Mahmut Alınak

DEVLET, MEHMET TUNÇ VE BÊKES KİTABINA DUYDUĞU KIZGINLIĞI YENEMİYOR

KİTAPTA YAZILANLARI DOĞRULAYAN BİR ESKİ ÖZEL HAREKÂTÇININ İFŞAATLARI KAN DONDURUYOR

Mehmet Tunç ve Békes kitabı örgüt propagandası suçlamasıyla daha önce toplatılmış ve hakkımda ağır ceza mahkemesine dava açılmıştı.

Şimdi de kitapta Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiğim suçlamasıyla bir dava daha açıldı.

Buna göre bir kitapla iki suç işlemiş oluyorum!

Anlaşılan devlet bu kitaba olan kızgınlığını yenemiyor.

Çünkü bu kitap devletin Ankara’da hazırladığı katliam plânını teşhir eden tarihi bir belgedir. Herkes biliyor ki, devletin valileri, kaymakamları, emniyet ve MİT şefleri hendekler kazılırken çay kahve içerek seyrettiler.

Üstü bugüne kadar titizlikle örtülen ve dile getirilmeyen gerçek şudur:

Devlet, katliam plânını uygulayabilmek HENDEK TUZAĞI’ NI kurdu. PKK ve yerel gençlikte, ÖZERKLİK HAYALİYLE bu tuzağa düştü.

Ahval News adlı haber sitesine itiraflarda bulunan bir eski özel harekâtçının şu ifşaatları kan dondurucudur:

“…Devletin elinde fazlasıyla bu tip ekipmanlar vardı. Gaz bombaları vardı. Uyutursunuz oradaki insanları, bayıltırsınız. Ya da hiçbir şey yapmadan beklersiniz, zaten ablukaya almışız.

Ne kadar dayanacaklar açlığa susuzluğa, teslim olurlardı. Bu en basitiydi. Bayıltacak, geçici körlük, sağırlık yapacak gazımız, bombamız vardı. Bu yöntemlerin yanından dahi geçirilmedi. Bunların yerine tanklarla müdahale edildi.”

Bodrumlara operasyon başlatılması kararının nasıl alındığı sorusuna ise şöyle cevap veriyor özel harekâtçı:

“Operasyon yoktu ki. Basıyorsunuz tank mermisi, evi hallaç pamuğu gibi atıp altını üstüne getiriyor. Bodrumlara yapılan operasyon değildi. Ölenler tank mühimmatının patlamasıyla öldü yüzde 99. Ölmeyen de kavruldu gitti. Polisi ikinci faktörde tuttular, askeri soktular…

Doğru hedeflere doğru operasyon yapılmıyordu. Bu tip meskun mahal operasyonları çevreden merkeze yapılır…

İstisnasız operasyonların tamamında halkanın bir ucu hep açık, boş bırakıldı. Operasyonsa hadi tamam yapalım. Ama bir an önce bitirme odaklı yapılır.

Özellikle bunu net Nusaybin’de gördüm. Kamışlı bölgesinde bir ucu açık bırakıldı. Sürekli örgütün devinimi, lojistik desteği sağlansın diye.”

Özel harekâtçı bunun niye yapıldığını ise şöyle açıklıyor:

“Bir taraftan kendilerinin söylemiyle ‘leş’ olsun, bir taraftan ‘şehit’ olsun. Hep mücadele uzasın diye planlamalar yapılmıştı. Mağduriyetler, kayıplar iş uzadıkça artıyordu, sonra da bu siyasi malzemeye müsait alan oluşturuyorlardı.

Ben profesyonel bir savaşçıyım. Bunun eğitimini aldım. Orada savaş taktikleri uygulanmadı. Orada operasyon nasıl uzatılabilecekse ona matuf işler yapıldı. Onlarca çocuk cenazesi çıktı bodrumlardan.”

*                           *                     *

“BİR TARAFTA LEŞ, BİR TARAFTA ŞEHİT!”  İşte devletin yıllardır süregelen politikası!

Mehmet Tunç ve Bêkes kitabı bu rezil politikayı teşhir ettiği için savaş kodamanlarının gazabına uğruyor.

Ama ne yapılırsa yapılsın, bu kitap bir gün mutlaka bu yasak zincirini kırıp yeniden gün yüzüne çıkacaktır.

Kitaplar yasaklanıp yazarlar hapishanelere atılmakla gerçekler saklanamaz.

Kosova Eski Cumhurbaşkanı Haşim Taçi de bir zamanlar kendini her türlü kural ve kaidenin üstünde tutuyordu. Şimdi ise yakalanıp götürüldüğü Hollanda’nın Lahey kentinde, işlediği insanlık dışı suçların hesabını veriyor; kan ter içinde.

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu