Hasan Bildirici

HDP’i kapatma kararlarına sadece gülünür

Yirmili yaşlarda Marx’ın bir kitabını merak salmış okuyordum. Şu an ismini hatırlayamadım. Kitabın bir yerinde Marx’ın eleştirdiği bir filozoftan aldığı bir pragraf vardı. Defalarca okuduğum halde pragraftan bir şey anlayamadım. Gerildim, çevri hatası olabileceğini düşündüm. Bir sonraki sayfaya geçip, oradan geriye dönüp konuyu anlamayı denedim. Sonraki sayfada Marx: “Bir önceki pragraftan bir şey anlamadınız değil mi?” diye soruyor ve yanıtlıyordu: “Çünkü paragraf bir şey anlatmıyordu!”

Ama bu pragraf Türk devletini anlatıyor. Türk devleti de o pragraf gibi anlamsız, karanlık, karmaşık ve aslında ne yaptığı ve ne istediği belli olmayan bir devlet.

Bu devletin ve onun çeteci iktidarı üzerine yazıldığı sanılan ciddi yazıları birer komedi gibi okuyorum.

Düzeni, adaleti, saygınlığı, demokrasisi ve berraklığı olmayan bir devlet ve onun yönetimi üzerine hangi saygın tahlillerde bulunacağız?

Türk devletini ancak başı kıçı karmaşık kaos yazılar iyi tarif edebilir.

Avrupa’daki kalıplaşmış örgütlenme tarzına itirazı olan bir PKK yöneticisi ile bir yerde oturmuş sohbet ediyoruz.

Avrupalılar bizi çözemiyor ve bu nedenle baş edemiyor,” dedi.

Nasıl olur?” dedim.

Avrupalıların tanıma kalıpları var, biz o kalıplara uymuyoruz, uymadığımız için de bizi bir türlü anlayamıyor ve kavrayamıyorlar,”

PKK sorumlusunun söyledikleri bana çok mantıksız gelmedi, hatta güldüm.

Gülme,” dedi. “Hatta sana bir sır vereyim, bizim çalışma sistemimiz dünyada ilktir ve benzeri de yoktur.”

Neyse, aklıma gelmişken öylesine yazdım bu konuyu. Zaten HDP’in kapatılmak istenmesiyle ilgisi olmayan bir konu.

Türk çete yönetiminin HDP’i kapatmak istemesi bende hiç bir his uyandırmadı. Ek bir öfke bile duymadım. Bitmiş ve tükenmişler. Ellerinde bir Kürtler kalmış, onunla da siyaseten oynayıp duruyorlar.Yaptıklarının tahlil gerektirecek hiç bir yanı yok. Amaç yok, hedef yok, öylesine aptalca ve günlük Kürt sorunu üzerinde edepsizce ve akılsızca debelenip duruyorlar.

Ortadoğu’da sadık bir ajanı batılılar milyonlarca dolar harcayarak kendilerine mal ediyorlar, Türkler ise 40 milyon Kürdün düşmanlığını kazanmak için ellerinden gelen dipsiz ve akılsız ne kadar iktidar numarası ve nefreti varsa sergileyip duruyorlar.

Öylesine aptal, gergin ve geleceksizler. Bir gerilim konusu lazım olunca veya bir iki puanlık fanatik oya ihtiyaç duyduklarında Kürtlerle ilgili ipe sapa gelmez tuhaf şeyler yapıyorlar.

Delirmişler…

Öyle anlamsız, boş ve kırılganlar. Korkak, saldırgan ve tedirginler… Hiçbir değerin, inancın ve adalet duygusunun sahibi olmadıkları için en yakındaki mazluma yumruk çakarak streslerini atıyorlar.

Bunlara akıl vermek de gerekmez, çünkü akıl civataları noksan. Bunlara kızmak veya öfkelenmek de gerekmiyor, çünkü zaten siyaseten deli raporları var. Bu raporlar bütün uygar ulusların arşivinde açılacağı günleri bekliyor.

Türk bile değiller, çünkü Anadolu ve Kürdistan’a ilk gelmiş Türklerin ilk mantığından habersizler ve soyları da başka.

  1. yüzyılda bir halkın dili, kültürü ve inancıyla uğraşanların neresinde mantık arayacaksınız?

Velhasıl fazlasıyla garipler.

Bu asılsız ve asaletsiz güruhun HDP’i kapatma niyeti üzerine sizlerin de üzülmeniz ve karalar bağlamanız gerekmiyor.

Aslında kapatıp kapatmamaları da fazla fark etmiyor.

Öyle anlamsız, ipe sapa gelmez, boş, gergin ve kurdukları iktidar tuzağının iç dehşetiyle oradan oraya savrulup duruyorlar.

Bir komedi gibiler…

Siyaseten deli raporu olan bu güruhun ve onun emireri akılsız yargının HDP ile ilgili vereceği karara ancak gülünür.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu