Mahmut Alınak

KÜRTLER İSTERSE BU EĞİTİM YILI İÇİNDE KÜRTÇE EĞİTİM HAKKINI KAZANIRLAR

Anadilde eğitim nefes almak gibi doğal bir haktır; bu hakkı çiğnemek vahşiliktir.

Devletin yüzyıldır sürdürdüğü ırkçı ve ezberci eğitim sistemi, yalan yanlış bilgilerle sadece Kürt ve diğer mazlum halkların çocuklarını değil, Türklerin çocuklarını da zehirleyip robotlaştıran bir sistemdir. Çünkü devlet bu talancı düzeni sürdürmek için -Türk de olsa- kimsenin uyanmasını istemiyor. İstediği itaatkâr ve kölece boyun eğen insan tipidir.

Kürtler ayrıca okulda ve dışarıda bir de ağır bir asimilasyon işkencesine tabi tutuluyor. Kürtçe eğitim bu nedenle yaşamsal bir ihtiyaçtır. Ne var ki devlet bu insani hakkı vermemekte diretiyor.

NE YAPMALI

Bu ırkçı eğitimin BOYKOT edilmesi ve öğrencilerin alternatif okullarda eğitilmesi en kestirme yoldur. Ama bu tren çoktan kaçırıldı.

Kürtler 1940’larda çocuklarını okula göndermek istemiyorlardı. Devlet, çocuklarını okula göndermeyen babaları hapse atıyor, kadınlara da okullarda zorla Türkçe öğretiyordu.

Devletin o vakitler zorla yaptırdığını Kürtler -ne acıdır ki- şimdi kendileri yapıyor.

Kürt anne ve babalar çocuklarını pür neşe kendileri okula götürüyor. Çocukları iyi bir karne getirdiğinde onlarla gurur duyuyor; hâkim, savcı, avukat, mühendis, öğretmen olduklarında da dünyalar dolusu seviniyorlar!

Şu asimilasyon terörüne bakın ki, bazı aileler çocukları okulda Türkçe öğrenmekte zorlanmasın diye evde Kürtçe konuşmayı yasaklıyorlar.

Böylece Kürtçe her geçen gün biraz daha erirken, Türkçe hâkim dil haline geliyor.

BASİT BİR SİVİL İTAATSİZLİK

Tüm negatif şartlara rağmen yine de bu cani eğitim sistemini çökertmenin imkânları vardır.

Basit bir sivil itaatsizlik önereceğim:

Birkaç gün sonra okullar açılıyor. Kürtler ve dilleri yasaklı olan diğer halklar bunu tarihi bir imkâna dönüştürebilirler.

Öğrenciler -ilkokuldan üniversiteye kadar- sınıfta kendi dilleriyle konuşurlarsa eğitim pek çok yerde felç olur. Öğretmen Türkçe soru soracak ama öğrenciler ona Kürtçe, Çerkesçe, Arapça…cevap verecekler!

Bu durumda öğretmenin yapacağı tek şey, çantasını alıp sınıfı terk etmektir.

Bu sivil itaatsizliğin içte ve dışta ağır siyasal ve psikolojik sonuçları olacaktır. Hiçbir iktidar bu kaosu ve ruhsal kopuşu kaldıramaz. Ya istifa eder, ya da ortaya çıkan bu iradeye boyun eğerek anadilde eğitim hakkını tanımak zorunda kalır.

Aileler biraz ter dökecek; ama fazlasıyla değer.

Görev şimdi Kürtlerde ve diğer yasaklı halklardadır.

Daha Fazla Göster

Bir Yorum

  1. Sayın Alınak, yazını okudum, ama senin önerilerinin hiç birisini yapacak ne bir Kürd vardır ve ne de Türkiye’de 7-8 milyon olan diğer bazı etnik gruplar. Onlar göç ederek gelmiş ve Türklüğü kabul etmişler. Milyonlarca kürd hakeza. Kalanlar ıse ulusal ruhtan yoksunlar. Eğer Kuzey Kürdistan’da ulusal ruh güçlü olsaydı, çoktan sorun haledilmiş olurdu. Ama o ruh çok eksik ve ekonomik durum bundan başarılı oluyor. Yani Kürd onurun açlığa satıyor, onurlu ölümü düşünmüyor bu bir. İkincisi Türkiye’deki insanlar topluluğunun, beyinleri İslam zehiriyle zehirlenmiş, öylesi bir toplulukta ne demokratik bir toplum yaratılır, ve ne de senin istediğin sosyal bir devrim. Saygılar.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: