Kurdistan

Kemal Kurkut’u katleden polisler beraat etti!

Kurkut ailesi: Kemal bir kez daha katledildi

Kemal Kurkut davasında sanık polis hakkında verilen beraat kararına tepki gösteren ailesi, “Adaletin Kürde işlemediğini bir kez daha gördük. Kemal bir kez daha katledildi” dedi.

Diyarbakır’da 21 Mart 2017’de düzenlenen Newroz kutlamasında katledilen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un davasında karar açıklandı. Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanık polis Y.Ş.’nin beraatine karar verdi. Karara tepki gösteren Kurkut ailesi, adaletin bir kez daha katledildiğini söyledi.
‘ÖNCEDEN KARAR VERİLMİŞTİ’
Ağabey Cihan Kurkut, bugünkü duruşmayı, “Adaletin tamamen bittiği an” olarak nitelendirdi. “Bana göre artık ülkede hiç kimsenin güvenliği yok” diyen Kurkut, “Mahkemeye boşuna geldik, çünkü önceden karar verilmişti zaten. Bunların hepsinin hesabı yapılmış. Avukatlarımız bir buçuk saat boyunca konuştu. Ancak sanık polis her şeyi bir dakikaya sığdırarak beraat aldı. Bundan sonraki süreçte farklı bir karar beklemiyoruz. Farklı bir karar için çok ciddi şeylerin olması gerekiyor. Sanık ‘ben suçlu değilim’ diyor ama suçlu var diyor. Hâkim dönüp de ‘suçluları bulalım’ demiyor. Bu da duruşmanın önceden planlandığı, kurgulandığını gösteriyor. Bundan sonra avukatlarımızla artık ne gerekiyorsa takipçisi olacağız. Bizim amacımız başka Kemallerin bu şekilde öldürülüp cezasız kalmamasıdır. Polis ceza alsa dahi Kemal’i geri getiremeyiz. Ama başka Kemallerin aynı akıbete uğramaması için ceza verilebilirdi. Hakimin sadece vicdanına kalmış olsaydı, yine bir ceza olurdu ama demek ki adaletin çubuğu tamamen kırılmış. Doğrusu adaletin olmadığı bir ülkedeyiz. Adalet herkes için adalettir. Biz bu duruşmayı kesinlikle kabul etmiyoruz. En başından beri adil yargılanma olmadı” ifadelerini kullandı.
‘ODAYA SIĞAMIYORUZ’
Ağabey Ercan Kurkut ise davada 3 yıldır bir gelişme yaşanmayacağını sürekli dile getirdiklerini ifade ederek, “Kürdistan’da binlerce cinayet işlendi. Binlerce faili meçhul cinayet yaşandı. Ama hiçbir cinayet bu kadar net değildi. Bu sefer olacak diyorsunuz, adalet yerini bulacak diyorsunuz, öyle zannediyorsunuz. Ama ta olayın ilk anında polislerin görüntülere el koymaya çalışması, valiliğin açıklaması, bizim adalete olan inancımızı tamamen bitirdi. Bu kararı ben en azından bekliyordum. Kendimizi de buna hazırlamaya çalıştık ama hazır değilmişiz. Karardan sonra her birimiz ayrı yerlerdeyiz. Annem, ben, diğerleri, odanın içine sığamıyoruz. Çok üzgünüz. Yanılmak istedik ama olmadı. Bundan sonra ne olacak bilmiyoruz. Kime ne diyeceğiz? Derdimizi kime, hangi devlete anlatacağız? Çaresiziz” dedi.
KARAR BEKLENİYORDU 

Verilen kararın beklendiğini dile getiren ağabey Kurkut, şunları söyledi; “Bugün her şey netleşti. En azından sonuçlandı. En azından ruhu artık incinmeyecek. En azından bir daha katledilmeyecek. Kemal bir kez daha katledildi. En azından bu açıdan olumlu bakıyoruz. Uyuduğu yerde rahat uyuyacak.  Bugün adalet bir kez daha öldürüldü. En azından Kürdistan’da adaletin Kürde işlemediğini bir kez daha gördük. Biz adaletin öldürüldüğünü düşünüyoruz. Adalet katledildi.”

Kurkut davası avukatları: Delillere rağmen mahkeme beraat kararı verdi

img

Kemal Kurkut davasındaki beraat kararını değerlendiren dosya avukatlarından Sidar Avşar, mahkeme süreci boyunca cezasızlık yönünde adımlar atıldığını belirtirken Serdar Çelebi ise, delillerin failin sanık olduğuna şüphe bırakmayacak nitelikte olduğunu söyledi.

Diyarbakır 2017 Newroz’una katılırken öldürülen üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un katil zanlısı polis Y.Ş. hakkında beraat kararı verilmesi tepkilere neden oldu.  Dosya avukatlarından Sidar Avşar, “Kurkut davasında, soruşturma aşamasında adil yargılama yapmak yönünde adımlardan çok sanığı bu suçtan kurtarmaya yönelik bir süreçti. Biz bunu mahkeme safhalarında ve bu gün de dile getirdik. Şöyle bir durum var: Sanık hedef alarak açık ve net bir şekilde Kemal’i hedef alarak ateş etmiş. Sanık polis de zaten ateş ettiğini inkar etmiyor. ‘Ben ateş ettim’ diyor. Burada sıkıntı kurşunun hangi silahtan çıktığı tespitiydi. Bugünkü karar da bundan dolayı alındı. Bizi şaşırtan bir karar değil, mahkeme sürecinde zaten sanığı cezadan kurtarma, cezasızlık yönünde adımlar attı” diye konuştu.
‘CEZASIZLIĞA DOĞRU GİTME AMACI VAR’
Mahkeme kararının olay yerinde bulunan boş kovanlar üzerine kurduğunu dile getiren Avşar, “Olay yerinde havaya ateş eden çok sayıda polis var. Ancak olay yerinde 13 boş kovan bulundu. Bu boş kovanlar da polis O.M.’ye aitti. Diğer kovanlar ise yok denildi. Buradan delillerin karartıldığını biliyoruz. Ancak olaydan sonra tüm beyanlara, mahkemedeki beyanlarda 50’den fazla polisin ateş açtığı beyanlarına rağmen bu delillerin karartılması verileri araştırılmadı. Olay yerinde 13 boş kovanın bulunduğu ve O. M. ait olduğu belirlenen silahtan çıkmış olması O.M.’nin fail olduğu anlamına gelmiyor. Bu, fail konusunda bir yön değiştirmedir. Zaten olayda kullanılan silahın belirlenememesi nedeniyle beraat karar verildi. Burada cezasızlığa doğru gitme amaç var, şu anda bu amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik bir adım attılar. Mahkemenin suç duyurusunda bulunma kararı aldıkları O.M.’yi de Y.Ş.’yi beraat ettirdikleri gibi beraat ettirecekler” ifadelerini kullandı.
‘BÖYLE BİR KARAR BEKLEMİYORDUK’
Avukat Serdar Çelebi de dosyanın başlangıcından beri bir yargılama varmış gibi davranıldığını ama asıl hedefin cezasızlık olduğunu dile getirerek, “Aslında yabancısı olmadığımız bir durum, benzer dosyalardan verilen çok sayıda karar var. Ama böylesi bir dosyada, böyle bir karar da beklemiyorduk. Çocuk denilebilecek bir genç, kameraların önünde göz göre göre katledildi. Bu durum otopsi raporunda, polis araçlarındaki kameralarda kendini gösterdi. Kimin ateş ettiği belliydi. ‘Olası kastla adam öldürmekten’ sanık polis hakkında iddianame hazırlandı. Gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında etkin bir soruşturmanın yürütülmesi için birçok talebimiz oldu, ama bu taleplerimiz görmezden gelindi. Nihayetinde hiçbir şey yaşanmamış gibi mahkeme sanığın beraatına karar verdi” ifadesinde bulundu.
‘MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Mahkeme kararıyla dosya içeriğinin birbiriyle örtüşmediğini kaydeden Çelebi, “Otopsi raporu, kiriminal rapor, kamera görüntüleri, sanık beyanı, failin sanık olduğuna şüphe bırakmayacak nitelikteydi. Ancak buna rağmen sanığa ceza vermedi, beraat yönünde karar kurdu. Bu süreç daha bitmedi. Bu süreç İstinaf Mahkemesi, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi safhaları var. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu cinayetin karanlıkta kalmaması, cezasız kalmaması için sanığın yasada bu suça denk gelen ceza ile cezalandırılması için gerekeni yapacağız” diye kaydetti.
Kurkut davasında beraat kararına tepki: Adliyelerden adaletsizlik çıkıyor

Kemal Kurkut davasında sanık polis hakkında verilen beraat kararına tepki gösteren HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bir davanın daha cezasızlıkla sonuçlandığını belirterek, “Bu adliyelerden her zaman adaletsizlik çıkıyor” dedi.

Diyarbakır’da 21 Mart 2017’de Newroz kutlaması öncesi öldürülen üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un katil zanlısı polis Y.Ş. hakkında, “olası kastla öldürme” suçundan açılan ve Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 12’nci duruşmasında beraat kararı çıktı. Duruşmanın ardından Kurkut’un ağabeyi Cihan Kurkut ile HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, milletvekilleri Nuran İmir, Hişyar Özsoy ve Fatma Kurtalan’ın da aralarında bulunduğu heyet, Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı.
‘KÜRTLER ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ İSPATLAYAMIYOR’
HDP’li Meral Danış Beştaş, cezasızlık politikasına bir davanın daha eklendiğini söyledi. Kemal Kurkut’un ailesinin, sevenlerinin hissiyatının düşündüklerinin mahkeme heyeti için bir öneminin olmadığını dile getiren Beştaş, “Onlar için tek önemli şey, devlet adına suç işleyenleri aklamak. Davayı izledik ve bu bizim ilk tanık olduğumuz cezasızlık davası değil. İlk tanık olduğumuz beraat kararı değil. Bu adliyelerde her zaman adaletsizlik çıkıyor. Her zaman Kürde karşı işlenen cinayetleri aklama kararı çıkıyor. Kürt halkı yüz yıldır bu ülkede haksız bir şekilde, hukuksuz bir şekilde öldürüldüğünü ispatlamaya çalışıyor. Ama öldürüldüğünü ispatlayamıyor. Kameralar önünde, üst tarafı çıplak bir vaziyette, herkesin canlı tanıklığıyla işlenen bir cinayette de Kemal Kurkut öldürüldüğünü ispatlayamadı” ifadelerini kullandı.
‘SANIK BİR SAAT TUTUKLU KALMADI’
Beştaş, devamında, “Vartinis’te bir aile yakılarak öldürüldü, sanıklar beraat etti. Roboski’de TSK’ya ait savaş uçakları 34 genci katletti, 11 tanesi çocuk, beraat bile verilmedi, takipsizlik kararı verildi. Dava açılmasına bile gerek duyulmadı. Şırnak’ta Muhammed ve Furkan’ın evine panzer girdi, 7 ve 8 yaşındaki iki kardeş öldürüldü,  panzeri kullanan polise 19 bin TL para cezası verildi. Bu topraklarda Kürt’ün öldürüldüğü hiçbir dava ceza kararı çıkmamıştır. Ve daha da vahimi de bugün izledik, bir polis memuru yargılanıyor ancak bir tek saat bile tutuklanmadı. Bu ülkede Cumhurbaşkanına hakaretten, iktidara muhalefetten her gün tutuklamalar, operasyonlar yapılırken, cinayet ve katliam davaları soruşturulmuyor. İster evinize panzer girsin, ister savaş uçakları sizi tarasın, bombalasın, ister bir evin içinde yakılarak öldürülün, isterse havan topu değsin, isterseniz kameraların önünde öldürülün, siz Kürt’seniz, bu ülkede size adalet yok, hukuk yok. Sizin için hakkaniyete dayalı bir karar verilmiyor” dedi.
‘HER GÜN KIYAMET KOPUYOR’
Adalet Bakanı’nın “yargıda reform” ile ilgili açıklamalarını hatırlatan Beştaş, “Ben şunu hissettim, bir milletvekili olarak, bir hukukçu olarak, keşke adaleti savunan bu insan Adalet Bakanı olsaydı dedim. Çünkü Adalet Bakanı olduğunun ya farkında değil ya da bunu uygulamıyor. Bir cümlesi var ya, ‘Adalet yerini bulsun, kıyamet kopsun’. Burada her gün kıyamet kopuyor ama adalet yerini bulduğu için değil, adalet yerini bulmadığı için kıyamet kopuyor. Sayın Adalet Bakanı, yüreğimizde, beynimizde, kalbimizde her gün kıyamet kopuyor” diye belirtti.
‘HUKUKSUZLUĞUN RESMİ’
Beştaş, devamla şunları söyledi: “Bu karar adaletsizliğin resmidir. Bu karar hukuksuzluğun resmidir. Bu ülkede insan canının ne kadar kıymetsiz olduğunu resmidir. Tabi bu öldürülen Kürt ise zaten ceza yoktur. Bunu 100 yıldır yaşıyoruz ve yaşamaya devam ediyoruz ama başardığımız bir şey var. Artık öldürüldüğümüzü ispatlıyoruz. Haksızlığı ispatlıyoruz. Bu kararı imza atanların peşini bırakmayacağız. Ve er geç bu adalet sağlanacaktır. Bir ülkede adalet ölmüşse, kıyamet o zaman kopar.”
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu