MEDYADAN

Mısırlı Yazar: Türk devleti Suriye ve Kürt kimliğini yok etmek istiyor

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarının amacına dikkat çeken Mısırlı Araştırmacı ve Yazar, “ Türk devleti Suriye ve Kürt kimliğini yok ederek, topraklarına yeni bölgeler dahil etmek istiyor” dedi.

Serêkaniyê ve Girê Spî’nin işgal edilişinin ikinci yılına girerken, işgalci Türk devleti, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine saldırmaya devam ediyor. 9 Ekim 2019 yılında saldırılarına başlayan işgalci Türk devleti 300 bin sivilin yerinden edilmesine sebep oldu.

İşgalci Türk devleti 24 Ağustos 2016 yılında askeri gücüyle Suriye krizine müdahil oldu. İşgalci Türk devleti, DAİŞ çeteleriyle Cerablus, Bab ve Ezaz’ı, ardından başta Rusya ve ABD olmak üzere uluslararası devletlerin desteğiyle Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’yi işgal etti. Mısırlı Araştımacı ve Yazar Mihsin Ewedellah, işgalci Türk devletinin asıl amacının Suriye topraklarını daha fazla işgal etmek olduğunu belirtti.

Mihsin Ewedellah ANHA’ya verdiği demeçte şu cümleleri kullandı: “Türk devletinin Suriye’deki planları yeni değil. Suriye devriminin başladığı andan itibaren Türk devleti, dünyanın çeşitli yerlerinde cihatçı gruplara destek veren çete ve radikal gruplara sınırlarını açtı. Suriye devrimi böylece özgürlük, demokrasi, adalet ve eşitlik umudu taşıyan halktan gasp edildi. Bu müdahale ile sivil devrim Osmanlı kılığına girmiş bir devrime dönüştü. Çeteler, devrimcilere yönelik saldırılarda kullanıldı ve devrimci güçler parçalandı.”

‘TÜRK DEVLETİNİN PLANI SURİYE HALKLARININ TALEPLERİ ÖNÜNDE ENGEL OLMAK’

İşgalci Türk devletinin Suriye halkının gerçekleştirdiği devrime engel olduğunu, Suriye halkının özgür ve demokratik yaşama ulaşma hayallerini yıktığını vurgulayan Mihsin Ewedellah, “10 yılın ardından devrimi değerlendirecek olursak, Türk devletinin müdahalesiyle iç savaşa dönen ve sonucunda da yüz binlerce şehit veren ve yüz binlerce göç eden Suriye halkını göreceğiz. Dolayısıyla Türk devletinin Suriye devrimini tamamen çaldığı söylenebilir. Suriye halkının özgür ve demokratik yaşam hayali ve isteklerini yok etti” ifadelerini kullandı.

Mihsin Ewedellah, işgalci Türk devletinin temel amacının Kürt halkının taleplerine karşı çıkmak, Suriye’deki Kürt halkının Kuzey ve Doğu Suriye’de herhangi bir kazanım elde etmesine izin vermemek olduğuna dikkat çekerek, “Türk politikacıların ve Türkiye sisteminin birbirinin devamı olma niteliği ise Kürtlerin korkusundan kaynaklı olduğu söylenebilir. Çünkü Türkiye devleti Kürt halkının her bir düşüncesini ya da attığı adımları Türkiye politikasını parçalama olarak ele aldığından Kürt halkına yönelik her zaman korku duygusunu besledi” dedi.

Türk devletinin Kürtlere yönelik bazı politikalarına işaret eden Mihsin Ewedellah, “ Türk devletiyle ilişkileri iyi olan Başûrê Kurdistan hükümeti referandum sürecine girdiği zaman Türk devleti medya aracılığıyla Hewlêr’e savaş açtı. Türk devleti bölgeyi kuşatarak referandumu baltalamaya çalıştı. Kürt halkını bir kör düğüm olarak gören Türk devletinin Suriye’deki tüm planları Kürt halkına karşı beslediği korku duygusuyla başlıyor” vurgusunu yaptı.

Türk devletinin Suriye’ye yönelik işlediği suçlara ve diğer Arap devletlerinin iç işlerine müdahalesinde Arap Birliği’nin tutumuna ilişkin olarak Mihsin Ewedellah şunları söyledi: “Türk devletinin çetelerini Libya’ya göndermesi ardından Arap Birliği’nin tutumu Türk devletine karşı netleşti. Türk devletinin Suriye krizi üzerindeki etkisinin fazla olmasından kaynaklı Arap devletlerinin iç işlerine müdahale etmesinde tutumlarının net olması gerekir. Suudi Arabistan’dan güçlü tepkiler geldiğini gördük. Türk devletinin malzemelerini boykot eden Suudi Arabistan’ın tutumu Türk devletinin ekonomisinde olumsuz izler bıraktı. Ancak, genel ulusal güvenliğin zayıf olmasından kaynaklı Arap Birliği’nin Türk devletine karşı ortak bir siyasi tutum ortaya çıkmadı.  Bazı Arap devletler Türk devletine destek sunarken bazıları ise karşı çıkarsa Türk devleti hiçbir pozisyondan etkilenmeyecek. Bu bağlamda Arap devletlerin ortak siyasi bir tutumunun olmaması Türk devletinin Arap bölgelerine yönelik hesaplarını genişletmesine neden olacak.”

‘İSKENDERUN SENARYOSUNU TEKRARLAMAK İSTİYOR’

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi’ne yönelik devam eden saldırılara değinen Mihsin Ewedellah, “Korktuğum şey, Türk devleti Bab, Cerablus, İdlib, Efrîn ve İskenderun’u nasıl Suriye topraklarından Türkiye’ye dâhil ederek Türkleştirme politikasını uyguladıysa diğer bölgelere aynı şekilde yaklaşmasıdır” dedi.

Son olarak Mihsin Ewedellah, Türk devletinin işgal altındaki topraklarda Suriyeli ve Kürt kimliklerini yok etmek istediğini, demografi değişimine giderek bölgeleri Türkiye topraklarına dâhil etmek için hazırlık yaptığını belirtti.

ANHA

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu