Video

Osmanlı’dan bugüne bitmeyen katliamların tanığı: Süleyman Çoli

İşgalci Türk devletinin Osmanlı’dan bugüne süren insanlık dışı uygulamalarına ve saldırılarına tanıklık eden 80 yaşındaki Süleyman Çoli, “Türk devleti tarih boyunca Kürt ve Êzidî olduğumuz için bizleri katletti” dedi.

Binlerce yıldır Kürdistan topraklarında bitmeyen zulümden, katliamdan, vahşetten ve göçten payını alan kesimlerden biri de Êzidî Kürtler oldu. Son dönemlerde sıkça gündeme gelen Türk devletinin Êzidî Kürtlere dönük saldırılarının tarihi aslında Osmanlı’ya kadar dayanıyor. Êzidî Kürtlerin kutsal mekanı olarak kabul edilen ve sürekli olarak Türk devletinin saldırılarına maruz kalan Şengal topraklarının her karışı bağrında katliamın çığlıklarını, kadının feryatlarını ama aynı zamanda zulme karşı direniş seslerini taşıyor.

Şengal topraklarında katliamların ve vahşetin yanında göçe de maruz kalan Êzidî Kürtler , dünyanın her yerine dağılmak zorunda bırakıldı. Şengal ve Rojava’da Türkiye’ye sınırı olan Cizre ile Efrîn’de yaşayan Êzidîler, bir kez daha Türk devletinin katliam hedefinde.

Yıllardır Türk devletinin saldırılarına tanıklık eden Êzidî Kürtlerinden 80 yaşındaki Süleyman Çoli, Tirbespiye’nin 10 km kuzeyinde Türkiye sınırına bir kilometrelik bir mesafede yer alan Tıl Xatun köyünde yaşıyor. Çoli, 1990 yılından bu yana 100 Êzidî ailenin Tıl Xatun köyünde yaşadığını ancak saldırılardan kaynaklı çoğu ailenin göç etmek zorunda kaldığını anlatıyor. Saldırılara rağmen topraklarını terk etmek istemeyen 11 aile ise yaşamlarını zulme ve inat kendi topraklarında sürdürmeye çalışıyor.

OSMANLI’DAN BUGÜNE SÜREN SALDIRILAR

Tıl Xatun köyü tarihsel süreç içerisinde katliamlardan kurtulmak için göç eden insanlar tarafından kurulan bir köy. Çoli’nin dedesi 1913 yılında Osmanlıların ve radikal İslami grupların saldırılarından kaynaklı Bakurê Kürdistan’dan göç etmek zorunda kalıp yönünü Şengal’e çevirir. Ardından Êzidî aileler burada da yaşanan katliam ve saldırılardan kaynaklı Tirbespiye’nin güneyinde bulunan birçok Arap köylerini gezdikten sonra Bakurê Kürdistan’a yakın olabilmek için Tıl Xatûn köyüne Dasıka aşireti olarak yerleşir. Yıllarca Bakurê Kürdistan’a dönebilmek için uğraşan aileler hiçbir sonuç elde edemez.

Bakûrê Kürdistan’da, Türk devletinin himayesi altında olan radikal İslami gruplar tarafından el konulan topraklarını yıllardır talep etmelerine rağmen alamadıklarını vurgulayan Süleyman Çoli, “Uluslararası azınlık haklarını savunan kurum ve kuruluşlara başvurmamıza rağmen bugüne kadar topraklarımızı bu gruplardan alamadık” diyerek topraklarına dönmenin umutlarını dile getiriyor.

‘TÜRK DEVLETİ YILLARDIR BİZİ KATLEDİYOR’

İşgalci Türk devleti tarafından Êzidî ve Kürt oldukları için defalarca saldırıya maruz kaldıklarına dikkat çeken Çoli, “Türk devleti tarih boyunca Kürt ve Êzidî olduğumuz için saldırdı. Binlerce kişiyi katlettiler. Uluslararası anlaşmalara göre sınır bölgelerine bırakılan mayınların tampon bölge olarak belirlenen yerlerde olması gerekirken Türk devleti Rojava topraklarına döşedi. Bu nedenle birçok kişi bu mayınlarla katledildi” diye belirtti.

İŞGALCİ TÜRK DEVLETİ TARAFINDAN KATLEDİLENLER

Çoli, Türk devletinin saldırılarının yeni olmadığını, tarih boyunca sınırları ihlal ederek insanları katlettiğini belirterek katledilen tanıdıklarını şu şekilde sıralıyor:

Mello Dıwis: Türk devletinin mermisiyle Mele Ebbas köyünün karşısında öldürüldü.

Cemil Xelef Şemdin: 1958 yılında Kuzey sınırından köyüne dönerken silahla öldürüldü.

İbrahim Hisên: 1957 yılında Tıl Xatûn köyünün karşısında bulunan topraklarında tarımla uğraşırken silahla öldürüldü.

Şikri Kopo: 1973 yılında Tıl Xatûn ile Mele Ebbas köylerindeki Gire Moza Tepesi’nin yanında silahla katledildi.

Xeyredin Şexmus: Kendi topraklarında hayvanlarını otlatırken katledildi.

Esmere Yusif: Küçük yaşlarda Tıl Xatûn köyünde silahla katledildi.

Sıleman Meqso: sınıra yakın yerlerde odun toplarken Türk devletinin döşediği mayınla katledildi.

Aho Sadun: Tıl Xatûn Köyüne yakın bir yerde mayınla katledildi.

Xelil Mirzo: Tıl Xatûn Köyüne yakın olan Gırdem köyünde 1972 de silahla katledildi.

Mıho Hemo: 1950’lerde Kuzey Kürdistan’daki Hacılo ile Kemine köyüne geçerken silahla katledildi.

Çoli, ayrıca onlarca kişinin yaralandığını da söylüyor.

SINIRLARINI KORUMA GEREKÇESİ BİR ‘YALAN’

Türk devletinin “sınırlarımı koruyorum” gerekçesinin büyük bir yalan olduğunu söyleyen Süleyman Çoli,“Türk devleti başta Êzidî  Kürtler olmak üzere Kürtlere dönük defalarca katliamlar gerçekleştirdi. Êzidî Kürtler olarak Türk devleti ve sınırlarını ihlal edip tehdit oluşturmadık. Aksine geçmişten bu yana köyümüzde Süryani ve Müslüman olan komşularımızla barış ve huzur içerisinde yaşamımızı sürdürdük” diyerek kendilerine dönük geliştirilen saldırılara gösterilen gerekçelerin büyük bir yalana dayandığını söylüyor.

İşgalci Türk devleti ve çeteleri tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlayan işgal saldırılarıyla Tıl Xatûn köyünün de saldırılara maruz kaldığı bilgisini veren Çoli, iki gün boyunca Tıl Xatûn köyüne yönelik mermi ve bombardıman saldırılarından dolayı halkın köylerinden çıkıp Tirbespiyê ve çevre köylerinde beklemeye başladığını söyledi.

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin Girê Spî ve Serêkaniyê’ye yönelik saldırı gerçekleştirdiğinde sınıra yakın olan 3 Êzidî köyüne yönelik de bombardıman saldırısı gerçekleştirdiğini söyleyen Çoli, “Uluslararası anlaşmalara göre Türk devletinin saldırılarını durdurması gerekirken günümüze kadar bu saldırılar devam ediyor. Bu nedenle sınıra yakın olan topraklarımızı ekip biçemiyoruz ve hayvanlarımızı otlatamıyoruz” diye belirtti.

ANHA

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı