Video

​​​​​​​Nuri Mehmud: Türkiye’deki barış ve istikrar bizim için önemli

Türk devletinin, YPG’nin kendilerine saldırdığı iddialarına tepki gösteren Nuri Mehmud, Türkiye’de sağlanacak barış ve istikrarın kendileri için daha da önemli olduğunu belirterek, “Diktatör sistemle iletişim kuramıyoruz. Demokratik bir sistemle insani ilişki kurabiliriz” ifadelerini kullandı.

YPG Sözcüsü Nuri Mehmud ANHA özel programına konuk oldu. Programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nuri Mehmud, “Bölgeye yönelik saldırılar askeri güçlere değil topluma dayalıdır, askeri güçlerimize karşı hiçbir şey yapamıyorlar” dedi.

Türkiye’de istikrar ve barışın sağlanmasının kendileri için önemli olduğunu ifade eden, Nuri Mehmud, “Türkiye ile insani ilişkiler geliştirebilmek için orada çok demokratik bir sistemin olmasını istiyoruz. Rojava devriminin başında DAİŞ’in insanlığa tehdit oluşturduğunu söylüyorduk. Şimdi ise Erdoğan’ın sadece Kuzey ve Doğu Suriye halkına değil, tüm dünyaya tehdit olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

Nuri Mehmud, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Erdoğan’a hediye ettiği Osmanlı haritasına atıfta bulunarak, “Amaçları işgal haritasını genişletmek” dedi.

‘ARTIK SİYASET YÜRÜTEMİYORLAR’

Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına dikkat çeken Nuri Mehmud, “Türk devleti saldırılarla savaşına bahane bulmaya çalışıyor” diye belirtti.

Faşist AKP-MHP iktidarının kendisini bölgeye ve dünyaya empoze etmeye çalıştığını sözlerine ekleyen Nuri Mehmud, “Artık siyaset yapamıyorlar. Savaştan başka seçenek göremiyorlar. Savaş çıkararak olağanüstü koşullara geçmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

‘GÜÇLERİMİZE DEĞİL HALKIMIZA SALDIRIYORLAR’

Nuri Mehmud  Türk devletinin saldırılarının askeri güçlere yönelik olmadığının altını çizerek, “Askeri güçlere karşı hiçbir şey yapamaz. Hedef doğrudan halklardır. Çocukları, kadınları, gençleri katlediyorlar. Türk devletinin bu tehlikesini uluslararası toplum görmeli” uyarısında bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanın, DAİŞ bilinciyle Türkiye’yi yönetmek ve bu küresel zaafı kendi siyasetinin hizmetine sunmak istediğini belirten Nuri Mehmud, “Aynı zamanda NATO’daki Türk devleti NATO’nun stratejisini de etkiliyor. NATO kendisini en modern ordu olarak görüyor ama Türk devletinin saldırıları NATO’yu çökertti” belirlemesinde bulundu.

Nuri Mehmud, dünya hükümetlerinin Türk devletinin saldırılarına tepkisine ilişkin olarak, zayıf olduklarını ve marjinal bir politika izlediklerini söyledi. Çoğu hükümetin duruşunu eleştiren Nuri Mehmud, “Hükümetler kendi geçici çıkarlarını esas alarak politika belirliyor” diye ekledi.

‘ERDOĞAN DÜNYA İÇİN TEHDİTTİR’

Nuri Mehmud, bölgedeki anlaşmanın ihlaline ve Erdoğan’ın tehlikesine işaret ederek, “Anlaşma sağlanmasına ve bölgede gözlemciler olmasına rağmen Erdoğan anlaşmayı esas almıyor. Sözde garantör güçler güvenliklerini ve ekonomilerini korumak için Erdoğan’ın gücünü kullanıyorlar. Erdoğan stratejik coğrafyayı dünyaya karşı acımasızca kullanıyor. Bu konuyu biraz daha ciddiye alan dünya hükümetlerinin eylemsizliklerini artık gözden geçirmelidir. Erdoğan sadece bizim halkımız için değil tüm dünya için bir tehdittir” ifadelerine yer verdi.

‘TÜRKİYE İÇİNDEKİ İSTİKRAR BİZİM İÇİN DE ÖNEMLİ’

Türk devletinin sınır güvenliği açıklamalarına cevaben Nuri Mehmud, “Türkiye içinde istikrarın olması bizim için de önemli” dedi.

Nuri Mehmud, kendilerinin de Türkiye’de demokratik bir sistemin olmasını istediklerine vurgu yaparak şunları söyledi: “Demokratik bir sistemle insani ilişki kurabiliriz. Ama bu diktatörlük Türk devletinin ve halkının imkanlarını kullanarak topraklarımızı işgal ediyor. Buna karşı da mutlaka bir direniş olacaktır. Aslında Türkiye ile olan sınırımız Türkiye’nin en güvenli sınırlarıdır. Özerk bölgeleri hedeflemek demokrasinin hedef alınmasıdır. Özerk Yönetim, Osmanlı rüyasına büyük bir darbedir.”

TÜRKİYE’NİN SINIRLARINI GENİŞLETME ARZUSU

Türk devletinin DAİŞ saldırılarıyla işgal alanını genişletmek istediğini söyleyen Nuri Mehmud, “Türk devleti DAİŞ’in bir kısmını Avrupa, Amerika ve Asya’dan ithal ediyor. Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarda ortaya çıkan durum çetelerin birçok şirket aracılığıyla getirildiğini gösterdi. Türk devletinin kullandığı SİHA’lar temelde NATO’nun dünya teknolojisi ürünleridir. Bu tür saldırılarla toplumu korkutmak istiyorlar. Ayrıca işgal haritasını genişletme hedefleri de var. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha önce Erdoğan’a Osmanlı’nın bir haritasını hediye etmişti. Amaç budur.”

‘YALAN SÖYLÜYORLAR’

Türk devletinin son dönemde YPG’nin Ezaz ve Ceylanpınar’a saldırdığı yönündeki iddialarını yalanlayan Nuri Mehmud, “Biz bu iddiaları hep delillerle çürüttük. Bu iddia da tamamen yalandır. Türk devleti Suriye’deki topraklarımızı terk etmeli, çocuklara, kadınlara ve topluma saldırmaktan vazgeçmeli. Askeri cephede bir sonuç elde edemeyince halkımıza saldırıyor” şeklinde konuştu.

‘ERDOĞAN’A GÖRE DEMOKRASİ FİKRİ TERÖRDÜR’

İşgalciler, Kobanê’ye yönelik saldırılarla “12 terörist öldürüldü” şeklinde açıklamalarda bulundu. Ancak paylaşılan görüntülerde katledilenlerin yurttaş olduğu, bizzat yurttaşlarının evlerinin hedef alındığı açıktı. Söz konusu saldırıda bir sivil hayatını kaybederken 12 kişi de yaralanmıştı.

Nuri Mehmud değerlendirmesine şöyle devam etti: “Erdoğan’a göre Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti terör örgütüdür. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu da CHP’yi de İYİ Parti’yi de terör örgütü olmakla suçladı. Erdoğan’a göre, şu anda Türkiye’de teröristler ve Erdoğan yanlısı gruplar var. Demokrasi fikri terördür. 2 yaşındaki çocuk nasıl terörist olur. Kendi topraklarında çalışan bir vatandaş nasıl terörist olabilir” sorularını sordu.

‘GELECEK NESİLLERE BÜYÜK BAŞARILAR BIRAKMALIYIZ’

Son olarak saldırılara karşı halktan beklentilerini dile getiren Nuri Mehmud, “Devrim süreci devam ediyor. Bölge halkı da demokraside ısrar ediyor ve devrimi savunuyor. Elbette YPG, QSD, YPJ gibi güçlerimiz, halkın çocuğu olduğu inancıyla hareket edecektir. Devrim başarılı olduğunda bu savaş duracaktır. Kuzey ve Doğu Suriye’deki her yurttaş Devrimci Halk Savaşı’nda yer almalıdır. Bugün çocuklara ve yeni nesillere büyük başarılar bırakmamız gereken tarihi bir aşamadayız. Kazanımlarımızı bugün korumazsak, asla onurlu bir şekilde yaşayamayız” diyerek sözlerini tamamladı.

Türkiye asılsız iddialarla neyi hedefliyor?

Foza Yusif, Türkiye’nin QSD’nin kendilerine saldırdığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyerek, Türkiye’nin amacının, bölgede işledikleri suçları örtbas etmek ve yeni saldırılara zemin hazırlamak olduğunu ifade etti.

İşgalci Türk devleti, YPG ve QSD’nin sınırlarına saldırdığı yönünde asılsız iddiaları gündemde tutmaya çalışırken YPG ve QSD, Türk devletinin asılsız iddialarına halkın inanmaması yönünde sık sık açıklama yapıyor.

PYD Eş Başkanlık Komitesi Üyesi Foza Yusif, ANHA’ya konuşarak, iddiaların planlı bir şekilde ortaya atıldığını söyledi.

Foza Yusif, Türk devletinin bu iddiaları yaymaktaki asıl amacının, işgal altındaki topraklarda ve Kuzey-Doğu Suriye’nin diğer bölgelerinde halka karşı işlenen suçları örtbas etmek olduğunu belirterek, “Bölgede yaptığı kirli suçlarının üstünü örtmek için, kendini savunduğunu iddia ediyor. Bu şekilde özel savaş yürütüyor. Ama gerçekte Türk devleti Kuzey ve Doğu Suriye halkına yönelik soykırım uyguluyor” dedi.

Türk devletinin savaştan ve yaydığı asılsız iddiaların ikinci hedefinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik yeni saldırılara hazırlanmak olduğunu ifade eden Foza Yusif, Türkiye’nin bu asılsız iddialarla saldırıya yeni bir zemin hazırladığı uyarısında bulundu.

ÖZELLİKLE KADIN VE ÇOCUKLAR HEDEF ALINDI

Foza Yusif, işgalci Türk devletinin çocuklar da dahil olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye’nin tüm bölgelerini hedef aldığını, Yûsif Gulo, torunları ve son olarak Kobanê ve Zirgan’a yönelik saldırıların sonucunda özellikle çocuk ve kadınların hedef alındığını belirtti.

TÜRKİYE KAMUOYUNU ETKİLEMEK İÇİN ASILSIZ İDDİALARI YAYIYOR

Türk devletinin bu iddialarla üçüncü amacının dünya kamuoyunu etkilemek olduğuna dikkat çeken Foza Yusif, “Türk devleti bölgede saldırılar düzenlemeye veya yeni bir cephe açmaya çalıştı. Çünkü içte yaşadığı krizleri bu şekilde Türkiye kamuoyundan saklayıp, kamuoyunu olup bitenlerden uzaklaştırabilecekti. Fakat uluslararası alanda bu durum biraz farklıydı ve Türkiye’nin çıkarlarıyla uyuşmuyordu. Uluslararası devletleri bu duruma ikna edemedi. Türk devleti istihbaratının da bu şekilde asılsız iddialar yaymaya başladığını” söyledi.

BU HALKIN KENDİNİ SAVUNMA HAKKI VAR

Türk devletinin suç ve saldırılarına karşı uluslararası ve bölgesel sessizliğe dikkat çeken Foza Yusif, bu sessizliğin Türkiye’nin bu suçları işlemesinin önünü açan anlaşmaların sonucu olduğunu belirtti.

PYD Eş Başkanlık Komitesi Üyesi Foza Yusif, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye halkına karşı işlediği suçlardan Rusya, Uluslararası Koalisyon ve bölgedeki tüm güçlerin sorumlu olduğunu belirterek, “Bölgede Özerk Yönetim’de yer alan yaklaşık 5 milyon insan var. Bu insanlar kendi topraklarında yaşıyor ve kimseye zararı yok. Bu yüzden hava sahasının Türkiye’ye kapatılması gerekiyor” dedi.

Foza Yusif konuşmasının sonunda, “Halkımıza yapılan saldırıların karşısında bölge halkları ve askeri güçlerimiz sessiz kalmayacaktır. Bu halkın kendini savunma hakkı var” ifadelerine yer verdi.

 

ANHA

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu