Hasan Bildirici

Bahçeli ve Erdoğan’ı bekleyen son

ABD Temsilciler Meclisi’nde yapılan oylamada, Trump’ın görevden azledilmesi yönündeki tasarı kabul edildi ve Trump, ikinci kez azledilen ilk Amerikan Başkanı oldu. Tasarı, 197’ye karşı 232 oyla kabul edildi. Şimdi Senato’da Trump’ın suçlu olup olmadığına yönelik bir yargılama gerçekleştirilecek ve oylama yapılacak. Trump’ın suçlu bulunması için Senato’da üçte iki çoğunluk gerekiyor, bu da en az 17 Cumhuriyetçi senatörün bu yönde oy vermesi gerek.

Senato kararının bu saatten sonra Trump’ın aleyhinde veya lehinde olması artık çok önemli değil. Cumhuriyetçilerin Trump’la yollarını ayırmaya hazırlandığı bir durumda Trump artık bir ölüdür, bir ceset, hayatını utanç içinde geçirecek bir Amerikan lanetlisidir. İnsanları para olarak değerlendirenler, genellikle bu durumlarda, “adam nasıl olsa parasal yükünü almış, kalan ömrünü varlık içinde geçirir” falan derler, ama bu insan tabiatına karşı çok ucuz bir yaklaşımdır. 70-80 yaşlarında dünyanın tüm parası onun olsa ne yazar. Utanç içinde bıraktığı başkanlıktan sonra hangi tatil, hangi çorba, hangi eğlence onu mutlu eder? Etleri sarkmış, her yeri kırışmış, vücüt fonksiyonları giderek dibe vurmuş yaşlı bir hayatta itibarsız bir mal varlığı ne işe yarar?

Buradan Trump benzeri Erdoğan’a geçmek istiyorum. İlkesizlikte, ahlaksızlıkta ve entrikada Trump’la aynı ligte oynayan Recep Erdoğan’ın sonu da ömrü yeterse Trump gibi olacak. Siyasal bir üçkağıtçı olan Erdoğan’ın normal bir emekliliği olmaz. Devlet içinde olmanın dışında normal bir hayatı olmaz. Normal bir tatil yapamaz. Sokakta gezemez. Normal bir seçimde iktidarı kaybettiğinde, siyasal alacakları ve işlediği suçlar başına üşüşür. Onun için dayanabilirse ve entrikalarıyla götürülebilirse ölene kadar devletin başında ve kıçında olmak zorunda.

Erdoğan gibi şahsiyetler iktidardan düştükten bir kaç yıl içinde unutulurlar. İsimleri, anıları, icraatları ortadan kaldırılır. Bir sokağa adı verilmişse sokağın adı değiştirilir. Adına okul varsa okulun adı da değiştirilir. Bu tür şahıslar 12 Eylül’ün beşli çetesi gibi yalnızlıktan kıvranarak korku içinde ölürler.

Trump başkan olmuştu, ama Amerikan toplumunu ve geleneklerini tanımıyordu. Tanımış olsaydı taraftarlarına ayaklanma çağrısı yapmazdı. O da Türkiye’deki darbe ve darbe girişimlerine özendi. Yakın arkadaşı Erdoğan’dı. Erdoğan’ı çok güçlü ve bölgeye hakim sanıyordu. Erdoğan bağırınca Suriye’de bir Kürt şehri bağışlıyordu. Amerikan halkına ihaneti ve şerefsizliği miras bırakmak istedi, ama Amerikan halkı bu ihanet ve şerefsizliği Trump’un suratına tükürdü.

Erdoğan Cumhurbaşkanı olmuş, ama Türkiye’yi tanıyamamış. Devşirme ailelerin sonradan görme yetişkinleri açısından bu durum normaldir. Yükselişlerindeki entrikaların aynısıyla inişte karşılaşırlar. Erdoğan ve faşist teşkilatın başı Devlet Bahçeli Türklerin ve Osmanlı’nın tarihini iyi bilmiyor. Türklerin ve Osmanlı’nın tarihinde vezirlerin bir bayramlık bir de idamlık gömlekleri olurdu. Padişahlar daha alttakilerden yağlı kement yiyerek tahtan ceset olarak inerlerdi.

Osmanlı’daki karşılığı olarak Erdoğan Padişah, Devlet Bahçeli vezirdir. Osmanlı’da eceliyle ölmüş hemen hemen tek vezir yoktur.

623 yıllık ömrü boyunca 36 Padişaha sahip Osmanlı’da 14 padişah rezil edilerek ve boğularak indirilmiştir.

Erdoğan’ın sık sık gönderme yaptığı Osmanlı’nın tahtan indirme geleneği budur. Devrim özürlü Türkler yukarıdan padişah veya başkan indirmesini iyi bilirler. Erdoğan’ın da sonu eğer ömrü yeterse, tahtan zorla indirilen padişahlara benzeyecektir.

Çok suç işlemiş, dünyaya karşı çok entrika çevirmiş, IŞİD’i desteklemiş, Kürtlere vurmuş, Amerika’nın çıkar alanlarını bombalamış, onları Suriye’den kovmuş, NATO üyesi olduğu halde Rusları Karabağ ve Suriye’ye çekmiş…. Ülke içinde kendi yarattığı FETÖ numarasıyla kendisine karşı olan ne kadar muhalif siyasetçi, komutan ve gazeteci varsa onları öldürtmüş, tecavüz ettirmiş ve onların ailelerini devletin bütün olanaklarından mahrum etmiş…

Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin Türkiye toplumunda ve Kürtlerde en ufak bir olumlu anıları yoktur. Hukusuzluğun, adaletsizliğin, çıkarcılığın ve çeteciliğin temsilcisidir bunlar. İktidardan inmeden dahi siyasi bir ceset gibi oradan oraya kıvranan ve gündemde kalmak için elli tür numaraya başvuran Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin milyarları olsa ne yazar. Erdoğan’ın iktidar yokluğunda soyadını taşayan hangi yakını Türkiye’de yaşama şansı bulur?

Yani demem o ki, Trump’la birlikte Erdoğan ve Devlet Bahçeli de her türlü sonun başlangıcına girdi.

Sonunu biliyoruz da, o sonun nasıl gerçekleşeceğini henüz bilmiyoruz.

Hikayesi merak konumuz işte…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu