M.Husedin

Amerika’nin bir sonraki savas tiyatro sahnesi neresi?

Savas sahnesi terimi bildigim kadariyla Turkce’de kullanilan bir terim degil. Ingilizce’de yaygin kullanilir. Bir alan belirler ve savas/catismalar o alan dahilinde ele alinir. Misal verecek olursak, Turk Devleti’nin Dersim’e durup dururken saldirisinda tum Dersim Bolgesi bu saldirinin Savas Sahnesi idi. ‘Dersim’ o saldirinin cografyasini, hudutlarini belirlerdi. Soykirima ulasan bu irkci saldirinin sebeplerini tum Kurdler biliyoruz.

Amerika’nin Vietnam’a durup dururken saldirisi, veya Irak’a, sonra da Afganistan’a saldirilari birer operasyon sahnesi olarak anlasilmali. Stratejik veya taktiksel cercevesi (yani hedefleri, nasil bir asker toplami ve muhimmat yekunuyle hangi alt ve ust limitler dahilinde nasil yurutulecegi, vs) cografi sinirlariyla onceden belirlenmis bir savas veya operasyon sahnesi.

Vietnam ornegini verdim. O donemin ve sonranin Amerikali muhalif entellektuellerinin soyledigi savasin cikarilmasinin galip gelmek gibi bir sebebinin hic olmadigi. Ayni seyi ayni kisiler Afganistan icin de diyorlardi -diyorlar. Yani bu iki savasin cikarilmasinda aslinda siyasi bir sebep yok. Savasta galip gelmek, sonrasinda siyasi bir hedef elde etmek yok. Buna gore Amerika’nin bu savaslarinin arkasindaki tek reel sebep Amerikan Savas (veya Silah) Endustrisine Amerikan Devleti’ne muhimmat, arac – gerec satmak icin sebep cikarmak. Amerikan Ordusu savasta olunca bu sirketler is yapabiliyorlar. Diger turlu mal satabilmelerine, isci calistirabilmelerine, yeni fabrikalar kurmalarina, yeni silah ve savas teknolojileri gelistirmelerine imkan olmuyor cunku sebep olmuyor.

Benim varsayimim su: Afganistan ve kismen -onemli olcude- Irak’tan cekilme sonrasi Amerikan Silah Endustrisi devletine yeni bir savas sahnesi dayatacaktir. Tum global analizim bu varsayim uzerine kurulu.

Analizimde sordugum soru su: Amerika’nin bir sonraki savas tiyatrosu neresi olacak?

Dikkatler cok kolay bir sekilde Pasifik’e, Pasifik’e kiyi olan ve birbirleriyle catismak icin yeterli sebebi olan ulkelere kayiyor. Pasifik denkleminin merkezindeki ulke Cin. Etrafinda Japonya, Vietnam ve Filipinlerle gozlenebilir, haberlerde takip edilebilir sorunlara sahip. Guney Kore, Endonezya ve az otesinde Hindistan’la ise analizle anlasilabilir sorunlara sebep oluyor. Cin o bolgenin her zamanki abisi. 20. yy’a girerken Japon isgaliyle yasadigi ve travmasi halen devam eden asagilanma surecini saymazsak, Hindistan haric, hicbir bolge ulkesi Cin’in bu ustun konumunu tartismayacaktir. Rahatsiz olmayacaklardir demiyorum; rahatsizlar ki Amerika orada kendine alan bulabiliyor ama Cin’in o bolgenin buyuk abisi oldugnu hicbir ulke tartismayacaktir.

O bolgede Cin’den rahatsiz olan, Cin’le guc rekabetine girisen o bolgenin bir ulkesi olmayan Amerika ve muttefikleridir. Ne ki, ne Amerika ne de Cin isi hicbir zaman savasa getirmeyeceklerdir. Aralarindaki ekonomik iliski ikisine de her durumda cozum bulmayi dayatacaktir. Yani Amerika ve Cin, zir-salak liderler de baslarina gecse, hatta Deli Durdu bir galeyana gelip isteseler bile savasamayacaklardir. Amerika ve Cin birbirine olaganustu derecede bagli iki ulkedir. Aralarinda, aralarinda olusabilecek her soruna cozum uretecek ortak mecburiyetleri var. Yani ben Amerika’nin bir sonraki savas sahnesinin Pasifik’te olacagina, veya dunyanin herhangi bir baska yerinde Cin’le olacagina ihtimal vermiyorum. Bu iki ulkenin iliskileri gorulebilir gelecekte aralarindaki her soruna cozum ureterek ilerleyecektir.

Afrika olacagini da sanmiyorum. Bunun analizine girmeye gerek oldugunu da sanmiyorum. Afrika’da uzerine savasilacak, yani parayla alinamayacak hicbir sey yok.

Dogu Avrupa Ukrayna’nin fiilen ikiye ayrilmasiyla dusuk yogunluklu bir catisma ile kontrol altinda tutuluyor. Rusya firsatini bulsa Odesa limanina kadar uzamak isteyecektir. Catisma oyle bir durumda alevlenebilir ama neticede bir yangin olup etrafina sicramayacaktir. Dogu Ukrayna’da konsolide edilmis bir gerginliktir Dogu Avrupa ve Amerika Karadeniz’e donanma sokabilene kadar da oyle kalacaktir.

Iran olacagini da sanmiyorum. Bunun nedenine eski yazilarimda deginmistim. Iran’a saldirinin lojistigi Kuzey Kurdistan ve Azerbaycan’da asker ve muhimmat indirilebilmesiyle mumkundur. Bu da Istanbul Turklerin elinde oldugu surece imkansizdir.

Mevcut secenekler icerisinde elimizde kalir Suriye. Ben Amerika’nin Suriye’den cikacagina ihtimal vermiyorum. Turk Devleti adim adim kaosa suruklenirken Idlib’ten Hatay’a kaydirilabilecek bir yangin, eger analizim dogruysa, ABD’nin istedigi turden bir gelisme olurdu.

Toparlayacak olursam, Amerikan ordusunun Afganistan’dan cikmasi sonrasi bir sonraki hedefinin Idlib ve Hatay, daha uzun sureli ileri hedefininse Canakkale ve Istanbul Bogazlari oldugunu dusunuyorum.

Bu tip gelismeleri ongorebilmeyi, sonra da tahminlerinin gerceklesmesini izlemeyi seven benim icin haberlerde takip edeceklerim Idlib’teki gelismeler, ve Turkler arasi catisma haberleri olacak. Turkler birbirleriyle catismadan Istanbul olmaz. O kivilcim Idlib’te olabilecek gelismeler uzeri Hatay – Antep arasinda cakilabilir. Arap, Kurd ve Turklerin karisik yasadigi, sunni ve alevisiyle o cografya Turklerin kontrol edemeyecegi bir yangin yeirne donusebilir. Sonrasi Turkler arasi tufan olur.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu