Çarşamba, Nisan 16, 2014
   
Text Size

Rojev'den

Kaç Newroz bekleyeceğiz-Akın Olgun

"Bu kadar şaibeye bulaşmış, hakkında bu kadar iddia bulunan bir Başbakanla neyi konuşacağız? Demokrasiyi, barışı inşa etme meselesini nasıl konuşacağız?" diye sormuştu Selahattin Demirtaş. Doğru olanı soruyordu Sayın Demirtaş. Barış sürecinin inşasına gönül vermiş, kenarında, içinde yer almış geniş bir kesimin aklındaki soruları dile getirmişti. Cevaplanması gereken soruları daha da çoğaltmak mümkün. Peki, bu soruların bir cevabı var mı? Muhatap bu soruları duyuyor mu, nasıl cevaplar veriyor? A ...
 

Seçim Sonuçları Ve Halkın Çalınan İradesi - Murat IŞIK

Yerel seçimler adeta iktidar kliklerinin, çatışma ve kutuplaşma zeminine dönüştü. Ancak bunca kirliliğe rağmen 30 Mart sonrası ortaya çıkan tabloya bakıldığında; AKP'nin eski gücünü koruduğu ortaya çıktı. Burjuva demokrasisi açısından, her ne kadar seçimler sandıkta güven tazelemek gibi anlaşılsa da, sandıktan çıkan sonucun bu kirliliği örtmeyeceği açıktır. Çünkü vicdanlarda henüz aklanmayan AKP için, oy oranını koruyor olsa da, yaşadığı 'kriz' ve 'meşruiyet' sorununa deva olmayacaktır. Bu k ...
   

Beşikçi: Kürtler milliyetçi olmalıdır

Türkiye'de uzun yıllardır Kürt sorunu üzerine araştırmalar yapan ve çalışmaları nedeniyle hayatının önemli bir bölümünü hapishanede geçiren yazar, sosyolog İsmail Beşikçi, BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlarken, Kürt sorununu, toprak ve devlet sorunu olarak niteledi. Beşikçi, Kürtlerin Türkiye'yi demokratikleştirmek gibi bir çaba içinde olmaması gerektiğini de vurguladı. İngiliz Parlamentosu ve Orta Doğu ve Afrika Çalışmaları konusunda saygın üniversitelerden SOAS'ta konferanslar vermek üzere g ...
   

Seymour Hersh sözünün arkasında: Suriye'deki kimyasal katliamı Türkiye yaptı!

Pulitzer ödüllü ABD'li gazeteci Seymour Hersh, "The Red Line and The Rat Line" (Kırmızı Hat ve Gizli Hat) adlı makalesinde yer verdiği, geçen yıl Ağustos ayında Suriye'de düzenlenen kimyasal saldırının arkasında Türkiye hükümetinin olduğu bilgisinin arkasında duruyor. Seymour Hersh 'sarin gazı' haberinin arkasında LRB'de (London Review of Books) yayımlanan haberdeki iddialara göre Türkiye 'nin amacı, kimyasal silah kullanımını 'kırmızı çizgisi' olarak belirleyen ABD 'yi, "S ...
   

Seçimler ve hile - Tahir Canan

Seçimler bitti. Takke düştü kel göründü. Halkın yüzde 55'i ters yüz oldu. Hükümet yolsuzluğunu yerel seçimlerde halk oyu ile onattı. Biz millet olarak kazıklanmayı çok sevmişiz. Bu durumda millet olarak bizi kazıklayanlara herhalde şükran borcumuz var. Adamlar ne güzel kazıklıyorlar diyerek oyumuzu götürüp onlara veriyoruz! Görüldüğü gibi hükümete ses çıkarma hakkımızda yüzde kırk beşin oyuyla elimizden alınmış! Herhalde her millet layık olduğu biçimde yönetilmekte!!! Ne dersiniz? Doğrusu ben şa ...
   

Dersim Katliamında M.Kemal’in Rolü ve Seçimler Üzerine - Mustafa Elveren

M.Kemal'in Dersim'de yaptığı katliamı hiç kimse inkâr edemez. Fakat resmi ideoloji savunucularıyla birlikte bazı dostlarımız, arkadaşlarımız ve bir kısım Dersimliler; katliam tarihinde M. Kemal'in hasta yatağında olduğu için emir vermediğini, ne yazık ki bize yutturmaya çalışıyorlar. Hâlbuki Mustafa Kemal de her diktatör gibi hatalar yapmıştır. Çünkü o dönemler Dünya'da birçok ülke diktatörler tarafından yönetiliyordu. Avrupa da dâhil. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun Dersim katliamıyla ilgili ola ...
   

İnlere Işıksız İnilir mi? - Ziyaeddîn EMBARÎ

Bir dostum sordu: Üç aydır neden yazmadın ve sustun? Ben de ona cevaben dedim ki; sözün anlam ifade etmediği, yazının müsvedde olarak tanımlandığı, liderlerin put gibi kutsandığı, toplulukların sürü gibi algılandığı, kısacası at izinin it izine karıştığı bir dönemde; konuşmanın adı saçmalamak, yazmanın adı ise kışkırtmak olur. Bu tür dönemlerde ne yaparsan yap "sözde" sıfatından kurtuluşun olamaz. Sözde yazar, sözde adam, sözde müslüman, sözde solcu vs. tabiî ki bu dönemde herkes aynı zamanda ...
   

Bir hukuk garabetinin itirafı ve bir anı - Ömer ÖZMEN

Ahmet Hakan ın proğramında Fetullah Gülen cemaatini kasteden AKP milletvekili Mehmet Metiner; "Yakında deliller oluşturularak mahkemeye sevkedilecekler" diyordu. Demek ki bu hukuk sisteminde, suçlanan kişi ile ilgili deliller toplanmaz. Oluşturulur . Önce kurban seçilir. Ondan sonra hakkında deliller yaratılır. Böylece muhalefet etme durumu kısa yoldan engellenir. Bu delil oluşturma yöntemi; darbe dönemlerinde, işkence ile sağlanırdı. Şimdi ise, iletişim teknolojisinin imkanları kullanılarak ...
   

Sayfa 1 / 51