Kurdistan

Diyarbakır’da operasyon: Diyarbakır Barosu’nun 15 avukatı ve STK temsilcileri gözaltına alındı!

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, bu sabah Diyarbakır’da gerçekleşen ev baskınlarında en az 15 avukatın gözaltına alındığını duyurdu. Avukatların yanı sıra sivil toplum temsilcileri de gözaltına alındı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) soruşturması kapsamında bugün sabah saatlerinde çok sayıda avukat ile sivil toplum örgütleri temsilcisinin evine polislerce baskın düzenlendi. Evlerde yapılan aramalarda bilgisayar, kitap ve birçok dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınanlar Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

MA’nın haberine göre; gözaltına alınanların Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2019’da yürüttüğü Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik yürütülen 2019/63324 sayılı soruşturma kapsamında gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanlar, “örgüt yanlısı oluşumları organize etmekle” suçlanıyor. Verilen gözaltı kararı tutanağında şu ifadelere yer verildi: “KCK/TM (Kürdistan Demokratik Topluluğu/Türkiye Masası) yapılanmasına yönelik 09/10/2018 ve 26/06/2020 günü yapılan  günü yapılan operasyon kapsamında Demokratik Toplum Kongresi binasının bulunduğu ilimiz Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi’ndeki adreste yapılan arama sonucu elde edilen fiziki ve dijital dokümanların alınan karar doğrultusunda yapılan incelemesinde dokümanlarda adı geçen şahıslar olduğu anlaşılmış ve gerekli kimlik tespit çalışmaları yapılarak Demokratik Toplum Kongresi içerisinde eyleme ve faaliyetlerde bulundukları şeklinde haklarında bilgiler elde edilen şahıslar hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2019/63324 sayılı soruşturma dosyası yürütülmekte olup soruşturma kapsamında şüpheliler; …”

Gözaltına alınanların isimleri

Kentte gerçekleştirilen ev baskınlarında gözaltına alınanların isimleri şöyle:

Avukatlar;

Bünyamin Şeker, Abdulkadir Güleç, Eshat Aktaç, Serdar Talay, İmran Gökdere, Diyar Çetedir, Serdar Özer, Feride Laçin, Gevriye Atlı, Resul Tamur, Cemile Turhallı Balsak, Ahmet Kalpak, Devrim Barış Baran, Neşet Girasun, Sedat Aydın, Şivan Cemil Özen ve Haknaz Sadak ile MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) yöneticisi Diyar Dilek Özer ve federasyon üyesi Leyla Ayaz, TTB eski Merkez Konseyi Üyesi Şehmus Gökalp, DİVES üyesi Süleyman Okur, Bağlar Belediyesi Meclis üyesi Panayır Çelik, HDP Diyarbakır il eski yöneticisi İlhami Yürek, İhraç edilen SES üyesi Ümit Çetinkaya, HABER-SEN üyesi Mehmet Kaçar.”

Diyarbakır Barosu’ndan baskınlara ilişkin açıklama: Hiçbir zaman boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz

Diyarbakır Barosu, bu sabah 33’ü avukat 101 kişinin evine yönelik yapılan ev baskınlarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Bilinmelidir ki; gözaltı ve tutuklama tehditleri ile Diyarbakır Barosu hiçbir zaman boyun eğmedi ve eğmeyecektir!” dendi.

Diyarbakır Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada şöyle dendi:

“Yargı reformu, avukatları ve sivil toplum örgütü temsilcilerini gözaltına almakla başladı. Bu sabah saat 4:30’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturma kapsamında ‘Demokratik Toplum Kongresi binasında farklı tarihlerde yapılan aramalarda elde edilen fiziki ve dijital dokümanlarda isimlerinin bulunduğu’ iddiasıyla, Baromuz üyesi en az 17 meslektaşımız ile Şırnak ve Adıyaman Barosu iki meslektaşımızın yanı sıra diğer sivil toplum örgütü temsilcilerinin evine baskın yapılmış, evleri aranmış ve devamında gözaltına alınmışlardır.

‘Diyarbakır Barosu’nun sesinin boğulmak isteniyor’

Diyarbakır Barosu’nun kurumsal yapısına, üyelerine ve sivil toplum alanında çalışan hak örgütlerine yönelik uzun zamandan bu yana sistematik bir şekilde baskı, tehdit ve gözaltılar yapılmaktadır.  Bu sabah yapılan baskınlarla da Diyarbakır Barosu’nun sesinin boğulmak istenildiğini, sivil toplumun çalışmalarına doğrudan müdahale edildiğini bizlere bir kez daha göstermiştir.

Hukukun ayaklar altına alındığı, yargının iktidarın emir ve talimatlarına göre hareket ederek avukatları baskılamaya çalıştığı günlerden geçmekteyiz. Demokrasinin ve hukuk devleti olma iddiasının rafa kaldırılmasının yaratacağı yıkımı ve felaketi görmeyen aklın, bu ülkenin bir arada barış içinde yaşama bağını ortadan kaldırmaya götüren yolun taşlarını döşediklerini bilmelidirler.

Diyarbakır Barosu olarak; barış ve huzur içinde yaşamanın yegane yolunun demokrasiye ve hukuk devletine dönüş yapmakla mümkün olduğu görüşümüzü tekrarlıyoruz. Güvenlik endeksli yürütülen, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile hukuk güvenliğini ortadan kaldıran bu hukuk dışı operasyona son verilmesini, meslektaşlarımızın ve diğer gözaltındaki STK temsilcilerinin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

HDP’den gözaltı açıklaması: Reform dediğiniz şey koca bir yalan

HDP, DTK’ya yönelik bu sabah gerçekleşen baskınlarda 33’ü avukat 101 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Konuya ilişkin açıklama yapan HDP Sözcüsü Ebru Günay, “Hukukta ve demokraside reform dediğiniz şeyin koca bir yalandan ibaret olduğunu bu halk görüyor” dedi.

Partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Günay, “Hukuk reformu, adalet gibi kavramları kullanmaya başlayınca hemen ardından büyük hukuksuzlukları barındıran kararlar ve uygulamalar ortaya konuluyor. İfadeye çağırmayıp gece yarısı evlerinin basılması ne demek? Bu örnek yargının ne kadar keyfi hale geldiğini ne kadar sopaya dönüştürüldüğünü somut olarak gösteriyor” diye konuştu.

Adalet Bakanlığı’na seslenen Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Reform ve adaletten söz edip toplumu kandırmaktan vazgeçin. Adaleti, hukuku katlediyorsunuz her gün. İşi, hukuksuzluğa uğrayan insanlara yardım etmek ve esas olarak da adaleti sağlamak olan avukatları derhal serbest bırakın. Her gün adliyede dava ve savcılıklarda gözaltı takibi yapan avukatların hasta muayene eden hekimlerin ve yine kimi kurum temsilcilerinin iktidarın talimatıyla hukuksuzca gözaltına alınmaları sonrası bir infazda yandaş medyadan geliyor. İktidarın hukuksuzluklarına, faşizan zorba uygulamalarına toplumda rıza üretmek adına hak savunucularının, muhaliflerin alıkonulmasana ‘terör operasyonu’ diyerek son dakika servis ediyorlar. Siz de aynı sizden öncekiler gibi tetikçi olarak yargılanacaksınız. Çünkü yaptığınız tek şey bu haberlerle faşizme su taşımaktır. Yargı, yandaş basın iktidarın tetikçisi olmaktan vazgeçmeli. Neyse ki özgür kalmaya kararlı basın var ve halkımıza gerçekleri duyurmaya devam ediyor.”

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu