Mehmet Önder

BAY BAY KEMALIZM

Kemalizmin bir daha iktidara gelemeyeceğini söylersek abartmış sayılmayız. Erdoğan Kemalizmin 97 yıllık gücünü, birikimini ve imkanlarını 18 yıl içinde yavaş yavaş eriterek tüketti. Önümüzde ki yıllar da bir iktidar değisikliği meydana gelse bile yaşamsal organlarından yaralanmış, ihtiyarlamış, 80 yıllık iktidarında sayısız katliamlardan sabıkalı Kemalizmin artık iktidara gelmesi mümkün görünmüyor.

Kemalistler en önemli gücünü ordudan alıyordu. Yan güçleri ise Yargı, Brokrasi, Iş Dünyası, Üniversiteler, Basın, Sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarıydı. En önemlisi derin devletti. Hepsini Altın tepsi içinde Siyasal Islama sundu. Deyim yerindeyse sunmak zorunda kaldı. Bu ülkede 97 yıl sadece Kemalizm vardı. Sağ partilerden en solcu partilere kadar, tüm kuruluşlar kemalist olmak zorundaydı. Gün geldi Kemalizm tıkandı. Kemalist ideoloji toplumun ihtiyaçlarına cevap olmaktan çıktı. Karşısında ki güç, insan hakları, demokrasi, batı değerleri ile entegre olma, kötü geçmiş ile hesaplaşma, hak-hukuk söylemleri ile iktidarı onlardan aldı. Günümüzde de ancak, Erdoğanın kendilerine çizdiği çember ve izin hattı içinde muhalefet yapabiliyorlar. Salı günleri Meclis grup toplantısı ve Genel kurulda “gündem dışı” konuşmalarıyla muhalefet yaptıklarını sanıyorlar. iktidarın oy kaybından, yaptıkları yolsuzluktan, sefaletten ve iyi idare edilememekten dem vurup Erdogan’ın bugün-yarın gideceğinden bahsediyorlar. Hatta Erdoğana “bu kadar ettin, götürdün yeter. Artık kenara çekil. Yemin billah seni yargılamayacağız” falan diyorlar. Bunun için elçiler gönderip uluslararası garantiler veriyorlar. Aslında bu teklif ile kendi korkaklıklarını ifşa ediyorlar. Erdoğanın bir bahane ile kendilerini yargılayacağını, tüm konforlarını ellerinden alacağını ve hapse gireceklerinden ürküyorlar. Ara sıra “aslında Erdoğan iyi biridir. Aldatılıyor. Yanıbaşındakiler onu kandırıyorlar. Yanlış bilgi veriyorlar” şeklinde yağcılık yapmaktanda geri durmuyorlar. Oysa, Erdoğan’ın uzun süreden beri bir imparatorluk ilan ettiğini, Devletin tüm dokularını ele geçirdiğini en iyi kendileri biliyor. Gücünün doruğuna çıkmış biri iktidari onlara neden bıraksın..?

Sözün kısası ne içte ne dışta artık kimse kemalizmi ciddiye almıyor, güvenmiyor. HDP sayesinde en önemli belediyeleri alan kemalistler, bu ittifakı korkudan inkar ettiler. Feto ile kalkıp feto ile uyuyorlar. Feto ile Erdoğanın yumuşak karnını yakaladıklarını zannediyorlar. Sözcü ve tele 1 medya organlarına yığılmış bir sürü kemalist dinazörlerin şişirmeleri ile ilk seçim de iktidara geleceklerini ve yine eski günlerde ki dokunulmaz, erişilmez, “kodum mu oturturum” günlere döneceklerini hayal ediyorlar. Bu kemalist dinazörler (yazar-gazeteci) on yıllarca Halkların katliamlarına alkış tutan, öven, faşist-kemalist orduyu kutsayan, Kürt değerlerine söven, saygısızlık yapan, Kürt bayrağına “paçavra” şeyh Sait ve Seyit Rıza gibi Kürt büyüklerine ve önderlerine “hain, alçak” diyenlerdir. Sözcüye sığınmış Emin Çölaşan, Yılmaz Özdil vs. tiplerin böyle yazıları kaleme aldıkları onlarca makaleleri var. Ilginçtir, Kemalist parti ve basın Erdoğanı her konuda eleştirirken Kürtlerle ilgili olumsuz tüm girişimlere de Erdoğana açıktan destek verdiler.

Erdoğan’ın bir ajandası var. Siyasal islam hedeflerine ulaşmak için bu ajanda da yer alan plan ve programı titizlikle ve sabırla uyguluyor. Kim ne derse desin; uluslararası dengeleri mükkemel gözetiyor. Iç gelişmeler, partiler, muhalefet, ekonomi falan onun umurunda bile değil. Öyle söylendiği gibi milliyetçilik, Bahçeli vs. olgu ve şahıslarla da ilgilenmiyor. Tek başına iktidardır ve herkesi, herşeyi siyasal islam amaçları için kullanıyor.

Ideolojiktir ve davasına inanıyor. Arkasına El kaide, Işid, ihvan-i müslimin gibi uluslararası islami örgütleri almış, islam halifesi olmayı planlamış biri için iç siyaset çocuk oyancağıdır. Baş örtüsü demogojisi ile iktidara geldi. Demokrasi yalanları ile Kemalist orduyu tasfiye etti. Açılım tuzağı ile Kürt muhalefetini marjinallestirdi. “Wan minut” ile dünya müslümanlarına seslendi. Ayasofya ile gücünü perçinledi. Yarın birgün islam şurası kurdurarak kendisini halife seçtirmesine hangi muhalefet engel olabilir..?

Amaçlarına bu kadar yaklaşmış biri için gücünü ve iktidarını bir seçimle bırakıp gitmesini beklemek saflıktır. Ordusunu sürekli operasyonel tutması da gösteriyor ki ideolojisini ve hakimiyetini reel olarak bölge cografyasına yaymak istiyor. Suriye (rojava), Irak (Güney Kürdistan) ve Libyaya fiili olarak girmiş durumdadır. Kemalistler bu işgalleri desteklerken dünya ise seyrediyor.

Devlet olma avantajını şimdiye kadar çok iyi kullandı. kendisinin de içinde olduğu Uluslararası kirli çıkar ilişkilerini ustaca değerlendiriyor. Kıvraktır. Sabit ve şaşmaz olduğu tek konu siyasal islam ve kendi liderliğidir. Mükkemel derecede şantajcıdır. Ortadoğuda ki cihadistleri koruma ve yönlendirmeye batı ülkelerini de ortak etti. Amerika ve Almanya onun bu faaliyetlerine dolaylı, zaman zaman da açıktan destek sunuyor. Libya da cihadisteleri savaştırıyor. Ama Libyada en büyük siyasal destekçisi Amerikadır… Son teknolojik silahları cihadistlere gönderiyor. Ama bu silahları Erdoğana Almanya veriyor…

Erdoğan bir gün gidecek, mutlaka gidecek ve bu rejim çökecek. Ama yerine gelecek olanlar kesinlikle Kemalistler olmayacak. Erdoğanın olduğu gibi Global güçlerin de Erdoğan ile işleri, çıkarları devam ediyor. Yakın zaman da Erdoğanın gitmesini beklemek hayaldir. Dünyada sayısız örnekleri vardır: Bu tür iktidarlar gitmez. Düşürülür. Böyle bir durum da sinmiş, dişleri çekilmiş, kemalistler rol alamayacak. Bu iktidarın düşmesini uluslararası sermaye ve dinamik Kürt direnişi sağlayacak. Başka da bir alternatif güç yoktur zaten…Yerine Halkların değerlerine ve haklarına saygılı, Demokrasi ve insan haklarından yana, çağdaş dünya ile bütünleşmeye çalışan, “sabıkasız” kişilerin öncülüğünde ki yeni partiler iktidara gelecek.
Daha Fazla Göster

Bir Yorum

  1. Yeni bir yazarimiz ve iyi bir yazi.
    Biz Kùrdlerin içindeki kemalist Alivi yeniçeriler halen etkili bir §ekilde Kùrd u Kùrdistan dù§manligini yapiyorlar.
    Kùrd basinindaki etkili bu Alivi kesim halen Kemalist somùrgeci cumhuriyeti sol maske ilà savunuyorlar.
    ùstelik Kuzey Kùrdistanda Alivi islam olmadigi halde.
    Biz Kùrdlerde kemalizim ,Alivicilik ve halklarin karde§ligi adi altinda haremzade takiminin ixanet misyonerligidir.
    PKK içindeki Kurdistan dù§mani Tirk cumhuriyetcileri.
    PKK kar§iti Kùrdistan dù§mani Tirk cumhuriyetci kemalistler.
    Sozde PKK yanlisi Kurdistan dù§mani Yobaz Alivi Tirk cumhuriyetcileri.
    Bu kemalist takiminin dilleri Tirki.
    Ruhlari Tirki.
    Dù§manliklari Tirki.
    Kemalizim ve islamcilik dev§irme ve haremzade arasinda bir Ereb kan davasi olan sunnilik ve Alivilik islami nefretir.
    Sunni islamci dev§irmelerin Kemalistlere dù§manligi Osmanli subaylarinin Osmanliya ixanetinden kaynaklidir.
    Kemalizim Osmanli subaylarinin Cumhuriyet iktidaridir.
    Sunni islamcilarda Kemalistler kadar Kùrd dù§manidirlar.
    Ama kemalist Aliviler pir sultan Abdal kadar odlek ve korkak olduklari kadar biribirine xain kesimdir.
    Bu kemalist Alivi mikrobunu biz Kùrdlerden uzak tutmak lazim.
    Solcu maskelerinin altinda kerbelacilik (husumet belasi) biz Kùrdlere haremzadelige çekmek içindir.

İlgili Makaleler

Aynı kategoride
Kapalı
Başa dön tuşu