RÖPORTAJ

​​​​​​​Şervan Derwîş: İtilaf, Türk devletinin çıkarları için çalışıyor

Minbic Askeri Meclisi Sözcüsü Şervan Derwîş, Suriye İtilafı’nın güvenirliğini yitirdiğini ve Suriye halkının çıkarlarını yok ettiğini belirterek, “Onlar çetedir ve Türk devletinin çıkarları doğrultusunda hareket ediyor” dedi.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (İtilaf) Başkanı Nasir El Hariri’nin, Erdoğan’a Minbic’i işgal etme çağrısı büyük tepkileri beraberinde getirdi.

Minbic’in DAİŞ çetelerinden kurtarılmasının ardından gelişen süreci, şehrin stratejik önemini ve başta işgalci Türk devleti olmak üzere burayı kontrol altına almak isteyen tarafların izlediği politikayı Minbic Askeri Meclisi Sözcüsü Şervan Derwîş ile konuştuk.

Röportajın içeriği şu şekilde:

*ABD’nin Minbic’den çekilmesinin ardından neler yaşandı ve Minbic’i şu anda kim koruyor?

Şu anda Minbic’i aktif savunan güç Minbic Askeri Meclisi’dir. Fakat şehri özgürleştirmek için DAİŞ’e karşı yürütülen mücadelede yanımızda olan ABD ve Uluslararası Koalisyon güçlerinin geri çekilmesinin ardından bazı olaylar gelişti. Askeri bir anlaşma oldu ve anlaşmaya göre Şam hükümeti güçleri de cephede güçlerimizin yanında yer alacak. Öte yandan Rusya bir koordine merkezi açtı. Minbic’in kuzey ve kuzeybatı cephesi Türk devleti çetelerinin cepheleriyle yan yanadır. Batı ve güney cephelerinde ise Şam hükümeti güçlerinin cepheleri var. Şu ana kadar burada herhangi bir çatışma yaşanmadı. Minbic özgürleştirildiğinden bu yana Türk devletinin bombardımanına maruz kalıyordu. Fakat son zamanlarda bu saldırılar yoğunlaştı.

*Minbic’in Türk devleti, Rusya ve Şam hükümeti için önemi nedir?

Minbic askerî açıdan oldukça stratejik bir öneme sahiptir. Halep’in kapısı olup aynı zamanda uluslararası yol üzerindedir. Bu faktörleri göz önünde bulundurduğumuzda bölgede çıkarları olan birçok taraf için merkezi savaş cephesi haline dönüştü diyebiliriz. Bütün güçler bölgedeki hegemonyasını ve rolünü sağlamlaştırmak için Minbic’i kontrol altına almak istiyor. Burası aynı zamanda büyük ticaret ve insan deposudur. Bölgede garantör güç olan Rusya buranın Şam hükümetinde kalmasını istiyor. Bu açıdan Rusya’nın samimiyetten uzak bir yaklaşım içerisinde olduğu ortaya çıkmaktadır. Rusya aynı zamanda Türk devletinin ihlallerini ve bombardımanlarını da görmezden geliyor.

*Minbic’e dönük planlanan komplolar nelerdir?

Minbic, DAİŞ çetelerinden özgürleştirmesinden bu yana başta Türk devleti olmak üzere birçok güç tarafından kontrol altın alınmak isteniyor. Bunun için birçok senaryo ve yöntem deneniyor. Hatta ilk saldırı kentin DAİŞ’in çetelerden temizlenmesinden birkaç ay sonra gerçekleşti. Rusya ile yapılan anlaşmanın ardından güçler sınırları koruması için Erîm bölgesine dağıtıldı. Saldırılar bu adımdan sonra kısa bir süre durdu fakat şehre dönük yapılan planlar hiçbir zaman durmadı. Patlamalar, saldırılar ve halklar arasında fitne çıkarılmaya devam edildi.

Minbic’e dönük saldırılar sadece Türk devleti tarafından yapılmadı. Aynı zamanda Şam hükümeti güçleri de şu anda şehri kontrol altına almak için planlar yapıyor. Fakat ne olursa olsun hiç kimse Minbic halkının yurtsever ruhu, askeri gücü ve Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile bağlılığı üzerine pazarlık yapamaz. Çünkü bu güçler şehrin güvenliğini sağlamak ve bölgeyi terörden korumak için yüzlerce şehit verdi.

Uluslararası toplum 10 yıllık savaşın, yıkımın, göçün, yaptırımın ve sınır kapıların kapatılmasına karşı hiçbir zaman sorumluluk almadı ve bölge halkını korumadı. Bu durum krizin derinleşmesine ve bir düğüm haline gelmesine neden oldu. Minbic, Suriye’nin bir parçası olmasına rağmen halen birçok zorluk yaşamakta. Acıların boyutu elbette değişir fakat bütün halka etki eder. Şu anda Şam hükümeti güçleri ve işgalci Türk devletinin kontrolü altında olan bölgelerde yaşanan durum içler acısı. Bunun için ne Şam hükümeti ne de başka bir güç bu konuyu kullanamaz. Şehrin güvenliğinin bir grup ajan ve çeteler aracılığıyla yok edilmeye çalışılması halkın sağduyusu ve sorumluluğu ile boşa çıkarıldı.

*İtilaf’ın Türk devletine Minbic’i işgal etme çağrılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İtilaf halk arasındaki güvenirliğini tamamen kaybetti. Suriye halkının çıkarlarını yok eden bir ajan yapısına dönüştü. Onlar çetedir ve Türk devletinin çıkarları doğrultusunda hareket ediyorlar. Ve bunu para karşılığına yapıyor. Bu gerçekliği herkes biliyor. Bu bağlamda bir etkilerinin olacağına inanmıyorum. Bütün Suriye halkı onları reddediyor. Ülkesini işgal etmesi için başka bir devlete çağrı yapanlar şereften yoksundur. Bunlar siyasi açıdan da ajan ve çete olarak tanımlanır.

*Minbic Askeri Meclisi ve Sivil Yönetimi’nin son zamanlarda gelişen olaylara yaklaşımı nasıl?

Minbic halkının ve yönetiminin onurlu bir yaşamın bütün ihtiyaçlarına ulaşması için çalışmalar yürütmek temel bir görevdir. 5 yıl boyunca birçok alanda büyük gelişmeler kaydedildi. Fakat Suriye’deki mevcut durumun Minbic’i de etkilediğini unutmamak gerekir. Yönetimin ilerlemeler kaydedebileceği birçok alan var ama pahalılık, ambargo ve Sezar Yasası yaptırımları gibi durumlar yönetimin çalışmalarını olumsuz açıdan etkiliyor.

İlk günden itibaren Minbic’teki birçok kesim ve aşiretle tartışmalar yürütüldü. Minbic halkının sorumluluk bilinci ve Sivil Yönetim’in sağduyulu olması şehrin güvenliğini yok etmek isteyen tarafların planlarını boşa çıkardı. Eskiden olduğu gibi şu anda da bütün planlar boşa çıkarılacak. Bütün Minbic halkının çıkarına hizmet edecek uygun çözüm yolları için çalışmalar yürütülüyor. Askeri Meclis olarak görevimiz elbette Minbic’i ve halkını güvenliğini sağlamaktır. Yönetimin görevi ise halka onurlu bir yaşam sağlamak ve gerekli hizmetleri yapmaktır. Suriye’deki kriz kalıcı bir çözüme ulaşıncaya kadar birlikte çalışmak ve kazanımları korumak herkesin görevidir. Bu gemiyi korumak hepimizin görevidir.

ANHA

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu