M.HusedinUncategorized

Aleviliğin Türklerle ilgisi yok deyince anlamıyorlar

Alevilerin tanrısı Yazdan diye geçer. Şah-ı Yazdan denir. Yazdan Aryen bir kelimedir. Arkeolojik kayıtlardan antik Aryen kavimlerin ve Kürdlerin atası Medlerin kelimenin kökeni olan “Yazata” kelimesini tanrıyı karşılamak için kullandığı biliniyor. Aryen kökende yazdan kelimesinin manası “tapınılan” veya “tapınılası”. Hiçbir Türk dilinde, ne geçmişte ne de bugün, böyle bir kelime yoktur.

Kürdlerde Şaman ayini benzeri bir şey hiç olmamıştır. Hiçbir Alevi töreni Şaman törenlerine benzemez.

* * *

“Aleviliğin bir Türk inancı olduğu, Orta Asya şamanizmi kökenli olduğu, Türk olan Horasan Erenleri aracılığıyla, Orta Asya’dan göçen Türklerle beraber Anadolu’ya geldiği, Kürdlere de bu Türklerden yayıldığı” yalanı Türk Devleti’nin ideoloji oluşturan birimleri tarafından uydurulmuştur. Bu ideolojik yalan Kürdler ve Türkler arasında Türk Devleti tarafından çeşitli Türk ve Türkleşmeye meraklı Kürd aracılar tarafından propaganda edilir.

Bu yalanın Kürd ve Türk Alevi toplumlarında üç türlü etkisi gözlemlenir.

Alevi Türkler
Alevi Türkler bu yalana sarılmakla özünde sünniliği sahiplenen ırkçı Türk Devleti’yle zemin paylaşma imkanı bulurlar. Dünyevi (fizik) varoluşu mistik varoluşun geçici bir zuhuru olarak algılayan Alevi öze ters bir duruş olan bu “Türkçü” yaklaşım fiiliyatta bunların Alevilikten uzaklaşıp sünnileşmesiyle son buluyor.

Kürdlüğü taşıyamayan Alevi Kürdler
Alevi Kürdlerin bir kısmının Kürd olmanın ağırlığını taşıyamadıkları hepimizin gerçeği. Irkçı Türk Devleti faşist uygulamalarıyla kendinin onayladığı gibi olmayan vatandaşlarına hayatı zehir zıkkım ederken, onayladığı gibi olanları da ödüllendirir. Kürd kalıp zehir zıkkım yaşamayı çekmektense bir çok Alevi Kürd ya açıktan Türk olduklarını demeye başlıyorlar ya da Kürdlük bahsini ellerinden geldiğince ağızlarına almıyorlar. Her iki seçeneğin sonucu “bir çeşit” Türkleşme. Olmadığı bir şeyi olduğunu söyleyen kişinin yaşamak zorunda kalacağı kişilik bozukluklarını bu yazının konusu etmeyeceğim. Kendiniz bu konuda akıl yürütebilirsiniz.

Kürdlükleriyle yaşayan Alevi Kürdler
Alevi Kürd olup da Aleviliğini Kürdlüğüyle birarada savunan Kürdlerin ezici çoğunluğunun Aleviliğin derin kökenlerine dair çok az bilgiye sahip oldukları ne yazık ki Alevi Kürd toplumunun bir gerçeği. Bunun elbette dedelerin bilgisizliğiyle alakalı bir çok sebebi var. Aleviliğin özüne, kökenine dair derli toplu bilgiyi yaşadığımız çağa taşıyamamış olması Alevilik açısından trajiktir.

Oysa antik Aryen inancıyla ilgili ansiklopediler dolusu bilgiye ingilizce (ve Almanca, Fransızca) erişilebilir. Aleviliğe dair öz bilgilere sahip zeki kişi antik Aryen inancı ve Alevilik arasındaki aleni bağlantıları çok kolay görebilir. Alevilerde bu yönlü doğru dürüst bir girişim olmadığını görüyoruz. Bırakın bunu, Mehmet Bayrak gibi emektar bir araştırmacı dışında ben henüz Alevilik ve Kürdlük arasındaki derin bağlantıyı derli toplu aktaran bir bilgiye de denk gelmiş değilim. Kürd -güya- araştırmacılarının asal kaynaklarla hiç ilgilenmeyip yalancı Türk ve Fars kaynaklarından sahte bir Kürd tarihi ürettiklerine benzer bir şekilde Aleviler de Aleviliği sahtekar Türk devletinin yalanlarına teslim ediyorlar.

Alevilerin Aryen inanç kökenine dair
Kendim şahsi meraklarımdan araştırmacı biriyim. Okurken ne amatörümdür ne de uzman. Bir konu eğer ilgimi çekerse o konuyu uzun yıllar kafamın içinde tartışır, tatmin edici bir cevap bulana veya geliştirene kadar soruyu kafamın içinde evirip çeviririm. Alevilikle ilgili şu özet bilgileri, meraklısı çıkarsa diye, paylaşmak istiyorum.

1. Çoğu Kürd’ün sandığının aksine Alevi tarihinde geçen Horasan bölgesi ile İran’ın Türkmenistan sınırındaki bugün aynı adla anılan Horasan vilayeti aynı yer değildir. Alevi tarihinde geçen Horasan 12. ve 13. yy’da bugünkü İran’ın doğusunda kalan bölgedir. Haritada aşağı yukarı Afganistan’a denk gelen bir coğrafyadır. Eğer tarih haritasına tematik bakarsanızsa kastedilenin aslında Kuzey Hindistan olduğunu anlarsınız. Hallac-ı Mansur’un pirinin Hindu babası (Brahmin) olduğu bilinir. Hallac’ın “Tanrı benim” dediği Hinduizmdeki “Sen ‘o’sun” öğretisidir. Alevilerin “Her ne ararsan kendinde ara” dediği. Hindular tanrının kişinin kendisi olduğu tezini tıpkı Alevilikteki gibi bilirler. Bu da şaşılacak bir şey değildir. Neticede Hinduizmin kendisi de Alevilik gibi bir Aryen öğretisidir (inancı değil, öğretisi).

2. Alevilerin tanrısı Yazdan diye geçer. Şah-ı Yazdan denir. Yazdan Aryen bir kelimedir. Arkeolojik kayıtlardan antik Aryen kavimlerin ve Kürdlerin atası Medlerin kelimenin kökeni olan “Yazata” kelimesini tanrıyı karşılamak için kullandığı biliniyor. Aryen kökende yazdan kelimesinin manası “tapınılan” veya “tapınılası”. Hiçbir Türk dilinde, ne geçmişte ne de bugün, böyle bir kelime yoktur.

3. Antik Türklerin Şaman törenleri olurdu. Kürdlerde Şaman ayini benzeri bir şey hiç olmamıştır. Hiçbir Alevi töreni Şaman törenlerine benzemez. Şaman törenlerinde halüsinojen psikoid bir madde (psilobin mantar) kullanan şamanın halüsinojen maddeyi aldıktan sonra dans ede ede (ve çoğu zaman da bu maddenin sebep olduğu fiziksel acılardan kıvrana kıvrana) bireysel olarak transa geçmesi vardır. Transa geçen şaman “diğer taraftan” bilgi alır. Şaman töreninde şamanın “diğer tarafla iletişimi” sözkonusudur. Müzik yoktur. O işi şaman için halüsinojen madde görür. Şaman erkek veya dişi olabilir.

Diğer yandan Alevi törenleri tamamen farklıdır. Alevi tören/ayinleri orada bulunan herkesin katılmıyla olur. Töreni/ayini yöneten dede ise Şaman’dan farklı olarak ortaya çıkıp dans etmez. Dans edip de kendinden geçmez.

Alevi törenleri müzikle olur. Müzik eşliğinde dans ile toplu katılımla icra edilir. Alevi dedesi erkektir. Şamanda cinsiyetin önemi yoktur. Alevinin dini lideri mutlaka erkek olur.

4. Alevilikte dini önderlik babadan oğula geçen bir kurumdur. Merkezi vardır (dergah, ocak). Din adamları akraba bir topluluktur. Sünni ve Şiileri de dahil olmak üzere tüm Kürd inançlarında (Alevi, Kakai/Yarsan, Ezidi, vs) aynı şema gözlenir. Şamanlık ise babadan oğula, veya anadan kıza geçebilir de geçmeyebilir de. Kan bağı belirleyici değildir. Tüm Kürd inançlarında, Hinduizmde olduğu gibi, din adamlığı babadan oğula geçer. Dişiler dini lider olmazlar. Şamanlık bireysel iken Alevilikte (ve müslüman olan – olmayan tüm Kürd inançlarında) din adamlığı ırsidir. Aileden gelir. Şamanlık ve Aleviliğin kıyaslanacak bir yapısı/şeması yoktur.

5. Tüm Kürd coğrafyasında Alevilikle kıyaslanacak inançlar bulunur. Ezidi, Kakai/Yarsan, Feyli ve Şebek Kürdleri buna birkaç örnektir. Bu inançlar tüm Kürdistan coğrafyasında, Kürdlerin her dört dilini konuşan topluluklarda bulunur. Hiçbir Türk coğrafyasında Aleviliğe benzer bir inanç yoktur.

6. Aşağıda linkini verdiğim ayin Kakai/Yarsan Kürdlere ait. Kakailik kardeşlik demektir. Alevilikte bugüne ulaşamamış musayiplik kurumu vardı. Musayiplik Alevilikte o kadar temel bir yapı idi ki, musayiplik baz alınıp Aleviliğe kardeşlik dini demek mümkün olabilirdi.

7. Linkini verdiğim Kakai/Yarsan ayinine benzer bir tören herhangi bir Türk coğrafyasında bulunmaz. Yoktur. Türkmenistan, Özbekistan, Kırgizistan, Kazakistan ve Doğu Uygur’da Aleviliğe yakın herhangi bir inanç olmadığı gibi, benzer bir ayin/ritüel/tören de yoktur. Alevi Kürdlerde vardır. Kakai/Yarsan Kürdlerde vardır. Ezidi Kürdlerde vardır. Benzeri Sünni Kürdlerde zikir olarak vardır. Türklerin Kürdlerden öğreneninde vardır, başka da yoktur.

Maksat sidik yarıştırmak değil Kürdleri yoklaştırmaya çalışan Türk devlet yalanlarına doğru cevap vermektir. Alevilik Kurdidir, Kurdistanidir. Kürdlük kadimdir. Bunun böyle olmasının kimin ne olduğuyla alakası yoktur. Maksat doğruyu doğru söylemektir.

Diğer yandan şamanizmin ne olduğunu da yalan anlatıyor Türk Devleti. Sibirya’nın Türkik göçebe toplumlarına ait bir kelime. Orta Asya’ya ve Orta Asya kavimlerine değil Sibirya toplumlarına ait bir kelime. O tarafın inancı. Konu bu olmadığından değinmiyorum ama alt seviye bir inanç da değildir, Türklerin, Türk Devleti’nin anlattığı gibi bir inanç ise hiç değildir.

Daha Fazla Göster

Yorum yaz

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu