annesi küçüklüğünden itibaren uyardığı için devletle hiçbir ticari iş yapmadığını da söyledi.

NEDEN VİDEO YAYINLAMADI?

Türkiye’deki bazı dostlarının anlattıkları ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin çalışma yaptığını kendisiyle paylaştığını da vurgulayan Peker, Birleşik Arap Emirlikleri’nin kendisine ‘‘bizim ülkemizde kalıp başka bir ülkenin yönetimini kötüleyemezsiniz’’ dedikleri için video yayınlamadığını da yineledi.

Peker şu ifadeleri kullandı: ‘‘BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) görevlileri bana Türkiye’den bir not iletmediler. Sadece kendi can güvenliğimle ilgili konuştular. Bir de bizim ülkemizde kalıp başka bir ülkenin yönetimini kötüleyemezsiniz dediler. Türkiye’deki bazı dostlarım ‘Senin anlattığın suçlarla ilgili devletimiz çalışma yapıyor, gereği yapılacak’ dediler. Ben de halen bekliyorum.’’ Sedat Peker burada “Türkiye’deki dostları” derken kimleri kast ettiğini açıklamadığı gibi devletin hangi biriminin ne üzerine çalıştığını da açıklığa kavuşturmadı.

SOYLU’YU HEDEF ALMAYACAKTIM:

Röportajın ağırlık merkezlerinden birini bir zamanlar cumhurbaşkanlığı için kendisini desteklediğini söylediği ‘‘benim dönüş biletimdi’’ diye tanımladığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oluşturuyor: ‘‘Süleyman Soylu’nun çok güçlü bir trol ordusu vardı. Bu yapının içindeki birçoğu da benim kardeşim gibi olan kişilerdi. Bu yapının içinde olmayan ancak bana yakın olan sosyal medyada güçlü bazı kişileri de istifa olayındaki tiyatroya destek vermeleri için ben organize ettim. Bu arkadaşlarımız genç olan arkadaşlar. İsimlerini verirsem kamuoyunda yıpranırlar. Bu yüzden isimlerini vermeyeceğim.

Soylu size hakaret etmeseydi ve iddia ettiğiniz gibi sizinle iş birliği yapmaya devam etseydi hedefiniz olmayacaktı. O zaman ne anlatacaktınız? Ve Soylu’yu ifşa edecek miydiniz?

Bir savaşa başlarken hazırlığınızı yapmanız gerekir. Süleyman Soylu beni hedef almasaydı ben kendisini asla hedef almayacaktım. Pelikancılar ve Mehmet Ağar üzerinden savaşı devam ettirecektim. Süleyman Soylu’nun babasıyla tanıştığım günden bu zamana kadar yaşananlara bakınca bana böyle bir şey yapacağını düşünmüyordum. Ancak bu savaşa dahil olmak isteyecek tüm baskın karakterlerle ilgili hazırlığımı yapmıştım. Süleyman Soylu da baskın bir karakter. Beni harcayabileceğini düşündüler, kendilerini çok büyük gördüler. Şu ana kadar yaşananların neticesi ortada.’’

Soylu ile ilgili öne sürdüğünüz başka iddialar da var. Sizin bahsettiğiniz kayıtsız silahların kaynağı nedir? Soylu ya da doğrudan iktidara bağlı bir paramiliter güç oluşturuldu ve bu silahlar onlara mı verildi/veriliyor?

Ben Teşkilat-ı Mahsusa ruhuna inanan bir insanım. Her devletin işgal durumunda kullanabilmesi için ayırdığı, depoladığı silahlar mutlaka vardır. Süleyman Soylu’nun dağıttırdığı silahlar bu kapsamda değil. Daha önce de söylediğim gibi hem legal hem illegal dünyayı yönetmek, ülkenin sahibi olmak istedi. Yüce Allah da beni başına bela etti. Biz Müslümanlar buna kader diyoruz

Süleyman Soylu’nun İbrahim Kalın ve Hasan Doğan’ı takip ettirdiğini söylediniz. Bu takibin amacı nedir? Süleyman Soylu’nun İbrahim Kalın ve Hasan Doğan ile husumeti mi var? Varsa nereden kaynaklanıyor?

Süleyman Soylu’nun tek bir arzusu ve hedefi vardı, Cumhurbaşkanı olmak. Tabii ki ben de bunu istiyordum. Öyle ya, babasını tanıdığım tarih 1992’ydi, yani 29 sene. Diyorum ya, benim dönüş biletimdi. Kendini de yaktı, beni de yaktı. Cumhurbaşkanı olması için yeni edindiği bazı dostları geçmiş kinlerinden dolayı beni oyunun dışına çıkarmak istediler. Belki bu kazığı unutabilirdim, ancak aileme yapılan saygısızlık bu filmin sonu oldu. İbrahim Kalın ve Hasan Doğan’ın Ak Parti’de ciddi bir ağırlığı var. Bu iki ismi şantajla etkisiz hale getirebilseydi Cumhurbaşkanlığı hayalinde çok önemli bir şey başarmış olurdu. Ancak dedim ya, Cumhurbaşkanlığı işi artık yalan oldu. Belki ilerleyen yıllarda tutuklandığında yatacağı koğuşun meydancısı olur.

Recep Tayyip Erdoğan’la helalleşeceğinizi söyledikten sonra video yayınlar sona erdi. Can güvenliği nedeniyle BAE yetkililerinin izin vermediğini açıkladınız. Ama o günden bu yana Twitter üzerinden ileti paylaşmaya devam ediyorsunuz. Erdoğan’la hesaplaşma bir türlü başlamadı. Neden?

Sayın Recep Tayyip Erdoğan ülkemizin Cumhurbaşkanı’dır. Uzun yıllardır tanıdığım bir hemşerimdir. Kendisi Süleyman Soylu’yu koruyacak açıklamalar yapıp insanların benim hakkımda kötü şeyler düşüneceği sözler söyleyince ben de ‘Ben ajan değilim, oturup helalleşeceğiz’ dedim. Birleşik Arap Emirlikleri’nin video yasağı getirmesi o tarihe denk geldiyse bu benim vicdani sorunum değil. Ayrıca Twitter veya herhangi bir sosyal mecradan da hükümet aleyhine kötü yazı yazmama izin vermiyorlar.

“Süleyman Soylu denen kişi benim için İçişleri Bakanı değildir, televizyonda bana hakaret etti, beni öldürseniz de onunla ilgili paylaşımlar yapacağım” dedim. Şu ana kadar devam ettim, ancak sonu ne olur bilmiyorum. Birleşik Arap Emirlikleri’ne bu kadar hakaret ettiler, ben burada kalıyorum diye bana ‘ajan’ dediler. Şu anki yaşananları ve yakınlaşmayı sizlerin takdirine bırakıyorum. Demek ki Birleşik Arap Emirlikleri darbeyi finanse etmemiş, demek ki ben ajan değilmişim. Ancak bir yetkili şereflice davranıp bunu söylemiyor.

22 yaşından beri devletin içinde olduğunu söyleyen Peker, yalnızca Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresinden değil kendisiyle röportaj yapanların arkadaş grubu içinden dahi bilgi aldığını da söyleyerek birçok çevrede derinliği olduğunu öne sürdü.

Ancak bazı sorulara çok kapalı yanıtlar verdi.

Sedat Peker, JİTEM’le ilişkilendiği dönem başta olmak üzere geçmişte “devlet adına” giriştiği yasa dışı işleri de anlatacak mı?

JİTEM ile ilişkilendiğim dönemde utanacağım bir şey yapmadım. Çocuğa, kadına asla kötülük yapmadım. Düşmanlarıma da pusu kurup kahpelik yapmadım. O dönem bu yapının içinde başkaca insanlar onursuzca tavırlar sergilemiş midir? Evet, sergilemiştir. Şükürler olsun ki ben kirli kanın parçası olmadım. O dönemin konuları gelecekte konuşulur mu? Nereden bilebiliriz ki? Bunu sadece Yüce Yaratıcı bilir.

Sedat Peker neden ifşada bulunuyor?

Ben Kafkas asıllı bir Türk’üm. Karadenizli bir Türk ailesinin çocuğuyum. Bizim kültürümüzde Abrek ismi verilen savaşçılar vardır. Kendisinin, ailesinin ya da sevdiklerinin onuruna ve şerefine karşı büyük bir hata yapılırsa bunun intikamını alacağı için bir kere yemin eden ve bu uğurda ölüm dahi olsa geri dönmeyen kişiye Abrek denir. Benim söylediğimi inandırıcı bulmayanlar olabilir. Bu onların sorunu. Şu an çok enteresan bir durum yaşıyoruz.  Bunu tarih mutlaka yazacak.

Burhan Kuzu size Zindaşti’nin skandal tahliyesinde parmağı olan diğer kişilerin isimlerini verdi mi? Bu olayda başka kimlerin rol aldığı konusunda duyumlarınız var mı?

Bu konuyla ilgili kendi sayfamda detaylı olarak paylaşımlar yaptım. Oradan cevaplara ulaşabilirsiniz. Ancak ölümüyle ilgili önümüzdeki zamanlarda yeni bir bölümü tekrardan açacağım.

Mehmet Ağar’ın Ataşehir’de bir uyuşturucu satıcısını öldürttüğünü iddia ettiniz ama isim vermediniz. Öldürülen bu kişi kimdir, neden ve nasıl öldürüldü? Bu iddiada “Hemşehrin vardı ya, masa kurdun 50 milyon avro” dediniz. Bu para kime ait?

Bu konuyla ilgili de önümüzdeki zamanlarda kendi paylaşımlarımda yer verip anlatımda bulunacağım.

Öne sürdüğünüz iddialar, yaptığınız ifşalar AKP iktidarı döneminin kirini, suç ilişkilerini anlatıyor. Kendi geçmişinizde karıştığınız birtakım olaylar da o dönemin iktidarlarının benzer kirleri ve suç ilişkileriyle ilgiliydi. Neden anlatmıyorsunuz?

Bu sorunuza daha önceleri de cevap verdim. Belki sizin anneniz babanız sizi çamaşır suyuyla yıkadığı için sizler kendinizi çok temiz görüyor olabilirsiniz. Ancak benim annem babam galiba beni sabunla yıkadı. Sizin kadar temiz olamadım. Geçin bu işleri, geçin. Ben insan denen canlıyı tanıdım, benden uzak olun yeter.

Peker: Falyalı’ya kumar borcu olan 49 bin 900 kişilik listeyi ele geçirdim, siyasilerin, bürokratların ismi var

Peker “Yasadışı bahiste 50 bin dolar üzeri para kaybedenlerin dosyasını ele geçirdim. Siyasilerin, bürokratların, hükümete yakın iş adamları var” dedi. ‘Deli Çavuş’ hesabından listeler paylaşıldı.

Suç örgütü’ soruşturmasında ağırlaştırılmış müebbet ve 392 yıla kadar hapsi istenen Sedat Peker,  Twitter’dan yaptığı paylaşımlarda yeni iddialar ortaya attı.

Peker, KKTC siyasetini sarsan şantaj kasetlerinin arkasındaki isim olduğu iddia edilen Halil Falyalı’ya ait yasa dışı bahis şirketlerine 50 bin dolar üzerinde borcu olan yaklaşık 50 bin kişinin listesini ele geçirdiğini açıkladı.

Ardından, daha önce KKTC’deki şantaj kasetlerinin yayınlandığı ‘Deli Çavuş’ isimli Twitter hesabından Peker’in “Kumar borçlularının isimleri’ olduğunu iddia ettiği bazı listeler paylaşıldı.

‘ÜLKEMİZDEKİ SİYASİLER VE BÜROKRATLARIN RÜŞVET KARŞILIĞI GÖZ YUMDUĞU…’

Sedat Peker, mesajlarında mal varlığına el konulmasının söz konusu olduğunu hatırlatan Peker “Ülkemizdeki siyasilerin ve bürokratların aldıkları rüşvet karşılığında göz yumdukları yasadışı bahis şirketlerinin (falyalı’ya ait) 3 tanesinin son iki senede 50.000 dolar üzerinde para kaybeden 49.900 kişinin isimlerinin, telefonlarının, email adreslerinin yazılı bulunduğu dosyayı ele geçirdim” dedi.

‘ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE DELİLLERİYLE PAYLAŞACAĞIM’

Yasadışı bahis oynayan isimlerin içerisinde siyasilerin, bürokratların, hükümete yakın iş insanlarının ailelerinin de olduğunu iddia eden Peker “Falyalı’dan daha zengin ve şu anda yasadışı bahis ve uyuşturucu paralarının transferlerini sağlayan, şu an bu piyasanın en büyüğü olan bir grubu da önümüzdeki günlerde delilleriyle paylaşacağım. İnanın deli olacaksınız” ifadelerini kullandı.

Peker’in paylaşımları şöyle:

1-Dolar 10 TL olmuş. Ekonomik kriz, yolsuzluklar, adaletsizlikler toplumu cinnet geçirme noktasına getirmiş durumda. Adamın biri eline bir samuray kılıcı alıp önüne gelen ilk insanı adeta ikiye bölmüş. Neden yaptın diye sorulduğunda ortada bir gerekçe de yok.

2-Toplum olarak bu tip manyakça olayların çoğalmasına hazır olmak lazım. Hem şahsımın, hem ailemin mal varlığına el koymak için çalışma yapılıyormuş. Çocukluğumdan beri tek hayalim vardı, tüm dünyanın saygı duyacağı bir isim yapmak. Hiçbir zaman dünyanın en zengini olmak gibi…

3-…bir hayal kurmadım. O yüzden tüm parayı dağıttım. Kalan birkaç parça şeye de göz diktiyseniz alın size hediyem olsun. Kıymetli dostlarım, şimdi anlatacağım şeyleri lütfen iyi okuyun. Ülkemizdeki siyasilerin ve bürokratların aldıkları rüşvet karşılığında göz yumdukları…

‘2,5 MİLYAR DOLAR EDİYOR’

4-…yasadışı bahis şirketlerinin (falyalı’ya ait) 3 tanesinin son iki senede 50.000 dolar üzerinde para kaybeden 49.900 kişinin isimlerinin, telefonlarının, email adreslerinin yazılı bulunduğu dosyayı ele geçirdim. En alt rakamdan yani kişi başına 50.000 dolardan hesaplarsak…

5-… 2,5 milyar dolar para ediyor. Ve bu kişilerin tamamı bizim ülkemizin vatandaşı. 3 bahis sitesine bu paralar gittiyse ülkemizden çıkan parayı varın siz düşünün. Önce çok sinirlendim. Ülkemizde insanlar açlıktan ölüyor, bunlar ise yasadışı sanal kumar oynayıp bu kadar para…

6-…kaybediyorlar diye bu 49.900 kişinin hepsini yayınlayayım dedim. İki gündür bu konuyu düşünüyorum. Ailelerinin haberi yoksa kumar oynadıklarından (büyük ihtimalle yok) aile faciaları olur, boşanmalar olur ya da Yüce ALLAH korusun bu kavgaların biri cinayetle sonuçlanır…

7-…bunun vicdan azabından kurtulamam diye ne yapacağıma karar veremedim. Ben de size sorayım istedim. Bu kayıtları ne yapayım? Türkiye’de bu insanlara kimse dokunmadığı için yargıya teslim etsem unutulup gidecek. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki yargı bu işlerin üzerine…

8-…gidiyor görünüyor, onlara yollayayım dedim (eğer kabul ederlerse). Bu kişileri yayınlayıp yayınlamama konusunda hala bir karar vermedim. Sanal bahis olduğu için zannediyorum paralar kredi kartı üzerinden ödendiğinden zaten kimse inkar edemez. 50.000 dolar üzeri kaybedenler…

‘SİYASİLER, BÜROKRATLAR, HÜKÜMETE YAKIN İŞ ADAMLARININ AİLELERİ VAR…’

9-…listesi olduğu için milyonlarca dolar kaybedenlerin sayısı da hiç az değildir. Bu listede siyasilerin, bürokratların, hükümete yakın iş adamlarının aileleri de var. Bazen düşünüyorum, sanki ülkede herkes delirmiş durumda. Ses kayıtlarıyla, Whatsapp yazışmalarıyla…

10-…ayrıca da samimi ikrarlarımla bunca suçu kanıtladım. Hiçbir şey yapılmıyor, yapılmadığı gibi durmadan bana dava açılıyor. Küfür etsem bana yakışmaz, küfür etmesem söylenecek söz kalmadı. Birkaç milyon dolar rüşvet almak için biraz önce anlattığım gibi ülkenin…

11-…milyarlarca dolar parasının yurtdışına gitmesine sebep olan bürokratlar, siyasiler masum (namuslular baş tacı); ben ise suç örgütü lideriyim öyle mi? Vallahi sizin namusunuz yok, Billahi sizin şerefiniz yok. Kıymetli kardeşlerim ben bu listeyi ne yapayım? Siz de fikrinizi…

12-…söyleyin ki ona göre bir şey yapayım. Birçok ülkede iş adamı olarak bilinen, benim de bir vesileyle geçmişte karşılaştığım, falyalı’dan daha zengin ve şu anda yasadışı bahis ve uyuşturucu paralarının transferlerini sağlayan, şu an bu piyasanın en büyüğü olan bir grubu da…

13-…önümüzdeki günlerde delilleriyle paylaşacağım. İnanın deli olacaksınız. Öyle bir zenginlik ki (bizlerin parası, bizim seçtiğimiz siyasilerin onları korumasıyla) gerçekten deli olacaksınız. Bana suç örgütü lideri diyorsunuz. Bir söz verdim, sözüme sahip olmak için…

14-…bunca eziyet çekiyorum. Bu bilgileri yayınlamayıp şantajla dünyanın en zengin insanlarından biri olup rahatça yaşayabilirdim. Allah aşkına suç örgütü lideri dediğiniz adamın gösterdiği duruştan utanın. HERKES SÖZÜ KADAR ADAMDIR ! (Azerbaycan atasözü)”

Duvar

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu