Haydar Işık

GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN

Aşağıdaki dizeleri meşhur Türk kommunisti Nazım Hikmet yazmış. Erdoğan ve Bahçeli rejimi

ondan nekdar nefret etseler bile, şimdi onun vasiyetini uygulamaya çalışıyorlar. Erdoğan, tutun beni uzaya gideceğim, derken Bahçeli „Beni de götür, beni de götür.“ diyor.

„Akın var, güneşe akın

Güneş’i zapt edeceğiz

Güneş’in zaptı yakın“

İki kafadar Güneş‘i zapta hazırlanıyorlar. İki güzel Türk(!). Biri Gürcistan‘dan, diğeri hangi Ortaasya türkü olduğunu şahsım bilmiyor. İki kafadar her gün birbirlerine istim vererek, kafa ezmek, kesmek, ayakkabı kutularını Dolar ile doldurup istiflemek, Kürtlere saldırmak, Suriye‘yi ilhak etmek, Libya‘yı ele geçirmek, Azerbaycan ile Ermeni katletmeye çıkmak, Boğaziçi Üniversitesi‘ne bir müridini rektör olarak atayıp öğrencilerden almak, …

Diğer marifetleri saymakla bitmez. Hepsi milli ve yerli, made in Türkish.

Araplar Mars‘a seyahat edince, bu Koca Türkler biz de Güneş‘e demezlerse, milli ve yerli üstelik çok asil halkımız gücenir. (Nasıl asilse? Bana sormayın) Erdoğan, astronot ve kozmonot kelimelerinin Türkçe karşılığını bulunuz diye buyurunca, Bahçeli hemen „Cacabey“ dedi. Bakalım kozmonat için „kakabey“ der belki. Sanki Batı‘dan alınan teknik isimler tekmilen Türkçe imiş. Tren, istasyon, metre, litre, kilo vd…

Bu iki muhterem binip aya sert inişle çıksalar fena olmaz. Güneşe mi Karadelik‘e mi giderler kendileri bilir, biz alkışlarız.

Ne var ki, yerli ve milli Türk halkının önemli bir bölümü işsiz güçsüz, çöplükten çıkmıyor. Kürtleri saymıyorum. Sömürgeci halk çöplükte olunca varın siz sömüge halkın ahvalini düşünün. „Ayranı yok içmeye, tahtaraveliyle gider …, der Türkler. „ŞAHSIM“ı alkışlayan Türk halkı ve AKP KÜRTLERİ sultanca yaşamama hizmet ettikçe, Güneş‘e gitmek kolay olur.

Şahsım için her hafta bir tema belirlensin dediğim için, geçen hafta Şahsım“a ay, güneş ve yıldızlara gitme düşünülmüş.

Seven Kürt kırolar ve Türkler açlığını unutup peşine takılmışlar. Bizim Türk Kemal Kılıçdaroğlu ise ağzı açık haftaya ne olacak bekliyor. Bakalım Asrın Lideri önümüzdeki haftalar hangi yıldıza gidecek?

Trump, hayatında bir kitap okumamış, müzikten de nefret edermiş. Böyle bir adamın nasıl melun biri olduğunu dünya gördü. O, gelişmiş bir ülkenin diktatörüydü, halkı ise demokrasi yanlısı olunca kendisine yol gösterdiler. Peki bizim meşhur „yetmez ama evet“çiler ne yaptılar? „Biz diktatör isteriz.“ dercesine sahiplendiler. Aha buyurun Hanımefendiler, Beyefendiler, Diktatörünüz hayatında bir kitap okudu mu? Bir diploması var mı? Üniversite mezunu olmayan Cumhurbaşkanı olamaz diyor anayasa. Diktatörünüz Marmara Üniversitesi‘nin açılışından iki sene önceden sözde diploma almış. Sizden ses ve soluk çıkmıyor.

Diktatör aya sert inişten sonra yarın „Güneşin zaptı yakın.“ deyince halkı mayıştırıyor. Büyük yalanlar atınca, zaten önünü göremeyen halk, Efrin zaptı sanıyor. Hani Kürtler bile Afrin‘e beni de götür demediler mi? O soysuzlar bugün de Diktatöre alkış tutmuyorlar mı? Güneyde Barzanigiller Devleti AKP nin küçük ortağı değil mi?

Faşist Türk devletinin kafa kesen ordusu güneyden GARE‘ye saldırmış. Heyhat nasıl bir Kürtlükmüş ki, Barzani ses vermediği gibi yardım ediyor, yol gösteriyor. PKK bitirilsin diyor. Kürdün can simidi, kurtuluşa götüren gemisi, Ararat‘a ulaşmasın, batsın istiyorlar. Oysa kutuluşu isteyen herkes o gemide, siz de varsınız. Diliniz, kültürünüz, kimliğiniz, velhasıl varolmanız o gemide olunca batarsa sen yaşar mısın?

Nazım‘la başladık Ahmet Arif ile bitirelim.

„ Vurun ulan, / Vurun, / Ben kolay ölmem. / Ocakta küllenmiş közüm, / Karnımda sözüm var / Haldan bilene… „

Haydar Işık, Şubat 2021

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Aynı kategoride
Kapalı
Başa dön tuşu