Hasan Bildirici

Libya ve Rojava’da yenilecekler

CNN dün “Erdoğan Trump’ı iflasa sürükledi” analizini yapmadan yıllar önce bu sözü ben söylemiştim. Erdoğan ve Trump kişiliği birbirine çok benziyor. Yalnız arada bir fark var. Trump’ın yıkıntılarından Amerika tek seçimle kurtulur; Erdoğan’ın yarattığı yıkıntılardan Türkiye zor kurtulur. Türkiye’nin kendisini yönetim ve lider yıkıntılarından tez elden kurtarma kapasitesi yok. Cılız gövdenin üzerine oturtulmuş içi sahteliklerle dolu kocaman bir devlet kafası… O kafanın içinde her türlü hile, dolap ve pislik var. Kafanın içi kanalizasyon gibi akıyor. Kurum ve kuruluşlarıyla Türk devlet kafasından söz ediyorum. Buna bir de Siyasal İslam’ın terörizmi, entrikası, yalan ve dolanı yüklendi. Her organı iflasa sürüklenmeye aday Türkiye vücudu bir kanalizsyon gibi pis akan bu kocaman kafanın ağırlığı altında ölümcül kıvranıyor.

Akdeniz’de Fransa gemilerini, Ege’de Yunan gemilerini, Suriye’de Amerikan askerlerini, Libya’da Rusları taciz edip, çocuk yaşta ne kadar cihatçı varsa bunları yaşları büyültülmüş yeni kimliklerle Suriye ve Libya’ya ihraç eden, bölgede ve Orta Doğu’da ne kadar ipe sapa gelmez hareket varsa ona sahiplik yapan Türk çete devletinin serseri davranışlarına mantıklı içerikler yedirmeye çalışanlar var.

Bunlara çok gülüyorum.

Günlük yaşamda dini reddedip, onu yanlış bulanların; siyasetin dindeki versiyonlarına çağdaş anlamlar ve yorumlar bulmaya çalışanlara da gülüyorum.

Mısır’da, kafes içinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden devrik başkan Mursi ne ise Recep Erdoğan odur. Bir hırsız ve dolandırıcı karakterine sahip Erdoğan’ın Mursi’den farkı şudur: Vakti zamanında Avrupa ve Amerikan pazarında kendisine yasal bir mülk bulmuştu erdoğan. Şimdi onu kullanıyor.

Avrupa ve Amerika’nın ülkeler bürokrasisi hantaldır. Ağır işler. Acele etmezler. Radikal ve terörist İslamcıların fay hattını Erdoğan aracılığıyla patlatan Avrupa ve Amerika Erdoğan’ın cenezesini yerden kaldırmada niye acele etsinler?

Vakti zamanda bir köy, bu köyü her fırsatta yağmalayıp taş köprü altında yaşamını sürdüren serseri bir zorba varmış. Kimse bu zorbayla başa çıkamıyormuş. Erkeklerin zorbayı durdurmada çaresiz kaldığı köylüler, köyün güzel ve akıllı kadınına sığınmışlar sonunda. Kadın, taş köprünün ucuna gelmiş. Eteğini kaldımış ve apışarasından bir kıl çekip iki parmağı arasında düzeltmeye başlamış. Ne zamadır bir kadınla olmamış köprü altındaki zorba yukarıya doğru ağzı sulanarak seslenmiş ve kadına ne yaptığını sormuş.

“Elimdeki kılı düzeltmeye çalışıyorum,” demiş kadın.

Her fırsatta köyü dümdüz eden zorba:

“O da iş mi, bana getir ben düzelteyim,” demiş.

Kadın aşağı inmiş, iki parmağı arasındaki kıvırcık kılı zorbanın kütük gibi iki parmağı arasına bırakmış ve gitmiş.

Aradan bir yıl geçmiş, köyde hiç bir zorbalık olmamış, zorbayı gören de olmamış. Kadın, bir gidip bakayım, zorbadan niye ses seda çıkmıyor demiş. Köprünün ucuna gelmiş. Bakmış adam hala iki parmağı arasındaki kılı düzeltmeye çalışıyor:

“Ne yapıyorsun?” diye aşağı doğru seslenmiş.

İki parmağını havaya kaldıran adam:

“Görmüyor musun, verdiğin kılı düzeltiyorum,” demiş.

Köprünün taş duvarlarını çınlatan neşeli bir kahkaha atmış kadın ve eteğini kaldırmış:

“Sen hele elindekini düzelt, ondan bende çok var,” demiş.

Türk yönetimine ve onun toplumuna çok uyuyor bu hikaye.

Kıl bir devlet ve kıl bir toplum.

Bu devlet ve onun toplumu ne ile uğraşıyor sahi?

Yamuk Türk düzeninin yamukluklarından beslenen yamuk aydınlar ve yamuk yorumcular Türk devletinin kıl düzeltme ve düzelttirme işine mantığı yüksek anlamlar yüklemeye çalışıyorlar, ama boş. Bir devletin asgari bir adaleti, hukuku, insanlığı, çağdaşlığı yoksa o devletin yaptığı ve yapacağı çevre düzenlemesinin bir geleceği olabilir mi?

Kıbrıs ve Hatay örneklemeleriyle Kürt toplumuna Afrin travması yaşatanlara çok net bir şey söyleyeyim. Türk devletinin Afrin ve Rojava’nın diğer alanlarındaki varlığının süresi iktidardaki Türk siyasal İslam’ının ömrü kadardır. Türkiye’de Siyasal İslam yenilgi muamelesi gördüğü gün, aynı Siyasal İslam’ın Afrin ve Libya yenilgisi de gerçeklemiş olacaktır. Çünkü Türk devleti buralarda İslamcı teröristlerin desteğiyle durabilmektedir. Aynı şey Libya için de geçerlidir.

Güç poltikasının adalet, özgürlük ve hukukla yakın bağı vardır. Sadece askeri güce dayanarak hiç bir güç hiç bir yerde tutunamaz. İşgal edilen veya operasyon çekilen alanlara eskisinden daha yaşanabilir bir düzen getiremezseniz, yenilirsiniz.

Hitler bütün alanlarda bu nedenle yenildi. Musolini, Franko bu nedenle lanetle göçtüler. Osmanlı bu nedenle yıkıldı. Sovyetlerin çökmesi de bu nedenleydi. Yenilik getirmeyenler çöker.

Türk yönetimi, IŞİD ve Suriye artığı İslamcı teröristlerle mi Rojava ve Libya’daki alanları uzun süre elinde tutacak?

Erdoğan’ın basit bir yenilgisi bile terörist camianın bütün alanlardaki ipini çeker. Fransa lideri Macron: Erdoğan’ın cezai suçlar işlediğini söylüyor. Bu fikir sadece Fransa’ya ait değil. Mısır dahil Arap ülkelerinin neredeyse tümü Erdoğan ve çetesinin terörstleri desteklediğini biliyor ve söylüyor.

İşin aslı şu. Bir yalan dolan ve cinayet makinesi olan Türk İslam faşizminin ipi çekilecek. Onların Türkiye ve çevresine kötülükten başka verebilecekleri bir şey yok.

Daha Fazla Göster

2 yorum

  1. Rojeva Kurdistan yonetimi.
    Kurdistan bayragini yenilen sitede yok.
    Lùtfen unutmayiniz
    Selamla

  2. Rojeva Kurdistan emekcileri iyi bir deyi§im olmu§.
    §ehri A-Med merkezli hava durumu ise bir Kùrdistani tebesùm.
    Dilerim yeni simalarda olur.
    Ara§tirmaci ve Kùrd tarihcilerini gormek çok iyi olur.
    Lùtfen Kùrdi yazanlari davet ediniz.
    Selamla.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı