Hasan Bildirici

Evlere postayla cenaze servisi ve V For Vandetta

Türk İslam faşistleri Dersim’de çatışmada hayatını kaybeden Agit İpek’in cenazesini Diyarbakır’daki ailesine postayla gönderdiler. Faşist AKP yöneticileri, cenazenin aileye postayla gönderilmesinin usule uygun olduğunu söylediler. Türk savcılığı postayla evlere Kürt cenazesi dağıtmanın yasalara ve kanunlara uygun olduğunu açıkladı. Kürt çevreleri ve demokrat insanlar haklı olarak insanlık dışı bu davranış biçimine tepki gösterdiler. Açıklamalar yaptılar. Bu davranışın dine, imana ve hukuka sığmadığını söylediler. Bazı kuruluşlar, barolar Türk yargısına bu davranışla ilgili suç duyrusunda bulundular. Çeteleşmiş Türkiye yargısı Türk İslam faşistlerini yargılamaz. Türk İslam faşistlerini Türkiye’de yargılayacak bir mahkeme yoktur.

Biliyorum, akla, hayale ve vicdana sığmayacak bü tür olaylar olduğunda haklı olarak çeşitli tepkiler gösteriyorsunuz.

Ey dünya neredesin” diyen arkadaşlar oluyor.

Kurtulmak istemeyen bir halkı ve toplumu dünya kurtaramaz.

Bazı arkadaşlar yapılan bu tür işlerin dine, imana ve vicdana sığmadığını söylerler.

Türk islam faşistlerinin dinine, imanına ve vicdanına bu tür olaylar fazlasıyla sığar.

Bir toplumun erkekleri kötü kadınları iyi olmaz.

Bir toplumun erkekleri iyi, kadınları kötü olmaz.

İyilik ve kötülük kadın ve erkekte birbirini dengeler.

Türkiye toplumu kadını ve erkeğiyle kötülüğü besleyen bir toplumdur.

Canidir, cinayetçidir ve tecavüzcüdür.

Bunu size rahatlıkla kanıtlayabilirim. Yüzyıl önce bu topraklarda kadını ve erkeğiyle bir buçuk milyon Ermeni öldürüldü. Öldürülen Ermenilerden arta kalan güzel kadınları ve kızları Ermeni halkının katilleri karı yaptı. Onlardan çocuklar doğdu. Doğan çocuklar, annesinin ailesini öldüren katillerin çocuklarıydı. Kadınlar ve kızlar, erkek kardeşlerini ve babalarını öldüren katillerin karısı olarak çocuklar doğurdular. Bu basit bir rakam değil; binlerce, onbinlerce çocuktan söz ediyorum… Erkekler bir halkı topyekün öldürürken, Türkiye kadınları öldürülmüş ve sürülmüş Ermeni halkının kadınlarının ziynet eşyalarını yağmaladı.

Dersim’de öldürülen binlerce yetişkin insanın yetim kalmış kız çocukları katliamı yapmış Türk ailelerine dağıtıldı. Bu kız çocukları daha sonra ailesinin katillerinin eşleri oldu. Onlardan çocuklar doğdu.

Ondan daha öncesi Osmanlı işgal ettiği ülkelerin güzel kadınlarını ganimet olarak getirdi. Ganimet olarak getirilen kadınlar babalarının ve erkek kardeşlerinin katillerinin eşi oldu. Bunlardan binlerce, onbinlerce çocuk doğdu. Bunların hepsi tecavüzün çocuklarıydı.

Bu tecavüz, suç ve günah nesiller boyu devam etti. Bir özürleri ve üzüntüleri olmadı. Kendileriyle hiç yüzleşmediler. Bir kan ve irin deryasına çevirdikleri Türkiye bataklığında değişen koşullarda, değişik yöntemlerle aynı tarzlarına devam ettiler. Tecavüzcü, günahkar ve suçlu bir toplum yarattılar. Hiçbir gelecek ve hiç bir yargı bu toplumu temizleyemedi.

Bu yöntemlere karşı çıkan devrimciler ve Kürt direnişçiler vahşice öldürüldü. Bu direnişler Türk İslam faşistlerinin tarihten gelen acımasız yöntemleri karşısında çok çocukca kaldı. Kürtlerin ve insanca değerlere sahip Türk ailelerin çocukları bu acımasız çeteler tarafından gecekondularda, sokaklarda, dağların kuytuluk bir köşesinde kıstırılıp öldürüldü. Soykırıma uğratılmış halklarla birlikte, son katledilenlerle Türkiye ve Kürdistan toprakları bir mezarlığa çevrildi.

İnsanların ne kadar Kürtçe konuşacağına onlar karar verdi.

Ne kadar solcu ve ne kadar Alevi olabileceklerine onlar karar verdi.

Kimin yaşayıp kimin öldürüleceğine onlar karar verdi.

Onlar hem Tanrı, hem yönetici, hem cellattı.

İşte bu cellat takımı yıllar önce Dersim’de öldürdükleri bir ailenin çocuğunu postayla aileye gönderdiler. Bunu, bilinmesi için kasıtlı yaptılar. Bir ağıt toplumu yaratmak için kasıtlı yaptılar.

Beni otuz yıldır anlamamış bazı okurlar yazılarımın sonuna “Peki sen ne düşünüyorsun, önerin nedir?” diye not düşerler. Hala ne söylemek istediğimi anlamamış olan bu arkadaşlar keşke beni hiç okumasalar. Bazen de “O kadar kolaysa sen bir partinin başına geç,” diyenler olur. Keşke bu arkadaşlar da beni hiç okumasa.

Bizim topraklarımızın zaten temel bir sorunu var. Siyasetçi çok, düşünen insan azdır. Bu kadar çok siyasetçiye bir de benim siyasetçi olarak katılmam hiç bir şey ifade etmez.

Ben bir düşünce insanıyım. Olaylar beni derinden etkiler. Bazen yemekten kesilirim, uyuyamam, dağa taşa vururum.

Bir anneye öldürülmüş oğlunun cesedini postaya gönderen siyaset ve devlet alçaklığının stresini hafifletmek için V For Vandetta filmini tekrar izledim. Herhangi bir internet sitesinden alıp paylaşacağım linkten sizin de bilgisayarınız açıp bu filmi izlemenizi tavsiye ederim.

Muhteşem bir Film. Benim devrim düşlerimle birebir örtüşen bir film. Filmi hayalci mi bulacaksınız? Her devrim zaten yüksek bir hayal ve olağanüstü bir pratik değil mi?

Olağanüstü devrim hayalleri olmayanlar böyle bir filmi yapamaz. Bu tür filmleri yapamayanların zaten yüksek devrim düşleri olamaz.

V For Vandetta’yı dikkatle izleyin.

https://morfilmizle.com/v-for-vendetta-turkce-dublaj-izle/

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı