Rojev'den

Dersim İnşa Kongresi; Unutturmak değil, yüzleşmek! Soykırım tanınsın!

Dersim İnşa Kongresi (DİK), Dersim Tertelesi’nin 83. Yılın da uluslararası kurum ve kuruluşlara, İlerici kamuoyuna, İnsan hakları savunucularına ve bütün sorumlulara bir çağrı yaparak; ’83 yıl önce büyük Dersim coğrafyasında bu İnsanlık suçunu işleyenler yargılansın, cezalandırılsın ve yüzleşilsin’ dedi.

“4 Mayıs Dersim için kara bir gün”

Dersim Tertelesi’nin 83. Yılın da Dersim İnşa Kongresi bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada ‘Büyük Dersim idealleri uğruna toprağa kefensiz düşenlerimiz yolumuzu aydınlatıyor’ denildi.
“İşlenen İnsanlık dışı suçları unutturmak değil, yüzleşmek! Soykırım tanınsın, Dersim’i yeniden inşa edilsin!” şiarı ile yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi.

-Tarihe ‚Dersim Tertelesi’ olarak geçen Tunceli Tenkil Harekâtı”na dair 4 Mayıs 1937’de TBMM-Bakanlar Kurulu’nca alınan karar ile Dersim’in bitirilmesinin öngörüldü ve Dersim vurulma kararının altında Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası ve onay vardı. .

-Dersim 37-38’de gerçekleştirilen bu soykırımdan dolayı ise büyük Dersim coğrafyasının halkları sürgünere gönderilmiş, mallarına el konulmuş, hakları gasp edilmiş, kiliği, dili, inancı ve kültürünün üzerindeki baskı ve asimilasyon politikaları ise devam ettirilmiştir.

-‘Bu anlamıyla Devletin Dersim’de işlediği bir soykırımdır’ denilen açıklamanın devamında Dersim Soykırımı’nın hem Türkiye tarafından hem de uluslararası arenada tanınması ve gereğinin yerine getirilmesi gerekirken, soykırım politikasının hükümetlerce devam ettirildiği ifade edildi.

Açıklamada, zaman zaman AKP’nin ve devletin Dersim Soykırımı üzerinden rant devşiren politikalardan vazgeçmesi ve soykırıma ilişkin belgeleri Dersim halkına vermesi gerektiği belirtilirken, “Soykırımda iktidar olan CHP’nin ise ‘Dersim ve Soykırım’ sözcüklerini unutturup ‘Tunceliliği’ öne çıkardığı” ifade edildi.

-“Unutturmak değil, yüzleşmek! Soykırım tanınsın” diyerek devam eden açıklamanın ana başlıkları söyle sıralandı;

-Dersim soykırımı, ‘yeni’ Türk devletinin tarihine damgasını vuran onlarca katliam ve bir kaç soykırımdan biridir.

-Dersim soykırımını unutmamak, soykırımcıları yüzleşmeye zorlamak ise bugün bütün devrimci demokratların, sosyalistlerin ve kendine insanım diyen herkesin onurlu bir görevidir.

-Seyit Rıza’nın, arkadaşlarının ve soykırımda şehit düşen her Dersimlinin mezarsız yerlerinde rahat edebilmelerinin, soykırımcı Türk devletinden bunun hesabını sormanın tek yolu Kürd, Kürdistani ulusun ulusal birliğini gerçekleştirmekten geçer!

-Dersimin kutsal dağlarına her gün ‘Ne mutlu Türküm diyene’ yazılar yazarak kimse mutlu olmuyor!

-Fail hesaba çekilmediği, insanlığa karşı işlediği suçla yüzleşmeye mecbur bırakılmadığı sürece, anmak mensupları için hüzün, ulus için yakınmaktan öte bir işe yaramıyacaktır.

83 Yıldır haykırıyoruz!

-83. yılında Seyit Rıza şahsında Dersim soykırımında şehit düşen bütün halkımızı saygıyla anarken, onların soykırımcısı ve temsilcilerini lanetle, nefretle kınıyoruz.

-Koronavirusu nedeniyle zor şartlarda ve kısıtlı olanaklarla hayata tutunmaya çalışan Dersimin onurlu halkının yalnız olmadığınıda bu vesile ile bir kez daha belirtiyoruz.

-Fiziksel soykırımın yanı sıra barajlar, hes’ler, kalekollar vb bir çok alanda büyük Dersim coğrafyasının kuşatma altına alınmak istendiği bir dönemden geçmekteyiz.

-Tarihsel onurlu direnişimize sahip çıkmanın her döne olduğu gibi bu dönemde de ancak ve ancak mızdan dayanışmanın ve paylaşmadan geçtiğine inanıyoruz.

-Bu arada 83. Yıl vesilesi ise kamuoyuna da şu hatırlatmayı yapmayı hem bir görev ve hemde gerekli görmekteyiz;

-‘Dersim Soykırımdır’ konusunda taraflı-tarafsız her kesimin aslında net olduğu fakat bunu (Soykırımı) ifade eder iken kullanılan dil ve uslubun zaman zaman ‘Katliam’ olarak ifade edildiğini üzülerek izlemekteyiz.

-Her ne niyet ile yapılır ise yapılsın, soykırıma katliam denilmesinin kabul edilebilinir bir tarafının olmadığını ve bu söylemin (katliam) yerine ‘Soykırım’ denilmesini önemle arz ediyoruz.

-Bir gün mutlaka uluslararası Dersim mahkemeleri kurulacak ve suçlular tarih önünde hesap vereceklerdir.

-4 Mayıs 1937’de TBMM – Bakanlar Kurulu kararı ile başlatılan Dersim Tertelesi günümüze değin devam ettirilmektedir.

-Dersimde toprağa kefensiz düşen on binlerce insanımızın acısını yüreklerimizde taşıyoruz.

-Ülkeyi yönetenleri bir kez daha yaşanan bu derin acıyla yüzleşmeye ve özür dilemeye davet ediyoruz.

-Dersim Tertelesi’nin 83. Yılın da uluslararası kurum ve kuruluşlara, İlerici kamuoyuna, İnsan hakları savunucularına ve bütün sorumlulara bir çağrı yapıyoruz; 83 yıl önce büyük Dersim coğrafyasında bu İnsanlık suçunu işleyenler yargılansın, cezalandırılsın ve yüzleşilsin!

‘Çünkü Dersim salt bir Katliam değil, bitirilmemiş-tamamlanmamış ve devam eden bir Soykırımdır’

DERSİM İNŞA KONGRESİ (DİK) YK

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı