RÖPORTAJ

Murat Karayılan: Mayıs ayı şehitlerimizin davalarına bağlı kalacağız

Zap ve Avaşîn’de verilen savaşı, bölge halkının geleceğini belirleyen ulusal bir savaş olarak tanımlayan Karayılan, Düşman şu an tıkanmış durumda ama arkadaşların yükü de öyle hafif değil. Bu yüzden herkes elinden gelen her şeyi yapmalıdır” dedi.

Zap ve Avaşîn alanındaki Kürdistan özgürlük gerillalarının 15 gündür takdire şayan bir savaş verdiğini belirten Karayılan, “Kürt halkının özgürlük davasından daha haklı bir dava yok. Her gerilla düşmana karşı aslanlar gibi duruyor. Aklımıza, yol ve yöntemlerimize güveniyoruz. Devrimci halk savaşı perspektifine inanıyoruz. Bu inanç ve kararlılıkla düşman karşısında böyle bir savaş verebiliyoruz. Düşman ise ahlaksızca yol ve yöntemlerle sonuca gitmek istiyor. Bu yüzden zafer düşmanın değil bizim olacak, Kürdistan özgürlük gerillasının olacak” diye konuştu.

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, Türk devletinin son işgal saldırılarını ve gerilla direnişine dair Dengê Welat radyosunun sorularını yanıtladı.

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Günü’nü geride bıraktık. Mayıs ayı aynı zamanda şehitler ayıdır. Bu önemli aya ilişkin neler söylemek istersiniz?

Öncelikle başta Kürdistan’daki işçi ve emekçiler olmak üzere herkesin 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Günü’nü kutluyorum. 1 Mayıs direnişi ve mücadeleyi yükseltme günüdür. Bu vesile ile bütün direnişçileri selamlıyorum.

Yine halkımızın ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyorum. Özellikle kahraman şehitlerimizin anne ve babalarının bayramını kutluyorum, ellerinden öpüyorum. Böyle önemli günler aynı zamanda şehitleri anma günleridir. İnanıyorum ki gelecekte bayramlar Kürdistan’da özgür ortamlarda kutlanacak. Bugün bayram ama ülkemizde zulüm, katliam, ölüm, gözaltı ve tutuklamalar var. Yani düşmanın saldırıları var. Bu bayramın halkımızın birliğine vesile olmasını umut ediyorum.

Kutsal bir aya girdik. Hem işçilerin ve emekçilerin bayramı, hem İslam aleminin bayramı, hem de Şehitler Ayı’dır Mayıs. 1 Mayıs Garzan’da şehit düşen Ramazan Kaplan ve Beyrut’ta şehit düşen Abdulkadir Çubukçu’nun da şehadet günüdür. 2 Mayıs ilk komutanlarımızdan Mehmet Karasungur, İbrahim Bilgin, Amed Saha Komutanlarımızdan Azad Siser ve Çekdar Amed’in şehadet günüdür.

ŞEHİTLERİN İZİNDE HAMLELER GELİŞTİRDİK

Türkiye’deki demokrasi ve özgürlük şehitlerinden birçok kişi de Mayıs ayında yaşamını yitirmiştir. 6 Mayıs Deniz Gezmişlerin, 18 Mayıs İbrahim Kaypakkaya’nın şehadet günü. 17 Mayıs Ferhat Kurtay öncülüğünde Dörtlerin eylem yaptığı gün. 18 Mayıs ilk şehidimiz Haki Karer’in şehadet günü. Bu arkadaşlar şahsında bütün Mayıs şehitlerini saygı ile anıyorum. Partimiz şehitler partisidir. Bu hareket, bu parti şehitlerin sayesinde bu aşamaya geldi. PKK, heval Haki Karer’in şehadetinin ardından kuruldu ve her şehadet partiyi daha da geliştirdi. Şehitler gücümüzün, mücadelemizin kaynağıdır. Bu gerçeklik bugüne kadar da devam ediyor. Hareketimiz kahraman şehitlerin izinden giderek hamleler geliştirdi ve bu aşamaya geldi.

2 Mayıs Mehmet Karasungur’un şehadetinin 39. yıl dönümü. Yine Azad Siser ve Çekdar Amed’in şehadet günüdür 2 Mayıs. Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin ilk komutanlarından olan Mehmet Karasungur’un Hilvan ve Siverek’te nasıl bir direniş sergilediği, öncülük ettiği biliniyor. Aynı zamanda ulusal birliğin kurulması ve Kürtler arasındaki çelişkinin son bulması için büyük bir emek verdi. Zaten bu çalışmayı yürüttüğü sırada heval İbrahim ile birlikte şehit düştü.

Heval Mehmet Karasungur ve İbrahim Bilgin’in 39 sene önce ulusal birliğin kurulması için verdiği çabaya halkımızın bugün de ihtiyacı var. Bu vesile ile ulusal birliğin kurulması için bir kez daha çağrıda bulunuyorum; herkesin bu konuda sorumluluk alması ve görevini yerine getirmesi lazım. Bir kez daha heval Mehmet Karasungur şahsında bütün Mayıs ayı şehitlerini ve Kürdistan devrim şehitlerini bir kez daha saygı ile anıyorum. Onlara verdiğimiz sözü bir kez daha tekrarlıyorum; sonuna kadar davalarına bağlı kalacağız.

AKP’NİN YOK ETMEK İÇİN SON SENESİ

Düşmanın Medya Savunma Alanlarına yönelik saldırıları devam ediyor. Bu savaşın her iki taraf için de varlık ve yokluk savaşı olduğunu belirtmiştiniz. 15 gündür süren savaş hangi aşamadadır?

AKP-MHP iktidarı sıradan bir iktidar değil. Kürdistan Özgürlük mücadelesini yenilgiye uğratmak ve Kürt halkının kazanımlarını yok etmek için kuruldu bu hükümet. Kürt halkının varlığını ve statüsünü Türk devleti için tehlikeli görüyor ve bundan dolayı da PKK’yi ve Kürt halkını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Hükümet bunu görev olarak görüyor. Bu yüzden bize karşı son 7 yıldır aralıksız bir şekilde genel bir savaş yürütüyor.

Savaş İmralı’da tecridin derinleştirilmesi ile başladı. Zindanlardaki zulmün artması ile devam etti. Yine halkımıza, Türkiye’de demokratik siyaset ve mücadele yürütenlere karşı büyük bir saldırı politikası yürütüldü. Gerillaya karşı da her alanda büyük saldırılar başlatıldı. Fakat AKP-MHP hükümeti bütün bu saldırılara rağmen başarıya ulaşamadı. Bu yüzden başta siyasi, toplumsal ve ekonomik olmak üzere birçok krizle karşı karşıya kaldı. Bilindiği gibi geçtiğimiz sene Garê’ye saldırarak bir başarı sağlamayı hedeflediler, fakat gerilla direnişi karşısında kırıldılar. Şimdi de Medya Savunma Alanlarına saldırarak geçtiğimiz sene ulaşamadıkları hedeflerini gerçekleştirmek istiyorlar. Zaten ellerinde sadece bu sene var. Bu hükümetin son senesidir. Eğer bu saldırılarda bize karşı, Kürt halkına karşı başarılı olurlarsa iktidarlarını kalıcılaştırırlar. Ama başarılı olamazlarsa yok olurlar. Bu durum onlar için hayati bir meseledir.

Özellikle Erdoğan ve Bahçeli için durum böyledir. Bu yüzden başarılı olmak için her şeylerini ortaya koymuşlar. Eğer başarılı olurlarsa sadece PKK’yi tasfiye etmekle kalmazlar, Kürt halkının bütün kazanımlarını yok ederler. Kürt halkı için de büyük bir tehlike oluşur ve Kürdistan’da soykırım siyaseti hakim olur. Bundan dolayı her iki taraf için varlık ve yokluk savaşıdır dedik. Zap’ta, Avaşîn’de yürütülen savaş, ulusal bir savaştır, halkımızın, bölge halkının geleceğini belirleyen bir savaştır. Düşman eğer bize başarıya ulaşırsa Kürdistan’da faşizm ve soykırım siyaseti hakim olur, bölgede de karanlık bir dönem başlar.

KÜRT İŞBİRLİKÇİLERİNE VERİLEN GİZLİ SÖZLER VAR

Türk devletinin son işgal saldırılarının diğerlerinden farkı nedir? Saldırılarda hangi taktikleri kullanıyor?

Son işgal operasyonunun birçok farklılıkları var. Geçen sene de düşman aynı amaçla bize karşı saldırılar başlattı ama tıkandı. Bu yıl bazı değişimlere gitmişler ve bu şekilde sonuç almak istiyor. Düşman, son operasyonda hem daha fazla teknik kullanıyor hem de dış güçleri daha fazla destek almak için hazırlamış. En önemlisi de Kürt işbirlikçi çizgisini daha fazla aktifleştirmiş. Yani bu çerçevede Başûr hattından da saldırmak için KDP ile aralarında yapılan görüşmeler, verilen gizli sözler var. KDP de düşman için hazırlıklar yaptı. Düşman gerillayı Zap’ta kuşatmaya alıp başarılı olmayı hesapladı.

DAİŞ ARTIĞI ÇETELERİ VE KORUCULARI DA KATIYORLAR

Kürt işbirlikçi çizgisini sadece Başûr’da değil, Bakur’da da aktifleştirmek ve operasyona katmak istediler. Kürdistan’daki bütün korucuları toplayıp operasyona katıyorlar. Yine Suriye’deki DAİŞ artığı çeteler, özellikle de Türkmenistan’dan gelenleri de operasyona alıyorlar. Geliştirilmiş teknikle, Kürt işbirlikçilerle ve özellikle de kimyasal silah kullanarak sonuç almak istiyorlar. Geçtiğimiz sene de bu yöntemlere başvurdu ama bu sene Kürt işbirlikçi çizgiden daha fazla yararlanmak istiyorlar. Hatta Kürtler arasında bir çatışmanın çıkmasını hesaplıyorlar. Bu çerçevede sonuç almak istiyorlar.

GERİLLANIN MÜDAHALESİ DÜŞMAN PLANLARINI ENGELLEDİ

Düşmanın saldırılarının 17 Nisan’da başladığı söyleniyor ama esas olarak 14 Nisan’da başladı. 14 Nisan’da uçaklarla, obüslerle, havanlarla saldırıya geçti. Daha sonra 17 Nisan akşamı saat 8 buçukta aniden Zap ve farklı birçok alana helikopterle asker indirmek istedi. 9-10 yere eş zamanlı asker indirerek gerillayı şaşırtmak istedi. Bu şaşkınlık ve kargaşadan istifade edip alanı işgal etmeyi amaçladılar. Yani bir günde bu alanlara yerleşmeyi planlıyorlardı. Fakat karşılarında Kürdistan’ın fedai gerillaları vardı. Zap ve Avaşîn alanındaki gerillaların fedakarca ve bilinçli bir şekilde düşmana müdahale etmesi takdire şayandır. Arkadaşlar büyük bir kahramanlık sergiledi. Arkadaşlar 5-6 gün üst üste düşman asker indirmek istediği her anda onları engelledi ve göğüs göğüse bir savaş verdi. Eğer arkadaşlar tam zamanında ve yerinde bir tepki göstermeseydi düşman stratejik bazı alanlara girebilir ve başarıya ulaşabilirdi. Ama arkadaşların dikkatli olması, fedaice, kahramanca ve büyük bir cesaretle saldırılara karşılık vermesi düşmanın planlarının başarıya ulaşmasını engelledi.

ÇOK BÜYÜK BİR SAVAŞ VERİLİYOR

Düşman birçok alana asker indiremedi. Doğrudur, bazı alanlara indirdi ama onu da 5-6 gün sonra yapabildi ve şu an oralarda tıkanmış durumdalar. Mesela Kurojahro’ya indirdiği askerler çok zor durumda kaldı. Düşman Şeladîzê’den, karadan o askerlerini kurtarmaya gitti. Yine de çok büyük kayıplar verdiler. Çok büyük bir savaş veriliyor. Düşman uçaklarla, helikopterlerle, obüslerle, her türlü silahla havadan ve karadan saldırıya geçti. Bakur’dan da karadan geldiler. Bu şekilde arkadaşları şoka uğratıp yaşanacak karmaşadan faydalanmak istediler. Ama kahraman arkadaşlarımız büyük bir irade ve cesaretle bu saldırılara cevap vererek düşmanı yenilgiye uğrattı. 15 günü geride bıraktığımız bu savaşta Kürdistan özgürlük gerillası büyük bir başarı göstermiştir.

Bundan dolayı sizin aracılığınızla Zap ve Avaşîn eyaletindeki fedaileri canı gönülden selamlıyorum, direnişlerinden dolayı hepsini tebrik ediyorum. Halkımızın da bu kahramanları kutlaması lazım. Çünkü büyük bir tehlikenin önünü aldılar ve düşmanın sonuç almasına engel oldular.

Bu direnişte kahramanca direnerek yaşamını yitiren bütün şehitlerimizi de saygı ile anıyorum, bir kez daha söz veriyoruz kanları yerde kalmayacak. Anılarını yaşatacağız ve intikamlarını alacağız. Zap alanını direniş, zafer kalesi yapacağız. Düşmandan bu şekilde intikamlarını alacağız.

ERDOĞAN YÜZLERCE ASKERİN ÖLÜMÜNÜ GÖZE ALMIŞ DURUMDA

Düşman şimdiye kadar hiçbir şekilde mevzilere girememiştir, Türk devletinin yalancı savaş bakanının yaptığı açıklamalar doğru değil. Çok fazla kayıp verdiler. Arkadaşlarımızın verdiği rakamlara göre ve takip ettiğimiz kadarıyla 300 civarında kayıpları var. Belli ki Erdoğan ve Bahçeli yüzlerce, binlerce askerin ölümünü göze almış durumda. Mesela askerleri indirmek istiyor ama indiremiyorlar, helikopter geri dönüyor. 1.5-2 saat sonra tekrar askerleri indirmeye çalışıyorlar, arkadaşlar yine müdahale edip izin vermiyor. Askerler üslerine de dönemedikleri için ortalıkta bırakılıyorlar. Yani askerlere ya ölün, ya yerleşin diyorlar. Geri dönüşleri yok.

PİSLİKLERİNİ ÖRTMEK İÇİN …

Türkiye halkının çocuklarını -ki aralarında belki Kürt çocukları da var-, çıkarları için ölüme gönderiyorlar. İktidarlarını sürdürmek ve pisliklerini örtmek için halkın çocuklarını ölüme gönderiyorlar. Ekrana da çıkıp halkın önünde yalan söylüyorlar. Şimdiye kadar belki sadece 10 kayıplarını açıklamışlardır ama durum öyle değil. Çok fazla kayıpları var. Türkiye halklarına tek doğru bir şey söylemiyorlar. Çok ciddi bir savaş var ve bu savaşta büyük kayıplar veriyorlar. Bu yüzden tekrar kimyasal silah kullanmaya başladılar.

ULUSAL BİR SAVAŞ VERİLİYOR

Düşman şu an tıkanmış durumda ama arkadaşların yükü de öyle hafif bir yük değil. Bizim de her alanda Zap’taki kahramanlara destek olmamız lazım. Halkımız, bütün arkadaşlarımız, tüm Kürdistan eyaletleri, herkes rolünü oynamalı. Ulusal bir savaş veriliyor, bu yüzden herkes elinden gelen her şeyi yapmalıdır.

Bu savaşta şehit düşen arkadaşlarımız da var. Şehitlerimizin kimlik bilgilerini açıklıyoruz ama henüz isimlerini, künyelerini netleştiremediğimiz şehitlerimiz de var. Şehit düşen bütün arkadaşlarımızın isimlerini açıklayacağız, halkımızın bu konuda şüphesi olmasın. Biz asla kayıplarımızı saklamıyoruz. Çok büyük bir savaştayız ve bu savaşta başta halkımız olmak üzere tüm dünya nasıl bir bedel verdiğimizi görsün istiyoruz. Bu yüzden kayıplarımızı saklamıyoruz. Şehitlerimiz bizim gururumuzdur. Uluslararası güçlerden destek alan, son teknolojik silahlarla saldıran bir düşmana karşı çok büyük bir savaş veriyoruz. Bu kolay birşey değil, elbette kayıplarımız var. Önümüzdeki süreçte şehit düşen diğer arkadaşlarımızın da kimlik bilgilerini paylaşacağız.

Bu saldırılara karşı gerilla taktiklerinde nasıl değişiklikler oldu? Gerilla bu kadar büyük saldırılar karşısında nasıl bir direniş sergiliyor ve nasıl böyle başarılı eylemler yapıyor?

Kürdistan özgürlük gerillası  savaş sanatında bir derinliğe ulaşmış durumda. Zaten böyle bir derinliğe ulaşmasaydı bu kadar büyük saldırılar karşısında kimse duramazdı. Rêber Apo’nun ideoloji ve felsefesi doğrultusunda hareket eden gerilla, büyük bir inanç ve cesaretle direniyor. Şüphesiz savaş sadece cesaret, inanç ve irade ile yürütülmez. Aynı zamanda savaş sanatında bir derinlik var, zengin taktikler var. Arkadaşlarda bu gelişmiş durumda. Uzman ve profesyonel yöntemlerle bir savaş yürütülüyor. Özellikle geçtiğimiz sene yaşadığımız tecrübeler bizim için çok önemliydi. 2020 yılındaki savaşta, Heftanîn’de, geçen sene Avaşîn, Zap, Metîna, Zendura, Mamreşo, Girêsor, Werxelê alanlarında yaşanan savaşta birçok tecrübe edinildi. Arkadaşlarımız bu tecrübeler sonucu belli bir aşamaya ulaştılar ve bu şekilde düşmana karşı böyle bir direniş sergilendi.

ŞU AN KİMYASAL KULLANIYOR

Arkadaşlarımızın taktik ve yöntemleri dünyadaki gerilla savaşlarında birçok yenilik de yarattı. Gerilla sadece Kürdistan için değil tüm dünya için örnek olacak taktik ve yöntemler geliştiriyor. Yani savaş tek yönlü yürütülmüyor. Zengin taktikler, yöntemler, inanç, irade ve kararlılıkla yürütülüyor. Bütün bunlar birbirini tamamladığı için gerilla bu vahşi saldırılara karşı durabiliyor. Düşman şu an kimyasal silah kullanıyor. Zaten kimyasal silah kullanmasa gerilla karşısında anında yenilirdi. Nerede kimyasal kullandıysa oradaki halk kaçmak zorunda kaldı. Asker de orada kalmadı. Ama şu an kimyasal silah da düşman için çare değil. Şüphesiz buna karşı durmamız lazım, bu insani bir şey değil, fakat bugün düşmana karşı özgürlük gerillasında bir performans ortaya çıkmış durumda. Bir düzeye ulaşıldı. Bu, bütün Kürtler için onurdur. Kendisini NATO’nun 2. en büyük ordusu olarak gören bir orduya karşı böyle bir direniş sergilemek sıradan bir şey değil.

TEKNİĞE VE KÜRT İŞBİRLİKÇİ ÇİZGİSİNE GÜVENİYOR

Diyorlar ki, gerilla en fazla kaç gün direnebilir? Hayır, öyle değil. O alanlarda yenilecek bir güç varsa gerilla değil, işgalci Türk devletidir, Türk askeridir. Gerillanın sergilediği direniş, gösterdiği cesaret, geliştirdiği yol ve yöntemler zaferin temelini oluşturuyor. Düşman şu an en çok teknik gücüne ve Kürt işbirlikçi çizgisine güveniyor. Savaş iradesi yok, çeteleri, korucuları toplayıp operasyonlara çıkıyor. Bu şekilde sonuç almak istiyor. Biz ise buna karşı haklı bir dava yürütüyoruz, haklıyız. Kürt halkının özgürlük davasından daha haklı bir dava yok. Biz varlık, dil, ulus davasının mücadelesini veriyoruz. Rêber Apo’nun felsefesi ve şehitlerimiz bizim güç kaynağımızdır. Her arkadaş bu inançla mücadele ediyor. Her gerilla düşmana karşı aslanlar gibi duruyor. Bütün arkadaşlarda büyük bir irade var. Yine aklımıza, yol ve yöntemlerimize güveniyoruz. Devrimci halk savaşı perspektifine inanıyoruz. Bu inanç ve kararlılıkla düşman karşısında böyle bir savaş verebiliyoruz. Düşman ise ahlaksızca yol ve yöntemlerle sonuca gitmek istiyor. Bu yüzden zafer düşmanın değil bizim olacak, Kürdistan özgürlük gerillasının olacak.

Hareketli gerilla timlerinin bu savaştaki önemi nedir?

Kürdistan özgürlük gerillasının hareketli timleri, tüm yol ve yöntemleri kullanarak kendini savunuyor, savaşıyor. Hareketli timlerin rolü önemli. Birçok başarılı eylem yaptılar. Yani küçük bir kuvvet düşmana büyük darbeler vurabilir. Düşmanı kalbinden vurabilir. Hareketli timlerin kullandığı yol ve yöntemlerde bir yanlış yapılmadığı sürece arkadaşlar daha etkili eylemler yapabilir. Sadece bir tim değil koordineli bir şekilde birkaç tim birlikte hareket edebilir. Şüphesiz yan yana, devamlı farklı şekillerde hareket edebilir Yeni yol ve yöntemler geliştiriyoruz. Hareketli tim tarzı düşmanın tekniğini boşa çıkarıyor. Böyle önemli bir rolü var hareketli timlerin.

Arkadaşların yükü çok ağır, bunun farkındayız. Fakat arkadaşlar da tarihi bir rol oynadıklarını bilmeliler. Bu yüzden sabırlı, planlı, akıllı bir şekilde hareket edin. Şehitlerimizin kanı ile ortaya çıkan yol ve yöntemler konusunda derinleşin. Arkadaşlar bu temelde düşmanın stratejisini yenilgiye uğratabilir, devrim stratejisini başarıya ulaştırabilir.

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu