Video

Gazeteci Mavioğlu: Erdoğan Amed ziyaretinden umduğunu bulamadı

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amed ziyaretinden umduğunu bulamadığını söyleyen Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, “AKP- MHP koalisyonu sadece Amed’de değil Türkiye’nin hiçbir yerinde artık istediğini alamaz” dedi.

Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Amed ziyaretini değerlendiren Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, “Erdoğan, bu kez çözüm sürecini ‘onlar’ bitirdi dedi. Kürt Özgürlük Hareketini, HDP’yi kast ederek söyledi. Konuşmalarının bütününde de HDP’ye yüklendi. Fakat bütün bunlar yaşanılan gerçekliğin üstünü örtmüyor” ifadelerini kullandı.

Amedlilerin, Erdoğan’ın ziyareti öncesinde verdikleri sokak röportajlarında Erdoğan’ın gelmesini istemediklerini açıkça ifade ettiklerini söyleyen Ertuğrul Mavioğlu: “Amed’de yaşayan çok sayıda insan Erdoğan’ın gelmesini istemedi. Ona rağmen Erdoğan geldi. Erdoğan’ın mitingde özel olarak vurguladığı şeylerden bir tanesi ‘Muasır Medeniyet’ (Çağdaş Uygarlık) vurgusuydu. Bu ‘çağdaş uygarlık’ vurgusuyla Amed arasında ne tür bir bağlantı kurduğuna ve buna ilişkin nasıl bir cümle kuracağını çok merak ettim. Fakat konuşmasında buna dair bir cevap bulamadım. Sur yıkılmış, arkasından F tipi hapishanesine benzer bir şekilde inşa edilen evler yapılmış. Her taraf polis ve askerin güvenlik noktalarıyla doldurulmuş. Her yerde insanların güvenlik gerekçesiyle taciz edildiği bir ortamda, ne kadar çağdaş uygarlık seviyesinde olunup olunmadığı zaten gözler önünde” diye konuştu.

‘BÜTÜN ÜLKEYİ CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜRDÜLER’

Erdoğan mitingine katılanların başka kentlerden araçlarla getirildiklerini söyleyen Ertuğrul Mavioğlu, “Erdoğan’ın kendisine özel olarak attırdığı ‘Biji Serok Erdoğan’ sloganı daha önce de Ahmet Davutoğlu için atılmıştı ve Bahçeli bunu eleştirmişti. Bu slogan özellikle başka kentlerden getirilenlerle yapılan bir gösteri amacı taşıyordu. Serok olmanın onlar için ne denli değerli olduğunu gösteriyor. İnkâr ve asimilasyon politikalarını ortadan kaldırdık dedi. Fakat hepimiz biliyoruz ki resmi olmasa bile sadece Kürtçe konuşmak bile fiziki anlamda insanların bir sürü baskıyla karşı karşıya kalmalarına neden olan bir durum var. İnsanlar kimliklerinden kaynaklı şiddete uğruyor. Bu şartlar altında nasıl inkâr asimilasyon politikasının son erdirildiği söylenebilir. Diyarbakır cezaevini kültür merkezine dönüştürmeyi bir müjde olarak söyledi. Bunun aslında tarihi belleği yok etmeyi amaçladığını düşünüyorum. Halbuki bütün ülkeyi cezaevlerine dönüştürdüler” vurgusunu yaptı.

Erdoğan’ın Amed ziyaretinin amacının kendinden kopan kitleyi yeniden bir araya getirmek olduğunu söyleyen Ertuğrul Mavioğlu, “Erdoğan yaklaşık üç yıl aradan sonra Amed’e gitti. Bu aslında çok fazla destek kaybına uğramasından kaynaklı gerçekleştirilen bir ziyaret. Erken seçimin ve iktidarın yolu Amed’den geçiyor. Kafalarında nasıl bir düşünce olduğunu anlamak pek mümkün değil. Ama diğer yandan da bir erken seçim veya baskın seçim hesabı yapmaya çalıştıklarını görmek mümkün. Kaybettiği Kürt oylarını, yeniden konsalide edip etmeyeceğini ölçmeye çalıştılar. Fakat benim anladığım kadarıyla beklediği veya umduğu ilgiyi göremedi. Göremediği gibi de iktidarını daha fazla nasıl ayakta tutacağına dair uykusuz bir gece geçirdi” diye konuştu.

‘ERDOĞAN HÜSRANA UĞRADI’

Erdoğan’ın Amed ziyaretinde istediğini bulamadığını bu yüzden de HDP’yi hedef aldığını söyleyen Ertuğrul Mavioğlu, “Kürdün iradesi uzun bir süredir Türk egemenler tarafından yok sayılıyor. Bu HDP’ye oy veren 6 buçuk milyon insanın seçme hakkını gasp etmek, kayyumlar atamak ve HDP’li milletvekillerinin parlamentodan nasıl atılması gerektiğine dair yapılan planlarla göz önünde.  Anayasa mahkemesinde açılan HDP’ye kapatma davasıyla seçilme hakkı da gasp ediliyor. Bu çerçevede baktığımızda, büyük olasılıkla HDP’siz bir meclisin ve ya HDP’siz seçime gitmenin kendisine ne kadar fayda sağlayıp sağlamayacağı konusunu Amed’de ölçmeye çalıştı. Fakat herkes biliyor ki Kürdün yok sayıldığı bir ülkede demokrasinin kırıntısından bahsetmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

‘AKP İÇİN BİR ÇIKIŞ YOLU KALMADI’

Erdoğan’ın, İmralı’da devam eden tecridin ve hapishanelerde süren açlık grevlerinin gölgesinde Amed ziyaretini gerçekleştirdiğini dile getiren Ertuğrul Mavioğlu: “Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit neredeyse tutuklandığı dönemden beri sürüyor. İmralı’da esir alındığından itibaren tecrit politikası uygulanıyor. Bu politika kimi zaman gevşetiliyor. Özellikle son zamanlarda tecrit çok daha fazla ağırlaştırılıyor. Bu çerçevede düşünüldüğünde yargı iktidarın muhalefeti ezmek için kullandığı bir sopadır. Tüm bunlar yaşanırken Amed’i ziyaret edip, Amedlilerden beklenti içerisinde olmak mantık dışı. AKP- MHP koalisyonu sadece Amed’de değil Türkiye’nin hiçbir yerinde artık istediğini alamaz. Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz var. İnsanlar açlık, varlık ve yokluk mücadelesi veriyor. Bu şartlarda Türkiye’de yapılan anketlerde Türkiye’de ki en büyük sorunlardan bir tanesinin açlık ve yoksulluk olduğu ortaya çıkıyor. Görünen tabloda AKP için artık bir çıkışın olduğunu düşünmüyorum. Bu iktidarın daha fazla sürdürülemeyeceğini düşünüyorum” diye belirtti.

“Erdoğan’ın Amed mitingini izlerken kaybettiklerini çok net gördüm” diyen Ertuğrul Mavioğlu değerlendirmesini şu sözlerle sonlandırdı: “Demokrasi ittifakı tartışmalarını çok değerli buluyorum. Türkiye’nin birçok yerinde emekçiler, öğrenciler, kadınlar alanlarda ve hepsi yapılan zulüm politikalarına karşı direnişlerini ortaya koyuyorlar. Emine Şenyaşar ve ailesinin adalet arayışlarını, hapishanelerde süren baskılara ve adaletin ve hukukun tesisi için gerçekleştirilen açlık grevlerini bunların tamamını çok kıymetli. Deniz Poyraz’ın katledilmesi ardından yapılan merasimde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar konuşmasında, demokrasi ittifakının bu topraklarda, bu meydanlarda, bu mahallelerde kurulacağından bahsetti. Ankara’nın kulislerinde değil dedi. Gerçekten da bundan sonra ülkenin yeniden inşası söz konusu olacaksa bu Ankara’nın artık köhnemiş kulislerinde değil sokaklarda, meydanlarda, mahallelerde, evlerde kurulacak ve tabandan yayılan bir demokrasi olacak. Diğer türlü Erdoğan sonrası ortaya çıkacak başka bir olumsuzlukla boğuşmak zorunda kalacağız. Bundan başka bir alternatifimizin olduğunu düşünmüyorum.”

ANHA

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu