Devran Asmen

Çürük Sistem

Türkiye{jcomments on} varlığını yetim hakkı üzerine inşa ettiği için temeli çürüktür.

Zora ve inkara dayalı sistemiyle normal burjuva devletlerden farklı olarak da ayrıca ruh hastasıdır.

87 yıldır hakimiyeti altındaki toplumlara insan doğasına ters milliyetçi bir kültür dayatarak insanların doğuştan gelen bir çok özelliğini mahvetmiştir.

Türk sistemi, iktidarını ve sömürüsünü sürdürebilmek adına 21.yüzyılın şafağında aynı anlayışını hala topluma dayatmaktadır.

Türk devletinin hakimiyeti altındaki toplumlar insanlık tarihine yabancılaşırken, hızlı bir şekilde de bellek kaybına uğramaktadır.

87 yılılık rejim, inkara, kıyıma ve tahammülsüzlüğe dayalı zehir saçıcı bir Türklük bırakmıştır geride.

Aslında Türklük adına savunulan ve yapılmak istenen, bu topraklarda insanlığın canına ot tıkamaktan başka bir şey değildir.

Fakat rejim, Kürt uyanışı karşısında artık işlerini eskisi gibi yürütemeyecek bir tıkanıklık içindedir. Bu tıkanlıklığını aşmak için tercih ettiği yollar hala çürük rejimini sürdürmeyi amaçlayan türden, yalana ve dolana dayalı yollardır.

Ancak bu yollar daha baştan sorunlu olduğu için, atılan adımlar çok geçmeden adım atanların dahi işine yaramamaktadır. Bir bakmışsınız Kürtçe serbest denmekte, ancak hemen ardından mahkemelerden Kürtçe yasağı çıkmaktadır. Kürtçe her yerde rahat kullanılıyor denmekte, ancak bu söylemin hemen ardından yerleşim birimlerine dikilen Kürtçe tabelalar Diyarbakır Valiliği tarafından kaldırılabilmektedir…

Sosyal ve politik alandaki Kürt uyanışı sistem içindeki sınıfsal konumlanış ve anlayış gerilimlerinin şiddetini de artırmıştır.

Sermayenin iç çelişkilerinin üzerine oturan Kürt sorunu, Türk burjuva sınıfının geleceğe dönük planlarını da sorunlu hale getirmektedir.

Kürt ulusal hareketi, Alevilerin hak ve özgürlükler mücadelesi cephesi veTürkiye'nin her alanda ezilen insanları birlikte hareket ederek, 87 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk kez, yeni rejimin oluşmasında güç ve ağırlık sahibi olabilirler… Bu da ancak tarafların birbirlerine doğru yaklaşmalarıyla sağlanabilir.

Türk rejimi toplumu laik, anti laik; inanan ve inanmayan kaplarına ayırmanın son provalarını yapıyor.

Bu söylemle rejimi ve toplumu 87 yıldır oyaladılar. Kamplara bölerek ve vuruşturarak yönettiler. Sorun yoksa sorun çıkardılar. Sorun varsa, sorunun yönünü ve içeriğini çarpıttılar.

Benim gördüğüm şu: 87 yıllık uyutma ve uyuşturmanın ardından Türk toplumu gerçekten uyur gezer bir hale gelmiş. Çıkarlar karışmış. Adalet, özgürlük ve insanca yaşamanın ölçüleri dibe vurmuş.

Bu uyur gezerlik içinde, eğer bir abartı sayılmazsa, bütün baskı, zulüm ve sindirmelere karşı dik duranlar, direniş halindeki Kürtler ve Alevilerin sistemin oyunlarının fakında olan bilinçli kesimidir.

Hesaplar buna göre yapılmalı, rejimin çürümüş kesimlerinin oyalama oyunlarına kapılmaktansa; ezilenlerin, Kürt direnişçilerinin, inanç ve kültür baskısı altında yaşayan Alevilerin, çürümüş rejimin kaderini belirleyecek ortak davranışlar sergilemelidirler.. Unutulmasın ki, gelecek, çürümüş rejimin sahiplerinin değil, bu rejimin mağdur ettiği çocuğunluğun hayata bağlı elleri üzerinde yükselecektir…

devranasmen@hotmail.com

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı