Kurdistan

İlham Ehmed: Efrîn’deki saldırı NATO zirvesi öncesi bir komploydu

Efrîn’de yaşanan bombardımanın Türk devletinin planlı saldırısı olduğunu söyleyen İlham Ehmed, “Türk devleti NATO zirvesinde ‘güvenli bölge’ talebini bir kez daha gündeme getirmek için böyle bir komplo düzenledi” dedi.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Üyesi İlham Ehmed, Efrîn’deki saldırıya ilişkin konuştu. Saldırının Türk devletinin planlı komplosu olduğunu söyleyen İlham Ehmed, NATO zirvesi öncesi saldırının planlı olarak yapıldığını ifade etti.

NATO zirvesinde önemli konuların konuşulduğunu dile getiren İlham Ehmed, “Gerçekleştirilen NATO toplantısında önemli dosyaların tartışıldığını düşünüyorum. Türkiye bakımından bu toplantıda Suriye, S-400 meselelerinin gündeme geldiğini düşünüyorum. Yine Suriye’de istediğini elde edemeyen Türk devleti,  Kuzey ve Doğu Suriye’yi ve hatta Halep’i işgal etmeyi amaçlıyordu. Bazı bölgelere daha işgal saldırılarını sürdürüyor. Bu süreçte Erdoğan açıklama yaparak yeniden ‘güvenli bölge’ kurmak istediğini dile getirdi. Öyle görülüyorki gerçekleştirilen NATO zirvesinde Erdopğan’ın gündeminde yine Kuzey ve Doğu Suriye olacak. Erdoğan bu durumu masaya herkesin önüne getirecek” şeklinde konuştu.

SALDIRIYLA QSD NATO GÜNDEMİNE TAŞINMAK İSTENDİ

NATO toplantısına günler kala Efrîn’de hastanenin bombalanmasına da değinen İlham Ehmed, “Gerçekleştirilen saldırı Türk devleti ile Suriye hükümeti arasında mı yaşandı yoksa çeteler eliyle mi yapıldı? Yine Türkiye ve Suriye hükümetinin arasında olan bir durum mu? bunu bilemiyoruz. Ancak önceden planlanan bir durum olduğunu düşünüyorum. Bu saldırıyı yaptırarak QSD’nin üzerine yıkmak istediler. QSD’yi NATO toplantısının gündemine taşımak istediler. Böylelikle NATO toplantısına katılan ABD ve diğer ülkelerin QSD’ye desteğini kesmesini amaçlıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Türk devletinin QSD’yi kiriminalize etmek için özel bir çaba harcadıığını ifade eden İlham Ehmed, “Bu saldırı haberlerini yayarak QSD bölgelerinde güvenliğin ve istikrarsızlığın had safhaya ulaştığını göstermek istiyorlar. Bu şekilde Türk devleti bu bölgelerin QSD’den temizlenip kendilerine teslim edilmesini talep ediyorlar” diye konuştu.

MİNBİC’DEKİ PROVOKASYONLAR

Son günlerde Minbic’de yaşanan provokasyonlara da değinen İlham Ehmed, Türk devletinin Minbic’i ilk günden itibaren ele geçirmek istediğini söyledi. İlham Ehmed konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Suriye hükümeti Minbic konusunda gündem yaratarak destek toplamaya çalıştı. Suriye hükümet güçleri yapılan seçimlerin ardından kendini güçlü göstermek için elinde olmayan yerleri tekrardan ele geçirme çabası içerisine girdi. Minbic’de halkın taleplerini dile getirmesini Türk devleti ve Suriye hükümeti kendi çıkarına kullanarak, durumdan faydalanmak istiyor. Bu halkın taleplerini, ayaklanma olarak Minbic Sivil Yönertimine karşı kullanmak istediler.”

Türk devletinin Minbic meselesini de NATO gündemine taşımış olabileceğini vurgulayan İlham Ehmed, “Türk devleti, QSD’nin kontrolünde olan bölgede istikrarsızlıkların olduğunu bu bölgeleri kendilerin yönetmesi gerektiğini ifade edecekler. Yine önümüzdeki dönemlerde yapılması planlanan toplantılarda da bu durumları masaya taşımak istiyorlar. Rusya ve ABD başkanları arasında gerçekleştirilecek görüşmelerde de birçok gündem masaya yatırılacak. Bunların bütün hesapları QSD kontrolündeki bölgelerin kendilerine verilmesi üzerine kuruludur” dedi.

İDLİB MESELESİ

İdlib’de birçok farklı grubun olduğunu ve taraflar arası bir ateşkesin söz konusu olduğunu dile getiren İlham Ehmed, “İdlib’de El Kaide kontrolü altında olan bölgeler var. Yine İdlib’de El Kaide ve Suriye hükümetini sahiplenmeyen halk var. İdlib’in büyük bir bölümünde böylesi bir durum söz konusu. Yine belirli sayıda bu tarafları da destekleyenler var. İdlib Rusya ve Türkiye arasında bir pazarlık konusu.  Çeşitli ittifaklar gerçekleştiriliyor. Sadece her iki taraf arasında da değil ABD ve Avrupalı güçler de bu anlaşmlarn içerisinde yer alıyor. Ortada bir ateşkes var. NATO görüşmesi öncesinde İdlip cephesini derinleştirmek istiyorlar. Türk devleti NATO politikasına gelirse, Suriye’de yeri olmayacağını görecek. Bu çerçevede hesaplar yapılıyor ve planlar belirleniyor. Türk devleti birbirinden kötü iki tercih arasında bırakılıyor. Bunun bir tarafı NATO, bir tarafı Rusya. Kiminle nasıl yürüyecek belirsiz” ifadelerini kullandı.

Tarafların Suriye meselesinde birbirlerini sürekli yokladıklarını dile getiren İlham Ehmed, “Yine bu süreçte yaşamını yitirenler günahsız sivil halk. En çok acıyı çeken onlar. Bu pazarlık siyasetinin sona ermesi, yine tarafların birbirlerini yoklamaları sona ermelidir. İdlib olsun, Suriyenin başka bir kenti olsun önemli olan sivillerin her yerde korunmasıdır. Halk kendi haklarına kavuşmalı.  Guta’dan gelip Efrîn’e yerleşenler evlerine dönmeli yine Efrîn halkı kendi evine ve toprağına dönmeli” diyerek sözlerini tamamladı.

ANHA

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu