DÜNYA

İşkenceci olarak suçlanan Raisi İnterpol’un başına nasıl geldi?

Önümüzdeki dört yıl boyunca, polis örgütü Interpol’ün başında, çeşitli Avrupa ülkelerinde işkenceye ilişkin cezai soruşturmalara tabi tutulan, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Ahmed Nasır el Raisi olmuştu. Bu seçim, insan hakları örgütleri de dahil olmak üzere güçlü bir muhalefetle karşılaştı, ama bu isim yine de seçildi.
Peki, işkenceyle suçlanan bir ismin dünyadaki tüm polis teşkilatının başına geçmesi gerçekten nasıl oldu?
25 Kasım 2021 akşam geç saatlerde Interpol Genel Kurulu, İstanbul’da yeni başkanı olarak Ahmed Nasır el Raisi’yi seçti. Önümüzdeki dört yıl boyunca, Birleşik Arap Emirlikleri’nde ikamet eden Emniyetçi el Raisi, Haliç Kongre Merkezi’nin podyuma çıkarken, tören salonu gümbür gümbür alkışlarla sarsıldı.
Interpol, uluslararası kolluk kuvvetleri için bir ’nişan’ olmanın yanı sıra, dünyanın en büyük kuruluşlarından biridir. 195 üye ülke ile aslında şu anda 193 üyesi bulunan Birleşmiş Milletler’den daha büyüktür.
El-Raisi, Interpol’ün yüz yıllık tarihinde, Arap dünyasından başkan seçilen ilk isim.
Ahmed Nasır el Raisi yetişkin hayatı boyunca Birleşik Arap Emirlikleri polisinde çalıştı. 1980 yılında hırsız alarm departmanında işe başladı. O zamandan beri hiyerarşide sürekli yükseldi.
2015 yılında operasyonel işlerini bırakarak, Emirlik’teki polis operasyonlarının genel sorumluluğuyla İçişleri Bakanlığı’na geçti.
Tümgeneral el-Raisi’nin Interpol’deki en üst görev adaylığı, çeşitli insan hakları örgütlerinden güçlü muhalefetle karşılaştı.
Birleşik Arap Emirlikleri, insan hakları çevrelerinde kötü bir üne sahip. Bu, özellikle en çok yabancı ziyaretçiyi çeken emirlikler olan Dubai ve Abu Dabi için geçerli.
Son yıllarda, keyfi tutuklamalar ve polisin şiddet ve işkenceye adının karışmasına dair çok sayıda tanıklık oldu.
Ahmed Nasır el-Raisi, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en üst düzey polis şefidir. Dolayısıyla şikayetlerin ve eleştirilerin büyük bir bölümü bizzat kendisine yöneliktir.
İnterpol seçimleri ile ilgili yorumlar seyrek.
Genel Sekreter Jürgen Stock, Euronews haber sitesine verdiği demeçte, başkanın görevinin sembolik olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor.
Stock, yürütme kurulunda (Ahmed Naser al-Raisi liderliğindeki) hiç kimsenin günlük çalışmaya katılmadığını söylüyor.
Ancak Ahmed Nasır el-Raisi, Interpol’ün iç çalışmalarına oldukça dahil görünüyor. Başkan seçilmeden kısa bir süre önce yaptığı açıklamaya göre, birçok şeyin yanısıra en son yüksek teknolojiyi kullanarak organizasyonu “modernleştirmek ve değiştirmek” istiyor.
Birleşik Arap Emirlikleri, muhalif isimlere ait cep telefonlarına ve bilgisayarlara sızmakla ün salmış olduğundan, el-Raisi’nin açıklaması güven verici gelmeyebilir.
Buna güncel bir örnek, Birleşik Arap Emirlikleri’nde geçici olarak yaşarken telefon uygulamaları hacklenen Suudi kadın hakları aktivisti Loujain al-Hathloul’dur.
Bir başka örnek de Ahmed Mansur örneğidir. Bu genç, gazeteci ve blog yazarı, 2017’de demokrasi meseleleri için çevrimiçi bir tartışma forumu kurduğu için on yıl hapis ve yüklü bir para cezasına çarptırıldı.
İnsan hakları çevrelerinde Ahmed Mansur’a “milyon dolarlık muhalif” deniyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin cep telefonunu hacklemesi için İsrailli bir yazılım şirketine bir milyon dolar ödediği ortaya çıktığından beri kendisine verilen isim bu.

Rodney Dixon, İngiltere’de Kraliçe’nin Hukuk Müşaviri olan ve insan hakları davalarında uzmanlaş bir avukat. Daha önce, babası Emir Muhammed bin Rashid al-Maktoum tarafından rehin alınmasından bu yana dünya çapında dikkat çeken Dubai Prensesi Latifa’yı savundu.
O da Ahmed Nasır el-Raisi’nin Interpol başkanlığı hakkında şunları söylüyor:
“Uluslararası polis teşkilatının, işkenceyle suçlanan bir adam tarafından yönetilmemesi gerektiğini söylemeye gerek var mı?”

Bir başka isim: Matthew Hedges, birkaç yıldır Arap Baharı’nın Basra Körfezi ülkeleri üzerindeki etkilerini ele alan bir tez üzerinde çalışıyor.
19 Mayıs 2018’de Matthew Hedges, iki haftalık bir çalışma gezisinden sonra Dubai’den Londra’ya dönüş yolunda. Dubai Uluslararası Havalimanı’nda maskeli güvenlik görevlileri tarafından tutuklandı ve penceresiz bir hücreye kapatıldı,
Ağır sorgu ve güçlü sakinleştiricilerle karışık sorgulamalardan sonra, casuslukla suçlandı, avukat veya elçilik personeline erişimi reddedildi.
Beş ay sonra dengesi bozulan isim, önüne konulan itirafını imzalar. Casusluktan hüküm giyer, ancak Kasım 2018’deki karardan kısa bir süre sonra affedilir.
Interpol’ün sicili pek temiz değil. Bu kuruluş, 1923 yılında Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı (ICPO) adı altında kuruldu ve merkezi Viyana’da oldu.
Avusturya, Mart 1938’de Nazi Almanyasına dahil edildiğinde, Naziler Interpol’ü de devraldı ve operasyonları Berlin’e taşıdı. 1940’tan 1942’deki ölümüne kadar, meşhur savaş suçlusu Reinhard Heydrich örgütün başkanıydı.

Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, ICPO rehabilite edildi ve şimdiki adı Interpol oldu. Teşkilat önce Paris’e, daha sonra Lyon’daki mevcut üssüne taşındı. Ancak Nazizmin gölgesi tamamen kaybolmamıştı.

Savaş sonrası dönemde Interpol’ün, Nazilerle işbirliği yapan Fransız Vichy rejimi geçmişine sahip Paul Nepote ve 1968 ile 1972 yılları arasında Interpol’ün başkanı olan eski bir nazi subayı Paul Dickopf vardı.
Ahmed Nasır el-Raisi’nin başkanlık seçiminde bir karşı adayı vardı; Çek Cumhuriyeti’nden Sarka Havrankova.
Polisiye tecrübelerin yanısıra sınır gözetimi konularında geniş deneyime sahip bu hanım: Interpol’ü daha açık ve erişilebilir bir organizasyon haline getirmek için sandık başına gitti. Artık prosedür ve politika tartışmalarının çoğu tamamen kapalı kapılar ardında gerçekleşecekti.
El-Raisi, ancak üç oylamanın ardından galip geldi. Başkanlık seçimi öncesi ve sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin Interpol’e yaptığı cömert katkı konusunda yoğun tartışmalar yaşandı.
2017’de Emirlik İnterpol’e, genel merkezinde bin çalışanı ve dünya çapında bir dizi bölge ofisi bulunan organizasyonun yıllık bütçesinin neredeyse yarısı olan 54 milyon dolarlık bir bağışta bulundu.
Başkanlık seçimi öncesindeki bir röportajda, el-Raisi’nin rakibi Sarka Havrankova, milyonlarca dolarlık hediyeler hakkında şu yorumu yaptı “Amellerinizle saygı kazanıyorsunuz, onu satın almanız mümkün değil.”

BasNews

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu