M.Husedin

Karabag meselesine bir de boyle bakin

Azerbaycan Amerika icin lojistik olarak ulasilmaz bir cografyadir. Turk engeli oldugu surece Amerika Karadeniz’e donanma sokamiyor. Amerika’nin once Karadeniz’e inmesi gerekir ki Azerbaycan’a ulasabilsin. Bogazlardan gecemeyen Amerika belki de Balkanlardan gemi yurutur…

Kafkas Statukosu Gurcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’in Rus hegemon alaninda olmalari diye tarif edilebilir. Saakasvili ile Gurculer ABD’nin bu Kafkas Statukosu’nu hemen o anda bozacagini sanip Ruslarla yanlis bir savasa girdiler ve Amerika’nin henuz oyle bir plani olmadigini anlayip, Guney Osetya’yi da kaybedip, yerlerine oturdular.

* * *

Azerileri Ermenilerin ustune Turklerin saldigina suphe yok. Sanirsam hickimse bunu tartismiyor. Bana asil ilginc gelen neden kimsenin goz gore gore gelen bu saldiriyi engellemek icin caba sarfetmedigi.

Bir gorus Ermenilerin bir saldiri bekledigi ama bu duzeyde bir saldiri beklemedigi oldu. Olabilir, emin degilim. Ermenistan Bati (Amerika ve Fransa) ile Rusya arasinda iyi bir diplomatik denge yakalamis olduklarini sanmis, bu dengeye guvenmis olabilirler. Alenen ISIDci ve El Kaideci diye gecen Islamcilar esliginde ne Azeri ne de Turklerin gayrimesru sayilacak bir saldiriya cesaret edemeyecek olduklarini dusunmuslerdir mesela. Bunlar spekulatif varsayimlar. Bati’nin Ermenilerin imdadina kosmadigini, Ruslarin Ermeni liderle suren limoni iletisimlerine bakinca isin dogrusu Ermenilerin oyle dusunmus olacaklarini sanmiyorum. Bence olsa olsa Azerilere karsi 90’larda askeri basari kazanmis olmalarindan, Turklerin ise Ermeni Soykirimi lekesi uzerlerinde iken Ermenistan’a acik saldiriya cesaret edemeyeceklerini dusunmuslerdir.

Ermenistan yukaridaki gibi. Kucuk ve fakir bir ulke.

Gurcistan olmasa komple kusatma altinda. Ermeni milleti soykirimin agirligini ve yikimini uzerlerinden atamadiklarindan dolayi ruhsal bir travma icindeler. Travma yasiyorlar ama Ermeni Soykirimi’nin kabulunu Turklerden beklerken cezasini biz Kurdlere kesmek istiyorlar. Bu ahlaksiz bir tutumdur. Ermeni Soykirimi’ni tasavvur eden, planlayan, icrasi icin kadro seferber eden, tamamlanmasini takip eden ve soykirimdan bugune degin uzanan kirli kazanclar elde eden Turkler varken Ermenilerin soykirimin cezasini Kurdlere kesmeye calismalari ahlaksizliktir. Turklere Maliye Bakani olmus Mehmet Simsek ne kadar bir Turk bakan idiyse, Ermeni Soykirimi’na katilmis insanlar da o kadar Turk’tuler. Farkli turlu bir tartismayi ciddiye almamak, oylesi sacma tartismalari soykirimi planlayan, uygulayan Turklere isaretle ele almak gerekir. Ahlaksizliga gecit yok. Millet olarak halen dahi temsilimizi ustlenecek ulusal bir siyasi yapi kuramamisken Ermeni Soykirimi’nda kabul edebilecegimiz herhangi bir ulusal yukumlulugumuz de yoktur. Su denir: Kurdistan’da her ne Ermeni topragi var idiyse yasal mirascilarinindir. Osmanli tapulari bunlara senettir. Her Kurd de bunu desteklemelidir.

Azerilere gecelim. Tarihlerini biz Kuzeyli Kurdler dogru bilmeyiz. Millet konseptini Turklerden ogrendigimizden her milleti de Turkler gibi gormek isteriz. Bu sebeple de ne kendimizi dogru anlariz, ne uc dilli Isvicre milletini, ne de ayni dili konusan Hirvat, Bosnak ve Sirp milletlerini. “Millet nedir?” konusunda olabilecek en guzel ornek kendimizken onu da Turklerden (Kemalizmden) alinma bozuk bir konseptin pesinde curutmekle mesguluz. Zazaki, Sorani ve Goraninin Kurmanciden ayri birer dil olduklarini, Kurdlerin dort dilli cok guzel bir millet oldugunu idrak etsek gereksiz ve fayda uretmeyen bir caba olan “Ulusal Dil” ugrasindan vazgecer, milletimizi tarih icinden suzulup geldigi gibi severdik.

Azeriler

Kuzey ve guney Azerileri farklidirlar diye baslayalim. Mesele Safavilerle cok ilgili. Hani Osmanli’ya yenilen Safavi devleti. Safaviler tarihten cekilerlerken yerlerini alan Kajarlar (veya Qajarlar) 19. yy basinda bugunku Azerbaycan topraklarini Ruslara kaybettiler. 19. yy’la birlikte ve Sovyetler Birligi yikilip bagimsiz Azerbaycan ilan edilene degin kuzey Azerileri Rus yonetimi altinda yasadilar. Guzey Azerileri ise Farslarla kaynastilar. Osmanli yikilinca Ataturk’un eline tutusturulan “Turk Milleti” konsepti Qajarlar sonrasi Iran’da Sah Riza’nin eline tutusturulmus Iran (Aryen) Birligi konseptiydi. 20. yy’la birlikte Azeriler bu birligin parcasi olmuslardi. 1978’den sonra Iran’da tarihin seyri degisti ve ayni Azeriler bu sefer de Iran Islam Devleti’nde Sii bir birligin parcasi oldular.

Azeriler yaklasik %40 ile Iran’in en kalabalik nufusunu olustururlar. Iran’da ekonomik olarak en guclu olan etnik grup Azerilerdir. Ayni Iran’da Azerilerin simdiye kadar yuksek sesle veya orgutlu olarak dile gelmis “Birlesik Azerbaycan” soylemleri yoktur.

Iran Azerileri’nin Azerbaycan Azerileri ile birlesme istemleri olmamistir ama bu olmayacak demek degildir.

Boyle bir seyin olabilmesinin iki onkosulu olmasi gerektigini ongorebiliriz. Birincisi Azerbaycan guney Azerilerine Iran’da elde ettiklerinden daha fazla zenginlik ve ozgurluk vaad eder. Dedigim gibi, Iran’da Azeriler hem egemen bir topluluklar, hem de ekonomik olarak gucluler. Yuzeyde oyle gorunmese bile Farslarin “Irani ideoloji” icin dayandiklari temel alt kimlik olduklarindan bir ozgurluk sorunlari da yok. Bize idraki zor gelse bile anlamamiz gereken Azerilerin Iran’da egemen bir kimlik olduklari. Ustelik Islam Devrimi’yle birlikte mezhebi olarak da dogru tarafta duruyorlar. O kadar dogru taraf ki simdiki Ayetullah Ali Hamaney bir Azeri.

Boylelikle ikinci onkosulu da izah etmis oluyorum.

Guney (Iran) Azerilerine Azerbaycan’in cekici gelmesi icin sadece Iran’dan daha fazla zenginlik ve ozgurluk sunuyor olmasi yetmez. Ustune bir de Iran Azerilerinin Iran’da rahatsiz olmalari gerekir. Gorunen vadede buna ozel bir isaret yok. Buraya da bir not duselim: bugune kadar olmamis olmasi ileride olmayacagi manasina gelmez.

Ermenileri ve Azerileri kisaca tarif ettik. Azerileri anlatirken Iran’daki Farslardan daha fazla bir sekilde burokrasi ve ekonominin eliti olduklarini hatirda tutmak gerekir. Iran’in Azeri nufusu arasinda yayilacak bir “milliyetci huzursuzluk” Farslardan once, Iran sisteminde keyifleri yerinde olan bu Azeri elitin keyfini kacirir. Azerbaycan’in Ermenistan’a karsi zafer kazanmasini istemeyecek olanlar da Farslar degil bu elittir.

Iran’daki Azerileri “kardesleriyle birlik icinde bagimsizlik isteyen etnisite” sanan Kurdlerin nerede nasil yanildiklarini anlatabildigimi saniyorum.

Tekrarlayayim: Azerbaycan’in Ermenistan’a karsi galip gelmesini istemeyecekler Farslar degil Iran’in Azerileridir.

Turkler bahsi ise biraz farkli. Sukur ki Azerilerin Turklerden farkli bir millet oldugunu idrak etmede Kurdler Turkiye Turklerinden birkac adim daha kaliteli bir algiya sahibiz. Aliyev herhangi bir aciklama yaptiginda altina Azerilerden cok -hemen hepsinin donme oldugundan suphelenmedigim- irkci ahmak Turkler tezahuratla yukleniyorlar. Turklerin ahmakligi bu irkciliklari. Ben kendi adima Azerbaycan yonetici oligarklarinin Turklere guvenip de Turklere karsi tedbirsiz davranacaklarina ihtimal vermiyorum. Eger Ilham Aliyev bos bulunup Erdogan’a iki dakika dahi guvenebiliyorsa, etrafinda boyle yapmamasini telkin edecek akil sahibi insanlar yoksa, Azerbaycan zaten bir varlik haketmiyor demektir. Elcibey hikayesinin Azerilerin belleginden cikmasi ve Turklerin Baku’de siyasi hegemonya kurmasi Kafkaslar icin tum statukonun asagida anlattigimindan farkli bir turlu tepetaklak olmasi demek olurdu.

Peki Kafkas statukosu nedir? Yazinin asil derdi bu.

Kafkas statukosu Ruslar tarafindan 19.yy’da Osmanli ve Qajarlarin Kafkaslardan temizlenmesi sonrasi Ruslarin bugunku Azerbaycan’in da dahil oldugu topraklara hegemon olarak yerlesmesidir.

Bugunku Gurcistan ve Azerbaycan; ve sonradan Lenin ve Ataturk arasinda anlasmayla kurulan bugunku Ermenistan boyle bir surecin urunu olarak Rus hegemonyasina gectiler. Bu uc devletin ilk resmiyetleri Stalin tarafindan uydurulan Birlesik Kafkas Cumhuriyeti idi. Bu deneme tutmayinca birbirinden ayri Gurcistan, Ermenistan ve Azerbaycan devletleri ilan edildi. Bunlar birer bagimsiz cumhuriyet idi. Daha kuzeyde Dagistan, Baskirdistan, Cecenya, vs varlar ama onlar Rusya Federasyonu’nun birer parcasiydilar ve halen de oyleler. Stalin’in buyuk sorunu, bu devletleri kurarken aralarindaki sorunlara cozum gelistirmemis olmasiydi. Devam eden sorun Stalin’in guya cozdugu sorunlardan biridir. Abhazya, Osetya, vs. hep ayni silsilede.

Yukaridaki paragrafa ragmen Kafkas Statukosu tam olarak Gurcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’in Rus hegemon alaninda olmalari diye tarif edilebilir. Saakasvili ile Gurculer ABD’nin andigim Kafkas Statukosu’nu hemen o anda bozacagini sanip Ruslarla yanlis bir savasa girdiler ve Amerika’nin henuz oyle bir plani olmadigini anlayip, Guney Osetya’yi da kaybedip, yerlerine oturdular.

Statukonun dugumu otuz yildir Karabag’da saglanan ateskes ile derin dondurucuda. Dondurucuda tutan ise, bence, Rusya degil Amerika’ydi. Sanirsam gectigimiz birkac ayda Ermenilerin yanilgisi Amerika’nin -Ermeni lobisininin buyuk gucuyle- kendilerini mutlaka Azerilerden koruyacagi dusuncesi oldu.

Perspektifi Karadeniz’e ve Balkanlara genisletelim ki olan bitene anlam verelim

Daha once defalarca degindim. Turkiye’nin bir onemi yoktur ama Bogazlar Amerika icin cok sey demektir. Amerika Karadeniz’e acilmak istiyor. Buna engel olansa Ruslardan once Turkler. Amerika’nin Rus ve Turklerin engelini asip Karadeniz’e girebilmelerine imkan yok. Bu konuya derin derin deginmistim. Ittihat Terakki’den bu yana suren Turk politikasi buna musaade etmez. Karadeniz’e gecemeyen Amerika ise ne Gurcistan’a ulasabilir, ne de Ermenistan’a veya ilerisine. Ama…

Gecen ay Sirplar ve Kosova arasinda Washington’da bir anlasma imzalandi. Yine defalarca degindigim konu. Amerika’nin Amerika disindaki en buyuk askeri ussu Kosova’dadir. Sebepsiz olmasina imkan var mi?

Dunya Bankasi kredilerini kontrol eden Amerika tarihi boyunca Balkanlarin merkezi olmus Istanbul’u ve Bogazlari lojistik ve ekonomik olarak anlamsiz kilacak bir sekilde Balkanlarin tum ulkelerine sagladigi kredilerle tum Balkanlari Arnavutlugun Dures limanina baglayacak otoyollari finanse ettiler. Bu proje sanirsam hemen hemen bitti.

Balkan dedigimiz insan yerlesim cografyasi Tuna Nehri etrafinda, onun bolgeyi ekonomik olarak birbirine baglamasiyla olusmustu. Arkeolojik buluntular ve yazili tarih arsivi bunu anlatiyor. Sonra Dogu Roma (Istanbul) merkezli bir donusum yasandi ve Istanbul ikinci milenyum boyunca Balkanlarin merkezi oldu. Balkanlar 19. yy’da, Habsburglarla kendi ekseninde bir siyasi guc olduysa da bu deneme basarili olamadi. II. Dunya Savasi sonrasinda ise Balkanlar oteden beri o topraklari isgal etmek isteyen Ruslara birakildi. Ruslarsa Balkanlari kontrol etmeyi beceremediler. Sovyetlerin yikilisiyla beraber Balkanlardan komple cekilmek zorunda kaldilar. Amerika’nin tum bolgeyi Arnavutlugun Dures limanina baglayan otoyollar projesi ile  bu cografya tarihinde ilke defa Akdeniz’e baglanmis oluyor. Tuna’yi asuyor, Karadeniz’i by-pass ediyor, Istanbul’a mecburiyeti sonlaniyor ve Ruslarin golgesini uzerinden atiyor.

Balkanlarin tarihi acisindan bu ilk defa olan birseydir. Sessiz sessiz tamamlanan ve tum Balkan cografyasini Akdeniz’e ulastiran devasa bir otoyol agi projesi. Bu iyi guzel ama karayolu tasimaciligi Karadeniz, Bogazlar ve Ege uzeri dunyaya acilan deniz tasimaciligina birebir alternatif olamaz. En yakin alternatif demiryoludur.

Meseleye askeri lojistik olarak bakacak olursak, yani stratejik perspektifle bakacak olursak, demiryolu denizyolundan daha da iyi bir alternatiftir.

Amerika, yukarida degindigim Sirplar ve Arnavutlar arasindaki anlasmaya gorunuste onemsiz kucuk bir “demiryolu ulasimi ve ortak ticari girisim” maddesi sokusturdu. Kosova Kurdistan’in simulasyonudur diye 2008’den beri derim. Birkac yildir gelistirilen bir mini Schengen ve mini Gumruk Birligi projesi var, belki gozlerinizden kacmistir. Arnavutluk, Makedonya ve Sirbistan Amerika onculugunde, vizesiz gecisin de oldugu, ortak bir ticari bolge kurdular. Kosova’nin da dahil edilmesiyle Balkanlarin nasil birbirine entegre edileceginin de simulasyonu rolunu ustleniyor bu girisim.Arnavutlugun Dures limani olmasa hicbir anlami olmayacak bir girisimdir bahsettigim. Basarisi ister istemez Avusturya’dan Slovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’a tum balkan ulkelerini bu birlige dahil olmaya tesvik edecektir. Dures limanina baglanmakla yepyeni bir cografya olarak tarihe cikiyor Balkanlar. Kimsenin arka bahcesi degil, kendinin efendisi oluyor. 

ABD’nin stratejisi aleni bir “once boz sonra yeniden yap” stratejisi. Buna suphe yok. Amerika’nin Balkanlar’da Istanbul’a (Bogazlardan dolayi) lojistik mecburiyeti gecersizlestirecek boylesi bir stratejik girisimle Karadeniz Operasyonu yuruttugunu dusunuyorum. 

Amerika’nin Karadeniz’de asil ussu Romanya. Romenlerin korkusuysa Ruslar. Macarlarsa eski imparatorluk gunlerine oykunup Viktor Urban’la (Erdogan gibi) kovboyculuk oynamaya hevesliler. Viktor Orban’in kovboyculugunda tum guvendigi ABD’nin Balkanlara derinligine ulasabilecek lojistik derinlige sahip olmayisi.  Orban’in gutmek istedigi strateji Almanya’yi Ruslarla dengeleyip Macaristan’i Dogu Avrupa’nin hegemon gucu olarak ortaya cikarmak.

Peki ya Ruslarin Macarlarin ve Balkanlardaki diger ulkelerin algiladigi veya sandigi kadar guclu olmadigi, aslinda zayif ve gerileyen bir guc oldugu ortaya cikarsa?

Kanimca Karabag’da suren catismalarin bir etkisi Kafkaslar’da, diger etkisi Balkanlar’da hissedilecektir. Her ikisinde de hegemon olarak kaybeden, kaybetmesiyle de Amerika’ya alan acacak olan Rusya’dir.

Ermenistan – Azerbaycan arasinda gecen haftaya kadar olan ateskesli barisin asil garantoru Rusya’ydi. Amerika her ne kadar Azerbaycan’i oteden beri kendine “hedef dost ulke” secmis ise de, bolge dizayni ve bolgesel guclerin konumlanislari Amerika’nin oyle bir derinlige ulasabilmesine imkan vermiyor. Ulasabilmek icin Amerika’nin once Karadeniz’e donanma indirebilmesi gerekir. Turk engeli oldugu surece Amerika Karadeniz’e donanma sokamaz.

Bogazlardan gecemeyen Amerika belki de Balkanlardan gemi yurutur…

Asker, muhimmat ve techizatin Arnavutluktan trene bindirilip trenlerle Balkanlari gecip Romanya’da denize inebilmesi icin Balkanlarin simdikinden farkli bir siyasi ve ekonomik iklime ihtiyaci var. Simdiki Balkanlar Almanya’dan yatirim dilenen bir cografya. Dures Limani uzeri Akdeniz’e acilmakla tarihte ilk defa Balkanlar Akdeniz ekonomik cografyasina dahil olmus olurlar. Bunun saglayani Amerika’dir. Hem Almanya oyun disina cikar hem de Rusya. Yeni bir Balkan dizayni tamamlanmis olur.

Azerilerle Ermeniler arasinda, neredeyse ikiyuzyillik hegemon cografyasinda baris temin edemeyen Rusya, sizce, Viktor Orban gibi emperyal hevesleri olan fasist ve irkci egilimli birine guven, Romenlere de olculu davranmalari icin korku verebilir mi? Tabii ki hayir. Rusya’nin hegemon alaninda oldugu varsayilan Ermenistan ve Azerbaycan gibi iki kucuk ulke arasinda baris saglayamayan Rusya Balkanlarda ve Kafkaslarda isiracak disi kalmadigini gostermis olur.

Dolayisiyla, Azeri ve Ermeniler arasina oncelikle sivil Fransizlarin girecegi bir yeni ateskes sureci ongoruyorum. Bu da Ruslar icin Sovyetlerin yikilmasindan sonraki en buyuk stratejik kayip olur.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu