Mehmet Önder

KÜRTLER BU KEZ DE YARDIM EDECEK Ml?

Tarih, çağın yeni koşullarında kendisini tekrarlıyor. Alpaslan’nın Anadoluya girişinden günümüz cumhuriyetinin kuruluşuna kadar Türklere her türlü siyasi ve askeri desteğini esirgemeyen Kürtler, yeniden Türklere bir diktatörden kurtulmak için yardım edecek mi? Yada Kemalist rejimden kurtulmak ve siyasal islam sistemini oturtmak isteyen bir diktatöre mi yardım edecek?

Her ikisi de Kürtlerin gücünü karşılıksız kendi tarafına çekmek istiyor. Kemalistler kendilerini demokratik, çağdaş, ilerici, hukuka ve insan haklarına saygılı, modern Türkiye’nin sahipleri olarak görüyor. Kürtlere ” eğer haklarını istiyorsan ve bu değerlere inanıyorsan bizi desteklemelisiniz” diyor. Erdoğan ise ” bakın! bunlar putperest. Dinsiz-imansız. Sizi yıllarca kandırdılar. Şeyh Saidi, Seyit Rızayı astılar. Siz Kürtleri katlettiler. Islam çatısı altında birleşelim. Islam size hakkınızı verecektir” diyor.

İkisi de sahtekar. Biri Kemalist-faşist diğeri islamo-faşist. Birinci raundu Erdoğan kazanmıştı. Kürtler yalanlarına inanmış onu desteklemişti. ikinci raundu Kemalistler Kazandı. Kürtler Belediye seçimlerinde sekuler diye Kemalistleri destekledi. Kürtler, Kemalistler ile Osmanlıcı islamcılar arasında bir tercih yapmak zorunda değil. Tercihini kendi ulusal çıkarları, haklarını garanti altına alacak şekilde yapmalıdır.

Son günlerde muhalefette Kürtler aktüel hale geldi. CHP kongresinde mikrofonu eline alan Kürtlerden söz etti. Kılıçdaroğlu Kürt sorununu parlamento da halledeceğini söyledi. Parlamentonun ele alması demek siyasi çözüm demektir. Böyle bir şey için kendisinin iktidar olması gerekir. Maalesef Iktidar olmak için şansı kalmadı. ‘Son bir umut’ dercesine Kürtlere sarılıyor. Cemaat yazarları da Kürtlerden sık sık söz eder oldu. Ellerinde dünya kadar olanak olmasına rağmen direnemediler. Yeni keşf etmiş gibi şimdi de Kürtlerin mazlumiyetinden ve haklarından bahsediyorlar. Erdoğan, Kemalist rejimin dibini oyarken Kemalistler kılını bile kıpırdatmıyor. kıpırdayacak halleri de yok zaten. Umutlarını Kürtlerin dinamik ve direngen ruhlarına bağladıkları görülüyor.

Kürtler bu kez kendi hakları için hareketlenecek gibi görünüyor. Aksi girişimler ihanet sayılır. 900 yıldır hep Türklerin başarısı ve huzuru için hareket ettiler. Selçuklu ve Osmanlı için defalarca savaşa girdiler. Ittihat ve terakki için Ermenileri katlettiler. Kendi kendilerini katlettiler. Insanoğlunun yaşayabilecegi en büyük zulmü yaşadılar. Aldatıldılar. Türkler Anadoluya geldiklerinden beri Kürtler hep onlara yardım etti. Ortak yanları sadece aynı dine inanmalarıydı. Herşey Bağdatta oturan Abbasi halifesinin ricasıyla başladı. Halife Kürt beylerinden müslüman Alpaslana Bizansa karşı yardım etmelerini istedi.

Ibn’ ul Nedim, Imaduddin el Isfahani, Ibn’ ul Devadduri gibi tarihçiler, Şaddadi ve Mervani gibi Kürt hükümdarlarının Alpaslana 13.000 civarında seçkin birlikler verdigini anlatır. Osmanlının yükselme dönemine bakıldığında yine Kürtlerin etkili düzeyde desteği görülür. Tüm Kürdistan ülkesinide istila eden ve Amasya diplerine kadar gelen Safeviler, Osmanlı yönetimini ürkütmüştü. Vezirlerinin yenilgi korkusu ile karşı çıkmasına rağmen, Yavuz Sultan Selim kendisini tehlike konusunda uyaran Kürt heyetinin başkanı Idris-i Bitlisi ile anlaşarak Safevilere karşı savaş açtı. 25 Kürt beyinin desteği ile Safevileri Tebrizin gerilerine kadar sürdü. Bağdata girdi. Mısırı aldı. Bu süreçte Yavuzun emri ile binlerce Alevinin katledildiği de bilinir. Zaferden sonra mükafat olarak beylikler yeniden yetkilendirildi ve beyliklerin hakim oldugu bölgeye resmi olarak Kürdistan denildi. Kürt beylikleri 2. Mahmut dönemine kadar uzun bir süre bölgedeki iktidarlarını korudular.

1. Dünya savaşında Hicazda, Trablusgarbda ve Yemende 0n binlerce Kürt genci Osmanlının düşmanları ile savaşırken yaşamını kaybetti. Trablusgarbda öncü birlikler “Kürt Taburları”idi. Yemene savaşmaya sadece Muşlu Kürtler gitmişti. Sarıkamışta ölen Kürtlerin sayısı hala tam olarak bilinmiyor. En önemlisi Mustafa Kemal’in kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşu…Bizans entrikalarına taş çıkaracak cinsten ayan beyan yalan ve kalleşlikle dolu. Savaşı yürütürken sadece islama güvendi. Ortada Millet diye bir şey yoktu. Kürt beylerini “ortak vatan” sözü ile kandırdı. Lozana gitmelerini şantaj, tehdit ve rüşvetle engelledi. Tapuyu alır almaz komplolar, siyasi cinayetler, katliamlar başladı. Ardılları günümüze kadar bu işi ustaca yapmayı sürdürdü.

Osmanlıcı siyasal islam ile Kemalistlerin hesaplaşması mutlaka yaşanacak. Direnişi, mücadelesi, deneyimleri ile herkesin saygı duyduğu bir güç haline gelen Kürtler, bu hesaplaşma sürecinden elbette etkilenecektir.

Kemalistler de siyasal islam da Kürtlerin bu süreci eli boş atlatmaları için ellerinden geleni ardına koymayacaklar. Öyle sinsi bir politika yürütülüyor ki kendi aralarında hesaplaşma sürerken bile Kürtler aleyhine meclise getirilen her türlü kararı, aralarında ki anlaşmazlıkları bir tarafa koyup topyekün desteklediler. Şimdiden baslamışlar zaten Kürt mücadelesini “Kimlik mücadelesi, ötekileştirme” şeklinde asağılamaya. Yağma yok!

“Devrimler firsatları değerlendirme sanatıdır” deniliyordu. Bu formül ulusal mücadeleler için de geçerlidir. Kendi hakları için gerekirse ‘şeytan’ ile işbirliğine gitmeli ve her firsat değerlendirilmelidir. Artık Türklerin refahını korumak, zaferlerine yardım etmek yerine, kendi haklarını almak ve Kürtlüğü özgür bir geleceğe taşımak esas alınmalıdır.

 

Türk rejimi tıkandı. Deyim yerindeyse “buraya kadar”… Bir mucize olmaz ise Erdoğan, kesinlikle muhalefeti ve Kemalizmi tasfiye edecek. Bu tasfiyeyi yavaş yavaş yapıyor. Sürece yayıyor. Uluslararası alanda meşru kalabilmek için şu an muhalefete ihtiyacı var. Yoksa varlığını ortadan kaldırmak için, dincisiyle, liberalistiyle, faşistiyle ve zorunlu olarak Kürdüyle ittifaka giren Kemalistleri, gözünü kırpmadan siyasal hayattan siler. Bunu kendine göre düzenlediği hukuk yolu ile olmazsa, şiddet yöntemleri ile de yapmaktan çekinmez. Erdoğanın kaybetmesi demek dünya siyasal islamın da kaybetmesi demektir. Bu nedenle onun uluslararası girişimleri dikkatlice izlenmelidir. Siyasal islamın sonunu uluslararası güçler hazırlayacaktır.

Yunanistana efelenmesine uluslararsı güçler ciddi şekilde karşılık verince, araştırma gemisini Antalya limanına çekerek barış dilenmeye basladı. Dünya onun bu çapsızlığını biliyor. Aklı sıra uluslararası dengeler ile oynayarak ayakta kalabileceğini sanıyor. Siyasal islami yerleştirmek için savaşa ihtiyacı vardır. Savaş için paraya, petrole ihtiyacı vardır. Güney Kurdistanı işgal manevraları bunun içindir. En küçük bir destek görürse eğer Musula kadar gitmesi ihtimal dahilindedir. Katar desteği Amerikanın düdük çalmasına kadardır. Ona güvenemeyecegini biliyor.

Süreç Kürtler açısından stratejiktir. Tercihini birlikten yana yapmalı, uluslararası desteği almaya çalışarak ne Kemalizme ne de siyasal islama alet olmayarak kendi çıkarlarının peşinden gitmelidir.

 
 
Daha Fazla Göster

Bir Yorum

  1. Biz Kùrdler kendmize gelmeliyiz.
    siyasi yolunu kaybetmi§ §a§kinlar gibi bir kemalist katilleri bir Islami katillerin destekcisi olmaktan vaz etmeliyiz.
    Ayni olçùde vatansiz ve devletsiz solculuk ve yeniceri Alivi askeri olmaktan vaz etmeliyiz.
    Legal siyasette Leyla Zana xanimin duru§u bugùne kadar emsali olmayan Kùrd u Kùrdistani bir duru§tur.
    Tarih boyunca Sunni islamin Fa§izimi ve Alivi islamin Ereb kan davasi bize zarar verdigi ve vatansiz biraktigini unutmamak lazim.
    Bu iki mezhebli yabanci enfalci ve katil islamin sosyal ve demokratik devleti olmadi ve olmayacak.
    Maskeli devlet somùrgeci devlet ajanlarinin demokratik islami yada halklarin karde§ligi lakirdisi somùrgecilere hizmet lakirdisidir.
    Biz Kùrdlere dostluk ve karde§lik ilan eden yada el uzatan bir halk yok.
    Bizi oldùrmeye uzanan katil halklarin elleri var.
    Kùrdin dù§manlari dùnyaya dù§manlik yapan Alivi ve sunni islamdir.
    Dùnya bizim magduriyetimizdeki payini anladi.
    Kom§u halklar bizim hakilimiz halklardir.
    Kemalizim ve Alivi sunni islamdan bize hayir gelmez.
    Dev§irme ve haremzadeh iktidar kavgasi Alivi ve sunni kavgasidir.
    Lanet olsun CHP ve AKP denilen namerd Tirki yapiya.

İlgili Makaleler

Aynı kategoride
Kapalı
Başa dön tuşu