M.Husedin

Libya’da ne olup bitiyor?

Türklerle politik ayrışmamız öyle bir düzeye geldi ki Türkleri zayıflatacak, mağlup edecek, morallerini bozacak, yenik duruma düşürecek her gelişmeyi heyecanla gözler olduk.

Böylesi düşünceler içinde olabilmemizin sebebi üç ayrı örgütün ayrı ayrı komutaları altında olsalar bile kendimize ait milis ve ordu arası askeri güçlere sahip olmamız. Türklerin düzenlerinin bozulmasının, moral dağınıklık içerisine girmelerinin, yönetim krizi yaşamalarının bu güçlere galibiyet alanları açacağının çok iyi farkındayız. Libya’da Türk karşıtı bir cephenin aktif olmasına bu şekilde bakıyor, orada Türklerin sağlam ve utanç dolu bir yenilgi yaşamasını yüreğimiz ağzımızda bekliyoruz.

Libya meselesi aslında çok karışık bir mesele değil. Tüm Arap devletlerinde olduğu gibi aidiyetin ne Araplık ne de devlete tabiilik olduğu bir toplumdan bahsediyoruz. Toplumu oluşturan asıl önemli bağın aşiretler olduğu bir topraklardan bahsediyoruz. Muammer Gaddafi gibi bir diktatörün (veya mesela Ürdün’de Kral Abdullah gibi bir kralın) yönetiminde aşiret bağları aşiret liderleri aracılığıyla kontrol edilebilse de, üst yönetim devre dışı kalınca bu yapay ülkeler ister istemez kendilerini aşiret coğrafyalarına ayrılmış buluyorlar. Bugün Libya dediğimiz topraklarda sorun bu. Mesele Türkler ve Kürdler gibi iki ayrı milletin çarpışması değil, zorla birbirine dikilmiş aşiretlerin yabancı güçlerin iştahlı müdaheleleri ile birbirlerine karşı konumlanışlarından ibaret. Dolayısıyla Libya’ya Libya diye bakmak Türkiye’ye Kürdistan’ı görmeden tek blok bir Türkiye gibi bakmak kadar yanlıştır.

Libya Berber (Amazig) ve Arap karışımı insanların ülkesidir diye geçse bile bu aslında sadece ülkenin kuzey bölgesi için geçerli. Orta bölgesi tamamen insansız olan Libya’nın güneyinde kara Afrikalı Tubu topluluğu ve orta-batısında Araplarla karışmamış ve Tuareg diye geçen Amazig halkı, yani Berberler yaşar. Çatışmaya konu olan nüfus kısaca Arap diyeceğimiz, Arap-Berber karışımı olan, aşiretler şeklinde varolan topluluktur. Diğer etnisitelerin Libya’da politik ağırlıkları bulunmamakta.

Libya’nın kuzeyinin nüfus dağılımına baktığımızda kendimizi iki kopuk coğrafyaya bakar buluruz. Doğusu ve Batısı birbirinden sadece coğrafi olarak değil tarihsel olarak da kopuk iki ayrı Libya. Koloni döneminin kurduğu bu ülkenin başkenti batıdaki Tripoli. Diğer büyük şehir ise doğudaki Bingazi. Geri kalan nüfus ağırlıklı olarak bu iki merkezin etrafındaki görece daha küçük şehirlerde yerleşik. İkisinin ortasında ise Sirte isimli bir muamma. Bugünlerde haberlerde izlediğimiz çekişme aslolarak Sirte için.

Mesele şu. Libya’da petrol iki aks üzeri bulunur. Birinci aks her ikisi de batıdaki Başkent Tripoli’nin güneyine denk düşen iki ayrı bölgedir.

Diğeri, Bingazi ve Sirte arasındaki bölgenin güneyindeki, denize daha yakın alanlarda bulunan asıl petrol bölgeleri. Türklerin karşısında durduğu için Kürdlerin bir heyecanla baktığı Halife Haftar Bingazi merkezli Doğu’nun lideri. Tripoli’yi de ele geçirip Libya’nın sultanı olmak istiyordu ama görünen o ki buna gücü yetmedi. Diğer yandan Bingazi’den Sirte’ye kadar olan asıl zengin bölgeyi elinde tuttuğunu not düşelim.

Türklerse Tripoli’deki kukla hükümeti bir koltukta oturup Libya’nın batısında fiilen borularını öttürüyorlar. Avrupalıların bitkinliğinde kendilerine bir atak alanı buldular ve petrol ihtiyaçlarıyla birleşince bu uluslararası belirsizliği kendileri için bir fırsata dönüştürmekle meşguller. Libya’da durum kısaca bu.

Tripoli ve Bingazi etrafında toplanmış aşiretleri bir ülkenin vatandaşları baştan yanlıştır. Arap olmayan diğer etnisitelerinse zaten bir politik ağırlığı yok. Türkler Sirte’ye yerleşecek olsalar muhtemelen Bingazi’deki aşiretler liderlerini tek tek ayartmak suretiyle hükümlerini tüm Libya’ya yaymakla meşgul olurlardı ama buna Mısır’ın müsaade edeceğini sanmam. Bingazi ve çevresi zurnanın zırt dediği yerdir.

Bingazi’den bakınca Tripoli uzaktır ama Mısır’dan bakınca Bingazi Türklere bırakılamayacak kadar yakındır.

Peki ne olur? Görünen Türklerin gerilimi Sirte’de tutmak suretiyle Tripoli’deki hükümlerini herkese tescil ettirmek istiyorlar.

Gün doğmadan neler doğar derler. Türklerle Libya’da savaşacak bir güç işin lojistiğinden dolayı mümkün olmadığına göre piyango Türklerle aktif savaş yürüten tek güce, PKK’ye çıkabilir. Önümüzdeki yılların belirleyici dönemi içinden geçtiğimiz aylar olabilir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu