M.Husedin

Cüppeli züppe Ahmet, mahpus bizim Selo ve muzaffer Yalçın Küçük

Züppe kelimesinin manasını üniversitede ekonomi okurken öğrenmiştim. “Züppe alışverişi” diye bir kavram üzeri. Türkçe’de kelimeyi kavramak için en iyi örnek sanırsam din üzeridir.

Bunun için bir tarafa (bir ölçüde Hristiyanların Cizvitleriyle kıyaslanabilecek) İslami Melamilik inancını koyabiliriz. Melamilikte dünyeviyet reddedildiğinden ihtiyaç olmayan her türlü harcama Allah’tan ve inançtan uzaklaşmak olarak anlaşılıp reddedilir. Diğer uçta ise Tayyip’le iktidarı ele geçirdiklerinden beridir Türklerin mevcut hemen her dini tarikatında gözlemlenen şatafat düşkünlüğü.

Melami yeni giyinmemeye, hatta özellikle yırtık pırtık giyinmeye dikkat ederken, şatafat düşkünü zenginliğinin ne kadar çok olduğunu daha fazla nasıl gösterebileceğiyle meşguldür. Züppelik o şatafat gösterisine verilan addır.

Cüppeli diye bilinen soytarı, çıkışından beri, var olan herhangi bir inanç açısından, ama en çok da dünyeviliği ahiret için sınav gören İslam açısından, züppedir. Seküler eğitimli olduğu belli, Kemal Sunal filmlerinden fırlamış bu tip, köyden kente henüz göçmüş ve göçer göçmez tarikat çakallarının ağlarına takılmış müritlerine konuşurken; müritlerini bilgisizlikleriyle sürekli aşağılayan üslubuyla ortalama şehirliye komik gelse de komikliğinin arkasında müthiş bir para çarkı çeviren fırlama bir Banker Bilo. Özel yaşantısıyla da züppe.

Her üçkağıtçı gibi Züppe Ahmet de elbette kendisine para akıtan müritlerinin yönelimlerini doğru takip edebilmekle mükellef. Varlığı, müritlerinin yönelimlerini okuyup kendini o yönelimlerin önünde tutabilmesine bağlı. Bu bilginin içinde bulunduğumuz iletişim çağıyla çok alakası var.

Eski dönemlerde şeyhler müritlerinin yüksek bilgiye erişimlerinde tek kanal idiler. Şeyh okumayı bilen tek kişiydi ve müridin bakıp anlamadığı o kağıtlarda kimbilir ne sırlar gizliydi? Şeyhi müritten ayıran okuyabilme hüneriydi. Okumakla ulaşılabilen yüksek bilgiye erişim olanağıydı.

Züppe’nin döneminin şeyhleri okuyabilmekle özel değiller. Matbaanın gazeteleri günlük çıkartabilecek kadar kolaylaştırmasıyla okuyabilmek, özellikle şehirlerde, çoktan meziyet olmaktan çıkıp mecburiyete dönüşmüştü. Züppenin döneminin şeyhlerinin ve kendisinin özelliği okuyabilmeleri değil o döneme kadar sadece kendilerinin bilebildiği nadir kaynaklara ulaşabilmeleriydi.

Ne ki züppeli ve benzerleri kısa süreceği çok belli bir çağın üçkağıtçıları.

Gözlemleyebildiğimiz tüm alameti farikaları İslam’a, sünniliğe, Hanefiliğe ve en özelinde de kendi tarikatlarına özgü ve ancak kenar, köşe, bucakta bulunabilecek, anlamlı anlamsız ne bilgi varsa bunları hafızadan hızlı bir biçimde tekrarlayabilmeleri. Oysa akıllı telefon ismiyle herkesin avucuna yerleşen yeni nesil bilgisayarlarla o “ezberleme melakesinin” hiçbir anlamı kalmadı. Tarihin herhangi bir döneminde varolabilmiş hemen her doküman, belge, kitap, vs. ve tarihte yaşamış ve kayda değer bulunmuş herhangi bir kişinin yaşamı ve yaptıklarıyla ilgili hemen her bilgi artık herkesin avuçlarının içinde. Telefon ekranında arayıp da ulaşamadığınız ne bilgi var bu devirde?

Şunu atlamayayım. Züppelinin kendisine her ay para yağdıran avanak müritleri elbette halen de var ama o avanak müritlerin çocuklarının aynı avanaklalığı sürdürebilecekleri ihtimali ya sıfırdır ya da o civardadır. Her baba gibi o avanak müritler de şeyhlerinden çok büyüyen ve yetişen evlatlarından öğreniyorlardır ki o evlatların şeyhin kanatları olmadığını söylediklerini hayal etmek güç değil.

Bir dönem iktidarı avucunun içinde sayan Fethullah Gülen’in PKK üzeri Kürdlerin yuvalarının başlarına yıkılmasını Allah’ından bir nefretle istediği bedduası hafızalarımızda. Asıl saiki sanırsam ele geçirmesine ramak kaldığını sandığı ırkçı Türk Devleti’nin tamamını o ırkçı saikle kendi komutasında harekete geçirmek ve devlet üzerindeki otoritesini rakiplerine kabul ettirmekti. Beyinlerini daha küçücüklerken uyuşturup her köşe bucağa yerleştirdiği insanlara ek kendisinin yetiştirmediği, devlete kendisinin yerleştirmediği ama Kürd nefreti sabit ırkçı devlet kadrolarını Kürd düşmanı bir cihada ayaklandırıyordu Fethullah efendi. Her beddua edene olduğu gibi bedduası döndü kendini çarptı.

Şimdi Cüppeli Züppe de dini hutbelerinin etkisini yitirdiğini hissediyor olmalı ki siyasete, ırkçı siyasete soyunmuş ve onikibin yıllık ata toprağımızdan çıkarılmamız gerektiğini buyurmuş. Bunların inandığı Allah gereğinde Manisa’ya inecek depremi şeyhin emriyle Kürdistan’a, Kürdlerin üzerine yollayabilen ilginç ve ırkçı bir Allah.

Fethullahçılara hayat Tayyipçiler tarafından cehennem edildi edileli züppe Cüppelininkinin de dahil olduğu tarikatlar Fethullahçıların tüm malvarlıklarına (ve makamlarına) Sedat Peker’in ayrıca anlatmasına gerek kalmayacak bir alenilikle çöreklendiler. Fethullah Gülen o bedduasını İslam’a nasıl sıkıştırdı biz bilemiyoruz. Fethullahçıların malvarlıklarına ve makamlarına çöreklenmeyi diğer tarikatlar İslam’a nasıl sıkıştırdılar, onu da bilemiyoruz. Sadece bu tarikatların tamamının Melamet (Melamilik) düşmanı olduğunu not edebiliriz.

Evimizi başımıza yıkan Fethullah efendiden sonra şimdi de bize ata toprağımızı yasak eden Züppe. Ve elbette benzerleri diğerleri.

Züppe’nin söylediklerine benim en fazla seküler bir yorumum olurdu ki o da takipçileri arasında varolan nefret yüklü ırkçılıktan prim yapmak istediği. Bir din adamı olarak nefretin sahibine zarar veren kötü bir yol arkadaşı olduğunu bilmesi gerekirdi ama bunlarınki din adamlığı değil de fırıldaklık olduğundan üstüne çokça yorum yapmaya gerek yok.

Bunlar olurken Selahaddin Demirtaş’ın cezaevinden fırlayıverdi ve Türkiye’nin ortak vatan, Türk Devleti’nin ortak devlet olduğunu “yüksek sesle” haykırıverdi. Hatip Dicle “Bağımsız Kürdistan’ı çöp sepetine attık” dediğinden beri eksik olan Türklerin önüne geçip Türkiye’yi yüksek sesle ortak vatan ilan etmekti.

İster istemez aklıma karşısındaki spikere elini masaya yumrukla vura vura konuşan Kemalist ırkçı Yalçın Küçük geliyor:

“Benim adım küçük ama bu devlete yaptığım işler büyük”.

Fırıldaklar komedyası diyelim.

Daha Fazla Göster

Bir Yorum

  1. Cubelinin rahatsız olduğu kurd hdp çevresi ve hdp li kurdlerdir. Xocenin hdp.lî olmayan kurdlerden gayet memnun olduğu açik o biliyo o tip qaşo milliyetçi kurdler oylarını onun partisine verirler hoca efendinin duasi hdp li leredir. bu belide. Bu yazıda hdp li lere karşı yazılmış selo molo eleştirisi. cubelininkide ayni selo melo beduası …madem böyle bu yazı niye. Tepkilerin seyrini acaba amacı mı saptırmak. ayıp olmasında hdp dışında kim kurdluk yapoki turkiyede. hukumet hangisinden rahatsızki. apaçık hepisini seviyo.

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Aynı kategoride
Kapalı
Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: