Mahmut Alınak

DENİZ POYRAZ’IN RUHUNU ŞAD EDELİM

Deniz Poyraz’ın insanı kahreden ve utandıran o yoksul sabah kahvaltısı, beni yıllar öncesine götürdü.

Yıl 2006 ve ben DTP Kars il başkanıydım.

‘Biz aydınlar ve siyasetçiler tüm malvarlığımızı, gelirimizi ve maaşlarımızı bir vakfa bağışlayalım,” diye çağrı yapmıştım.

 ‘Her aydın ve her devrimci siyasetçi halkından ve halkının her ferdinden sorumludur,’ diyor ve çağrıyı özetle şöyle sürdürüyordum:

‘Gerçek yurtseverlerin mal mülk kaygıları olamaz. Halk yoksulluk içinde yaşarken, devrimci yurtseverler varlık içinde yaşamayı kendileri için bir kusur ve ayıp olarak kabul ederler.

KARDEŞLİK LAFLA OLMAZ

Biz ki büyük bir davanın mensuplarıyız; ve daha da ötesi, insanlığa karşı yükümlülüklerimiz  var. O halde aynı amaç etrafında kenetlenen büyük bir aile inşa etmeliyiz.

Ekmeğini halkıyla paylaşmayan önderler ağızlarıyla kuş da tutsalar, gerçek dava insanı olamaz ve halkı kurtuluşa götüremezler.

Ve biz siyaset önderleri ve aydınlar, günlük yaşamımız ve pratiğimizle halka rehber olmalıyız.

Gelin, tüm malvarlığımızı, gelirimizi ve maaşlarımızı bir vakfa hibe edelim. Kalacağımız mütevazı evler ve günlük gıda ihtiyacımız o vakıf tarafından karşılansın.

Vakıf, kasasına girecek paralarla yatırımlar yapsın..

Fabrikalar, atölyeler, çiftlikler kursun, büyük halk mağazaları açsın.

Bizim başlatacağımız böyle bir çalışma, gün ışığına çıktığında çok geçmeden milyonların ortaklığında dev bir halk ekonomisine dönüşecektir.

Zengini ve fakiriyle o büyük ailenin temeli işte böyle atılmış olacaktır.

Biliyorum, bu çok zor bir iştir; fedakârlık yapmamız, ter dökmemiz gerekecek. Zaten bizim işimiz de zorlukları aşmak değil midir?

Evet, gerçek kardeşlik, samimiyet ve halkı sevmek bunu gerektirir.’

2006 yılında yaptığım çağrı kısaca böyleydi.

Ve bugün..

Bu çağrı hâlâ güncelliğini koruyor.

Deniz Poyraz bizden alacaklı olarak ayrıldı aramızdan. Bu projeyi hayata geçirirsek ruhu şad olacaktır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu