Ali Usta

Mazlum, kendini yaktı mı, astı mı?

‘Amacımız Sosyalist bir Kürdistan’ diyen, Çağdaş Kawa olarak adlandırdığımız, Mazlum Doğan, PKK’nin kurucu kadrolarından ve başlıca ideologlarından biri sayılır.
Talihsiz bir şekilde yakaladıktan sonra, tarihin en vahşi işkencehanelerinden biri olan Diyarbakır Zindan’ında daha özel ve yoğun işkenceye alındı.
Çünkü faşist cunta iyi biliyordu ki; O’nun iradesi kırılırsa diğerlerininki çok kolay olacaktı.
Mahkemelerde sürekli siyasi savunma yaptı ve partinin önderlerinden olduğunu, amaçlarının sosyalist bir Kürdistan olduğunu sürekli haykırdı.
Rizgari’nin ‘Devrik’ genel sekreteri Mümtaz Kotan; ‘Yenilginin İzdüşümleri’ kitabında Diyarbakır Zindanı’nda kendi teslimiyetlerine kılıf ararken teslimiyeti Mazlum’a kadar götürmektedir.
Mazlum’un tek tip elbise giymesi, insanlığın tanık olduğu en iğrenç işkencelere maruz kalmasından, bedenin iflasından kaynaklıdır. Beden iflas etmiş ama irade kırılamamıştı.
Nazi Kampları’ından mucize eseri kurtulan ünlü psikolog Viktor Frankl:
‘İnsanın elinden herşeyi alınsa bile, bireylerin kendi davranışlarını ve düşüncelerini seçme özgürlüğü elinden alınamaz’ demiştir.
Aynı gece yani bugünün gecesinde ‘Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür’ şiarıyla kaldığı hücrede kendini asmıştır.
Sanırım yakma algısı daha sonra, kendini yakan Dörtler’den geliyor. Onlar, koğuşun duvarlarına zorla slogan yazılması için verilen boyanın tineriyle kendilerini yakmışlardır. Oysa Mazlum, değindiğim gibi küçücük bir hücrede kalıyordu ve kendini asmıştır.
Newrozlarda ve devrim mücadelesinde yitirdiklerimizin anısına saygıyla…
Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu